Birkaç yıl önce kırmızı halıda selfie çekmeyi yasaklamış olsa da şimdi Cannes Film Festivali; kültürel etkinliği dijital platformun dünya çapındaki bir milyar kullanıcısıyla buluşturmayı vadederek yeni bir ortaklık peşinde. 

Sinefilleri bir araya getirerek, en prestijli yönetmenlerin ve oyuncuların filminin ön gösterimi için bir nevi randevu veren Cannes Film Festivali’nin; kullanıcı kitlesi çoğunlukla küçük yaştan oluşan platformla olan resmi iş birliği çok konuşuluyor. Her ne kadar filmlere evde rahatlıkla  ulaşabilme imkanı pratikte tercih edilebilir gibi görünse de, ortak zevklerin paylaşıldığı insanlarla birlikte bulunulan, ayni havanın teneffüs edildiği ortamlarda sinema bir başka güzel. Fransız Rivierası’ndaki saygın festivalin tercihini TikTok’tan yana kullanmasıyla amaç daha genç bir kesimi bünyesine çekerek globalde daha çok konuşulma ihtimalini değerlendiren festivalin tercihinden şunu çıkarmak mümkün: Cannes’ın TikTok’a daha çok ihtiyacı var. Dijital çağda ayakta kalabilmek için diğer ödül törenlerinden daha izole olan Cannes bile sosyal medya platformlarını kovalıyor. Cannes ve TikTok’un ittifakı olası görünmeyebilir, ancak her ikisi de yaratıcıları desteklemeye ve ortaya çıkan yeteneklere uluslararası bir ışık tutmaya çalıştığı için mantıklı görünüyor. Yine de daha genç bir izleyiciyi Cannes’ı keşfetmeye teşvik etmek kötü bir şey değil. Cannes’ın erişilemeyen sanat filmlerinin egemen olduğu özel bir festival olarak algılanmasına rağmen, Shrek’in 2001’de birincilik için yarışmasından Hızlı ve Öfkeli 10 gösterimine ve Top Gun Maverick’in galasına kadar ana akım filmler de programda yer aldı.

TikTok; kullanıcılarına sahne arkasından, göz alıcı kırmızı halıdan ve röportajlardan özel içerik sağlayacak. Kendisini en iyi eğlence destinasyonu ve içerik yaratıcısı olarak konumlandırmayı hedefleyen iş birliği, 30 saniye ile 3 dakika arasında değişen kısa filmlerden oluşan küresel bir yarışma olan #TikTokShortFilm’i başlatıyor. Yarışmanın kazananlarına ise Cannes direktörü Thierry Fremaux’nun da katılacağı bir etkinlikte üç ödül verilecek. 

Ödül törenlerinin sosyal medyayı kullanması yeni bir olay değil. Nitekim Oscar’da da Twitter’la olan gayriresmi bir iş birliği görüyoruz. Peki bu, umutsuzca ilgi çekmeye çalışan bir çırpınış mı yoksa geleceğin pazarlama stratejisi mi? Ne olursa olsun eğlence endüstrisinin mihenk taşlarını oluşturan kurumların genç izleyiciyle interaktif bir şekilde bağ kurması kayda değer. Söz konusu iş birliğinin Cannes Film Festivalinin prestijine ket vurmayacağını söylemek mümkün ama durumu benimsemek zor. Belki de olayın tekrar tekrar sorgulanmasının sebebi Cannes’ın elit tarafıyla diğer törenden kolayca sıyrılması.