Jem’in müziği bize içsel bir bakışın kapılarını aralarken, günümüzün Batı esintili çağdaş müziği ile Orta Doğu’nun mistik atmosferini harmanlıyor. “İnsanları bireysellikten uzaklaştırıp bir bütünün parçası olduklarını hissettirmek” Jem’in yaratmak istediği başlıca deneyim olurken bu röportajda da kendisini ve müziğini daha yakından tanıma fırsatı yakalıyoruz. 

Müzikle ilk olarak bağ kurmanı ne sağladı?

Çocukken kafamda yarattığım küçük dünyalarda hep mutluydum ve çoğunlukla tek başımaydım. Kendimi ifade etme dürtüsü küçüklüğümden beri vardı; önce şiir yazmaya başladım, ardından resim ve nihayet müzik. Şarkı söyleyip yazabildiğimi ve bu şekilde insanlarla bağlantı kurabildiğimi fark ettiğimde ise, asla geri adım atmadım!

Müziğini hiç dinlememiş birine Jem’i nasıl anlatırsın?

Müzik yazarken ve kaydederken çoğu zaman kendimi duygusal anlamda zor durumda bulabiliyorum. İkilemleri dolaba kaldırmak kolay yol olsa da, bunun yerine onlarla yüzleşmeyi seçiyorum. Oturup duygularımın arkasındaki motivasyonları incelemeyi ve nihayetinde içlerinde huzuru bulmayı yeğliyorum ve müziğimi dürüst yapan şeyin bu olduğuna inanıyorum.

Kendi sesini bulma sürecin nasıl gelişti?

16 yaşındayken Konservatuarda Opera eğitimi aldım. Eğlenceli olmasına rağmen beni tam olarak tatmin etmedi, bu yüzden Londra’da bir üniversitede Modern Müzik okumaya karar verdim. O zamandan beri, Londra’dan Ortadoğu’ya uzanan zengin müzik çeşitliliği yazdığım müziğe ilham veriyor. Yaptığım müzik, hayatımın spesifik noktalarında beni yansıtıyor ve her yeni günle birlikte değişiyor ve büyüyor!

Müzikle çalışırken aslında dinleyicilere bir deneyim de yaşatıyorsun, insanların seni dinlerken ne deneyimlemesini istiyorsun?

Müzik, kendimi hem içsel hem dışsal anlamda özgürleştirdiğim bir alan. Aynı bir Şamanın ayini sırasında insanları dünyevi kaygılarından uzaklaştırıp ana getirmesi gibi, şarkı söylerken ben de insanları bireysellikten uzaklaştırıp bir bütünün parçası olduklarını hissettirmek isterim.

Oturup duygularımın arkasındaki motivasyonları incelemeyi ve nihayetinde içlerinde huzuru bulmayı yeğliyorum ve müziğimi dürüst yapan şeyin bu olduğuna inanıyorum.

İlham senin için neyi ifade ediyor, kendi deneyimlerinden mi besleniyorsun?

Büyük miktarda açıklık ve özgünlük içerdiği için sanat ile kendimi ifade etmek benim yakıtım. İlham benim için dürüstlük ve ilhamımı insanların gerçekliğinden alıyorum! Ve evet, müziğimde genellikle kendi deneyimlerimden bahsediyorum. Ancak, benim acımla seninki arasında bir fark görmediğim için, zaman zaman senin acını hissetmekten çekinmiyorum.

Photography by Zeynep Özkanca

Üretirken kendine nasıl bir ortam hazırlıyorsun?

Ayın ve güneşin altında oturup yazmayı seviyorum, bir de çayımı içmeden olmaz! Hem English Breakfast hem de klasik Türk çayı favorim.

Bir müzikal parça oluştururken geçtiğin süreçler nelerdir?

Önce melodiyle başlıyorum, sonra biraz akor ekliyorum ve anlamsız heceler tekrar ediyorum, ta ki bu heceler mantıklı kelimelere dönüşene kadar. Komik çünkü ‘Lost’ parçasını yazdığımda, kaybolmuşluğu o kadar yoğun hissetmiştim ki bir daha asla kaybolmuş hissetmeyeceğime gerçekten inanmıştım. Eskiden ne kadar çok yazarsam, kendim hakkında o kadar çok şey bileceğimi ve sonunda bu şekilde hissetmeyi bırakacağımı düşünürdüm; en azından şimdi bunun saçma olduğunu biliyorum!

Müziğin için bir zaman dilimi, bir mekan, bir atmosfer belirleyecek olsan bunlar neler olurdu?

Muhtemelen bir yaz gecesi yıldızları seyretmek ve anda kaybolmak! 

Lost klibinden bahsedebilir misin? Çekim süreci ve fikir aşamaları nasıldı?

Kafam çok görsel çalışıyor ve parçaları yazarken genellikle videolarımın taslağını kafamın içinde görüyorum. Çekim yaparken menajerime/en iyi arkadaşıma ‘Lost’ filmini çekmenin ne kadar rüya gibi hissettirdiğini söylediğimi hatırlıyorum. Çekim sürecinin her aşamasına dahil oldum ama hayalimin canlandığını görmek ruhumun en hassas köşelerine dokundu. Videoyu yöneten sevgili abim Necip Karakaş’a ve en çılgın fikirlerime inandıkları için ekibimize teşekkür etmeliyim!

‘Secrets’ ve özellikle ‘Lost’ klibin oldukça mistik ve ruhani, müziği bir ibadet olarak mu kodluyorsun?

Bir anlamda, evet. Müzikle sezgisel bir ilişkim var. Yazarken, kalbimin anlatmak istediklerini dikkatle dinlemeye çalışıyorum. Gerçek bilgeliğin aslında ruhta yattığına inandığım için kendimi ezberlediklerimden soyutlamaya ve en derin duyularıma odaklanmaya çalışıyorum. Ayrıca yaptığım müziğin bir kısmı bana Türkiye’de çocukken duyduğum ilahileri hatırlatıyor, belki bu melodilerin müziğime etkisi vardır!

Photography by Güfran Ünsel

Bize doğaçlama olarak şu anki ruh halini yansıtan bir şarkı sözü yazabilir misin?

An archangel 

Silent above the roof

As he’s yearning for a proof

His actual worth respires from the gut!