“Camera” ile Charli XCX yalnızca yeni bir müzik videosu yayınlamıyor; sinemayla ilişkisinde yeni bir dönem başlatıyor.
Pop yıldızları her zaman sinemayle flört etti. Madonna, İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nden ilham aldı. Beyoncé, görsel albüm kavramını yeniden tanımladı. Lady Gaga ise müzik videolarını performans sanatına dönüştürdü. Ancak Charli XCX’in yeni şarkısı “Camera” için hazırlanan klip, bunlardan biraz daha farklı hissettiriyor. Çünkü bu klip yalnızca sinemaya göndermeler yapmıyor; sinemanın dilinde ilerliyor.
Yönetmen Aidan Zamiri imzalı klipte Charli XCX, bu kez alıştığımız gibi kameranın önündeki yıldız değil; bir film setini yöneten yönetmen rolünde karşımıza çıkıyor. Fransız oyuncu Vincent Cassel, şiddetli bir trafik kazasının ardından gelişen gizemli bir hikâyenin merkezinde yer alırken, Charli set boyunca sessiz ama belirgin bir otoriteyle dolaşıyor. Gözlemliyor, yönlendiriyor ve hikayeyi kuruyor.


Bu küçük gibi görünen tercih aslında büyük bir dönüşümün işareti. Yıllardır Charli XCX’in sanatsal kimliği kontrollü kaos üzerine kuruluydu. Özellikle Brat döneminde düzensizlik, spontane tavırlar ve internet çağının umursamaz özgüveni estetik bir dile dönüşmüştü. Camera ise tüm bu enerjiyi yavaşlatıyor. Video daha sakin, daha düşünceli ve neredeyse meditatif bir atmosfer yaratırken, her karenin titizlikle kurgulandığı bir filmin içine giriyormuş hissi uyandırıyor.



Camera, izleyiciyi Charli’yi seyretmeye davet etmek yerine, izleme eyleminin kendisini sorgulamaya yönlendiriyor. Görüntüyü kim kontrol ediyor? Hikayeyi kim anlatıyor? Performans nerede bitiyor, gerçeklik nerede başlıyor? Bunlar bir pop videosunun değil, sinemanın sorduğu sorular.


Hızlı kurguya ya da sosyal medyada kolayca tüketilebilecek gösterişli anlara yaslanmak yerine Zamiri, uzun planları, güçlü kompozisyonları ve çağdaş sanat sinemasını hatırlatan kadrajları tercih ediyor. Devrilmiş otomobil ve Vincent Cassel’in yorgun bedeni, izleyiciye sanki çoktan başlamış bir filmin ortasına düşmüş hissi bırakıyor.


Pek çok müzik videosu belirsizlikten kaçınırken, burada her şey yoruma açık.
Bu yaklaşımın tesadüf olmadığı da açık. Charli’nin yeni albümünün adı Music, Fashion, Film. Bu isim, müzik, moda ve sinemanın artık birbirinden ayrı alanlar değil; aynı yaratıcı dünyanın parçaları olduğunu ilan ediyor. Albümün tanıtım sürecinde de Charli, moda dünyasıyla kurduğu ilişkileri, sinemaya olan ilgisini ve görsel anlatıyı müziğinin ayrılmaz bir parçası hâline getirerek bu fikri sürekli besledi.
Camera, bu anlayışın şimdiye kadarki en güçlü ifadesi gibi görünüyor.