Fransız fotoğrafçı Hugo Comte, Testament sergisiyle bizleri rüyanın içinde gibi hissettiriyor. İnanç sorusuna odaklanan sergide, antik çağlardan popülere kültüre kadar sembolik referanslara tanıklık ediyoruz.  

Galerie Hussenot ve La Cité işbirliğiyle sanatçının ilk solo sergisine şahitlik etsek de kendisi aynı Testament’da olduğu gibi bir hayalin içindeymişcesine hissettiren, nesnelerin mekan ve zamandan bağımsız olduğu karelerle tanınıyor. 15 fotoğraftan oluşan seri için tasarımcı ve Dazed dergisinin genel yayın yönetmeni Ibrahim Kamara’yla çalışıldı. Comte ve Kamara, popüler kültür sembollerini ve mitolojiyi yorumlayarak bir nevi alternatif bir tarih yazdılar. İsa’nın alt edilmesini, ardından bir Siyahi kadın olan İsa’nın görüntüsünü, beyaz bir punk polisinin bir Siyah punk’ı ve bir kabile mensubunu tutukladığını içeren bu sinematik eser dizisinde, Testament bizden inancımızı sorgulamamızı istiyor. Nitekim Comte ve Kamara’ya göre eğer İsa siyahi bir kadın olarak ele alınsaydı, dünyayı ele alma şeklimiz değişebilirdi. Ibrahim Kamara’ya göre İsa’nın beyaz olarak resmedilmesi kapitalizmi ve siyahilere olan baskıyı da temsil ediyor. “Tüm bir evreni ve düşünme biçimini hayal gücüyle, iletişimle ve dünyayı görme biçiminizle değiştirebilirsiniz.” diyen Kamara, sergiyi bir filme benzetiyor. 

3 Şubat 2022’de başlayan sergi için Paris’te olamayanlar üzülmesin çünkü fiziksel serginin yanı sıra Comte, önümüzdeki birkaç hafta içinde sanal bir galeride yer almayı planlıyor. Ethereum üzerine kurulu bir platform olan ve P00ls tarafından desteklenen dijital bir token olan $Nikita’yı piyasaya süreceğini de duyurdu. Böylece $Nikita jetonlarına sahip olanlar özel içeriklere, ödüllere ve Hugo Comte ile etkileşime girebilecek özel bir Discord sunucusunun erişimine sahip olacak. Hugo Comte’un sosyal para birimi olarak tanımlayabileceğimiz tokenlar, genç sanatçının beklendiği üzere dijital dünyaya ayak uydurabildiğini gösteriyor. 

Testament, radikal görüntülerle dünyanın ve düşünme tarzımızın nasıl değişebileceğini gözler önüne seriyor. Uzun süredir dışlanan kimliklerle potansiyel bir anlatıyı sergileyen Testament evrensel bir dile sahip yeni bir düzen ortaya koyuyor.