Hayatı bir yol olarak algılamak içine dalabileceğimiz tatlı düşlerin yanında çizilmesi gereken bir rota, doldurulması gereken bir co-pilot koltuğu ve yakalamamız gereken bir ritim de getiriyor. Yarış kültürü hayatta kendimize ait olan yolu bulmaya çalışırken hem tek başına olmak, kendi yolunu çizmek hem de birlikte hareket etmek ve yardım kabul etmek gibi hassas terazilerde ölçülmesi gereken dengeyi kurmada bize en büyük ilhamı sunabilecek kaynaklardan.  Les Benjamins Forgotten Pacenotes koleksiyonunu diğerlerinden ayıran noktanın geçmiş ve günümüzü aynı anda deneyimlemek olduğunu söylüyor markanın kurucusu ve kreatif direktörü Bünyamin Aydın. Bu koleksiyonda Aydın’ın ilhamı olan isimlerden Türkiye ralli sahnesinin ikonikleşen yarışçısıSerdar Bostancı’ya göre ise bu koleksiyon hem unutulana bakmamızı hem de ileriyi görmemizi sağlıyor. Özgün tarzları ile kendilerine ait rotalarda hareket eden Ece Sükan, Kerem Kaya, Ozan Dolunay, Irmak Altıner ve Aybüke Albere ise zamanın akışına dair soru işaretlerimizi gidermek için bizimle!

ECE SÜKAN

Herkes kendi gerçekliğini yaratmak ve yaşamak için kendi ritmini seçiyor.

Ece Sükan

Rota belirleyip yola çıkmak mı, kendini akışa bırakmak mı?

Çoğunlukla akıştayım.. Tabii ki gitmek istediğim yerler, yapmak istediğim rotalar da hep olur ve bunları da mümkün olduğunca yaparım ama çok planlı programlı değildir genelde yolculuklarım. Son dakika çıktığım yollar da epey çoktur. Artısıyla eksisiyle hayatı emprovize yaşamak tarafındayım genellikle..

Yarışa hızlı başlayanlardan mısın yoksa son anda atağa geçenlerden mi?

Hızlı başlarım genelde ve hızlı devam ederim.

Hiçbir yola o olmadan çıkmam dediğin bir şey?

Analog fotoğraf makinelerimden birini almadan yola çıkmam.

“Hayatın ritmini yakalamak” senin için neyi ifade ediyor?

Hayatın ritmi aslında bi anlamda herkesin kendi özünün, benliğinin ve ruhunun bu dünyaya getirdiği bir ritim. Herkes kendi gerçekliğini yaratmak ve yaşamak için kendi ritmini seçiyor. Burda bence en hayati olan konu, kişinin kendi iç sesiyle bağlantıda olmayı bilebilmesi, onu dinlemesi ve cesur olmaktan, risk almaktan korkmaması. Hayatın hakkını verebilmek, tüm yaşanan deneyimlerin getirdiği ruh zenginliğini kucaklamak günün sonunda sahip olduğumuz en değerli şeyler oluyor.

Zamanın çok hızlı geçtiği bir dönemde Ece Sükan için neler oluyordur?

Eskiden daha sabırsız olan hallerim zamanın daha da hızlı akıp gittiğini kolektif olarak algılamamıza rağmen sakinleşti. Evrensel mükemmel zamanlamayı benimsediğim bir dönemdeyim. Her şey olması gerektiği zamanda olur mottosu ve bunu gerçekten görmeye niyet etmek müthiş rahatlatıcı.

Özgün olmayı nasıl tanımlarsın?

Özgün olmak, kendi iç sesinle bağlantıda kalarak- herkesi bir kutuya koymaya çalışan içinde bulunduğumuz sistemde- bu sesi özgürce ifade edebilmek ve hayatının her alanında yansıtabilmek demek bence.

Senin hayatında co-plot’luk görevini kim üstleniyor?

Annem benim her zaman super kahraman co-pilot’umdur!

OZAN DOLUNAY

Hayatın kendine has bir ritmi var bu bir gerçek. Hayatın ritmini yakalamak, sana verilen, ansızın önüne çıkan her şeye açık olmak ve kabul etmekle alakalı.

Ozan Dolunay

Rota belirleyip yola çıkmak mı, kendini akışa bırakmak mı?

Bir rota belirleyip yola çıkmak daha makul ,daha güvenli. Fakat yola çıktıktan sonra rotaya uymayıp akışa kapılmak her zaman daha eğlenceli. O nedenle kendini akışa bırakmak diyeceğim. Zaten hayat, bir sonraki adımı tahmin edebildiğimiz bir yol değil. Karşımıza neler çıkacağını, bizi nerelere götüreceğini bilmemiz mümkün değil… Dolayısıyla akışta olmak ama yine de küçük de olsa bir planının olması en mantıklısı.

Yarışa hızlı başlayanlardan mısın yoksa son anda atağa geçenlerden mi?

Son anda atağa geçenlerdenim. Girdiğim ortamı ilk başta gözlemlemeyi severim. Önce adapte olup sonra kendimi göstermeyi tercih ederim. Dolayısıyla arap atı gibi sonradan açılırım.

“Hayatın ritmini yakalamak” senin için neyi ifade ediyor?

Hayatın kendine has bir ritmi var bu bir gerçek. Hayattan beklediğin şeyler hiç beklemediğin zamanlarda karşına çıkabiliyor veya hazır olduğunu düşündüğün bir şey için uzun süre beklemen gerekebiliyor. Hayatın ritmini yakalamak, sana verilen, ansızın önüne çıkan her şeye açık olmak ve kabul etmekle alakalı bence.

Özgün olmayı nasıl tanımlarsın?

Çaba sarf ederek yapılan bir şey olmadığını düşünüyorum. İnsan içgüdüsel olarak farklılaşmamayı, herkesle benzer olmayı isteyebilir. Çünkü bu daha güvenlidir. Sürüden ayrılmamak, farklılaşmamak, kabul görme arzusundan kaynaklanır ve bu insan olmanın önemli bir parçasıdır. Özgün olmak ise hislerini, düşüncelerini tamamen kendine has yollarla ifade edebilmektir. Cesaret gerektirir ve çok daha zordur. Giydiğiniz kıyafetlerden, kurduğunuz cümlelere, üretim şeklinizden, hayatı algılayış biçiminize kadar her noktaya sirayet eder ve yenilikçidir. Tarz dediğimiz şey bu noktada ortaya çıkar. Ben insanın her ikisine de ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bazen kendi ruh sağlığımız için güvenli alanda kalarak herkes gibi olmak ihtiyacı hissedebiliriz, fakat hiçbir zaman özgün olamayan bir varoluşun da dünyaya hiçbir şey katmayacağı açıktır. Ben şahsen hayatımın her noktasında “ben”i yansıtan, özgün paydaların olması gerektiğine inanırım. İnsan kendini kendi ifade edebilmeli ve bunu yapmaktan korkmamalıdır.

Senin hayatında co-plot’luk görevini kim üstleniyor?

Hayatımdaki 3 güzel kadın, kız arkadaşım, kız kardeşim ve annem. Aldığım her kararda onlara danışmayı seviyorum. Fikirleri benim için önemli. Farklı bakış açıları, farklı yaklaşımlar, hata payımı azaltıyor diye düşünüyorum. Son kararı ben veriyorum tabiki fakat yanımda olmaları, sadece fikren değil manevi olarak da beni destekliyor olduklarını görmek beni daha güçlü yapıyor.

Yeni yollar keşfetmek mi? Aynı yolda güvenli bir şekilde seyretmek mi? Son günlerde hayat senin için nasıl seyrediyor?

Yeni yollar keşfetmek her zaman daha eğlenceli, daha verimlidir. Ben buna inanıyorum. Bazen aynı yolda güvenli bir şekilde seyrettiğim de oluyor tabiki ama bunu, yeni yollar keşfederken ihtiyacım olan enerjiyi depolamak için yapıyorum. Yenilikçi olmak, yaşadığım topluma bir şeyler katabilmek adına yaşıyorum, Dolayısıyla yeni yollar keşfetmeye her zaman daha meyilliyim.

KEREM KAYA

Özgün olmak tarafsız olmakla aynı sayfada.

Kerem Kaya

Rota belirleyip yola çıkmak mı, kendini akışa bırakmak mı?

Rotayı belirleyip kendimi akışa bırakmak her zaman daha güvenli gelmiştir.

Yarışa hızlı başlayanlardan mısın yoksa son anda atağa geçenlerden mi?

Bunun cevabı da rotanın uzunluğuna çok bağlı. Rota kısaysa her şeyi aynı anda feda edebilirim, uzunsa sindirerek hareket etmeyi tercih ederim.

“Hayatın ritmini yakalamak” senin için neyi ifade ediyor?

Bence hayatın ritmi aslında ‘olumlu’ ve ‘olumsuz’ olarak nitelendirdiğimiz olaylar bütününün birbirine ne kadar güzel hizmet ettiklerini kavramakla ilgili.

Özgün olmayı nasıl tanımlarsın?

Özgün olmak benim için tarafsız olmakla aynı sayfada. Kurallarımı kendim koyabilecek kadar tarafsız olduğumda -kendine has- ifadenin ortaya çıkacağını düşünüyorum.

Senin hayatında co-plot’luk görevini kim üstleniyor?

Aslında yakın çevre içinde gerçekten kolektif bir bilinç dahilinde hareket ettiğim tüm arkadaşlarım, hepimiz birbirimiz için aynı rolü üstleniyoruz diyebilirim.

Yolda bir sonraki adımını mı düşünürsün yoksa önceki adımların mı aklına takılır?

Bunlar da benim için tamamen bir bütüne hizmet eden iki ayrı element.

Yolu izlemek mi gözlerini kapatmak mı?

Yolu izlemek. Her zaman

IRMAK ALTINER

Zaman bir illüzyon.

Irmak Altıner

Rota belirleyip yola çıkmak mı, kendini akışa bırakmak mı?

Belirlediğin rotada akışta kalmak.

Yarışa hızlı başlayanlardan mısın yoksa son anda atağa geçenlerden mi?

Hızlı başlayıp son anda atağa geçmek.

“Hayatın ritmini yakalamak” senin için neyi ifade ediyor?

Anda olabilmeyi. Oturmaya vakit olmayan bir günün ortasında aniden kaçıp sevgilimle buluşmayı. Bir yandan kriz yönetirken bir yandan arkadaşımla oyun oynayabilmeyi.

Özgün olmayı nasıl tanımlarsın?

Fikir, hissiyat, üretim, yaşantı gibi temel konularda reçetesini sadece kendi bildiğin, kendine has bir formül yaratmaktır. Özgün olmak insanın kendisine sunabileceği en lüks ayrıcalıktır. Ve değeri paha biçilmezdir.

Yeni yollar keşfetmek mi? Aynı yolda güvenli bir şekilde seyretmek mi?

“A CHALLENGE FOR THOSE WHO GO. A DREAM FOR THOSE WHO STAY BEHIND.” Thierry Sabine on Dakar Rally

(Gidenler için bir meydan okuma, geride kalanlar için bir rüya.)

Son günlerde hayat senin için nasıl seyrediyor?

2 çekim arasında ormanın ortasında bir çiftliğe kaçtım.  start ve finish arasında çölde kaybolmuş bir Dakar sürücüsü gibiyim.

Yarışırken kurallara uymak mı kendi kitabını yazmak mı?

Kendi.

Yolculuğun zaman üzerinde olsaydı ne zamana gitmek isterdin?

Zaman bir illüzyon.

AYBÜKE ALBERE

Sanırım ben co-plotsuz gidiyorum, burnunun dikine dikine ve dinlemeden kimseyi…

Aybüke Albere

Rota belirleyip yola çıkmak mı, kendini akışa bırakmak mı?

Rota belirleyip yola çıkmak yolda kendini akışa bırakmak.

Yarışa hızlı başlayanlardan mısın yoksa son anda atağa geçenlerden mi?

Hızlı başlayamadığım için kendimi kötü hissettiğim bi dönem oldu sonrasında her şeyin olması gereken hızda olduğunu farkettim ve süper rahatladım. Son dönemi analiz etmem gerekirse de atağa geçenlerdenim diyebilirim.

“Hayatın ritmini yakalamak” senin için neyi ifade ediyor?

Tamamen akışta olmak ve gelen giden olan olmayan her şeyle uyum, kabul ve sevgi içinde olmak. Akarsu gibi! Uyumlu ve gürül gürül.

Özgün olmayı nasıl tanımlarsın?

Öğrenilmiş,öğretilmiş tüm yanlışları es geçip “kendini” gerçekleştirmek bence özgün olmak.Bu coğrafyada çok da zor o yüzden özgün olan herkes bana ilham veriyor.

Senin hayatında co-plot’luk görevini kim üstleniyor?

Sanırım ben co-plotsuz gidiyorum, burnunun dikine dikine ve dinlemeden kimseyi ama airbaglerim var o yüzden de güvende hissedip bu denli cesur hareket ediyorum onlar da başta annem, sonra çalışma arkadaşlarım.

Yeni yollar keşfetmek mi? Aynı yolda güvenli bir şekilde seyretmek mi?

Aynı yolda güvenli seyir başladığın noktaya geri döndürecektir, yeni yollar her zaman nefis!Tabii ki her zaman konfor alanından çıkmak çok zor ama çıktığın an da açılan pencere bambaşka ve çok heyecanlı, hayattaki sonsuz olasılıkları düşünmek beni motive ediyor, hayata bağlıyor ve büyük enerji veriyor.

Son günlerde hayat senin için nasıl seyrediyor?

Oldukça hareketli, ben bile kendimi takip etmekte zorlanıyorum.Kendiliğimden akıyorum ve uyum sağlıyorum.Arsız bir dönemimdeyim, neler yapabileceğimi ve potansiyelimi görmek istiyorum.

Kendinle yarışmak mı, başkalarıyla rakip olmak mı?

Elbette ki kendinle yarışmak.Her zaman böyleydi benim için ve böyle de devam edecektir.

Creative Direction: Duygu Bengi
Moda Direktörü: Burak Sanuk
Editör: Naz Başaran
Photographer: Zeynep Özkanca
Moda Editörü: Berna Tetik
Videographer: Melike Müge Şahin
MUA: Uğurkan Avcı, Sara Kara
Saç: Akın Ünal
Production: BI Creative