Modanın Perde Arkası

FashionJanuary 14, 2022
Modanın Perde Arkası

Kendini arayanların, ifade etmeye çalışanların yolunun düştüğü moda dünyası; arzu ettiğimizden daha fazlasını sürekli bizlere sunmaya devam ediyor. Hayatımızın her noktasında bir şekilde buluştuğumuz bu dünya, aslında dışarıdan göründüğünden daha fazla anlamalara sahip. Moda belgeselleri bu dünyanın kapılarını aralarken, bizlere perde arkası bakışı ile kıyafetlerden öte sonsuz bir evrene sürüklüyor.  

Yaratıcılıkları ile modaya farklı bir perspektif katarak iz bırakan tasarımcılar, fotoğrafçılar ve editörler bizleri moda belgeselleri ile kendi yaratıcı alanlarına davet ediyorlar. Kendi düşlerini, fikirlerini gerçekleştirerek moda sektöründe yer edinmiş sanatçılar, bizlere kendi dünyalarını anlamamız için fırsat sunuyorlar. Gerçek dünyadan uzaklaşmak için bir kaçış olan moda dünyası, belgeselleri ile bizlere kendi gerçekliklerini gösteriyorlar. Yaratıcı süreçlere tanıklık ettiğimiz belgeseller, modanın geçmişten günümüze nasıl evrildiğinin farkındalığını arttırıyor. İzlemesi tatmin edici ve aynı zaman da şaşırtıcı olan belgeseller; modanın zamansızlığını ve derinliğini görmemizi sağlıyor. İster istemez kendimizi içinde bulduğumuz moda dünyasını detayları ile görmek, ilham almak için benzersiz bir deneyim.  

Diana Vreeland: The Eye Has To Travel (2011)

“Moda editörlerinden biri değildim, tek moda editörüydüm.”

İkonik moda editörü Diana Vreeland’ın 60’lı yıllarda moda sektörüne nasıl modern bir bakış açısı getirdiğini ve hayatını kendi sözleri ile anlattığı bir belgesel. Met Gala’nın günümüzde gerçekleşen halini almasını sağalayan, farklı tarzı ile olağanüstü bir kariyere sahip olan Vreeland, alternatif güzellik anlayışı ile nasıl dergi kapağı kültürünü değiştirdiğini anlatıyor. Harper’s Bazaar ve Vogue dergilerinin baş editörü olan Vreeland, alışılmamış tarzı ile moda sektöründe hala ilham olmaya devam ediyor. 

Martin Margiela: In His Own Words (2019)

“Beyaz, kırılganlığın gücü ve zamanın geçişinin kırılganlığı anlamına gelir.”

Antwerp Six ismi ile bildiğimiz avangard moda topluluğunun fahri üyesi sayılan Martin Margiela’nın hayatını ve kariyerini röportaj tarzında ilk defa anlattığı 2019 yapımı belgesel. Belgeselde, moda sektörünün temelini 1988 yılında açtığı Maison Margiela markası ile değiştirdiğini anlatıyor. Bütün mağazalarındaki çalışanlarının neden beyaz giydiği, “Tabi boots” ilhamının hangi kültürden geldiği ve neden kariyeri boyunca anonim kaldığı gibi soruların cevabını aldığımız bir belgesel sunuyor. Margiela, Jean Paul Gaultier’in çıraklığından, Hermes’e uzanan kariyeri ile hala moda sektörünün en önemli isimlerinden biri. 

Franca: Chaos and Creation (2016)

“Moda, içinde yaşadığımız çağın bir aynasıdır. Dergi neden bu gerçeklikten kopsun?”

Vogue Italia’nın efsane baş editörü Franca Sozzani’nin siyah beyaz yayınlanan belgeseli. Yönetmen koltuğunda Franca’nın oğlu Francesco Carrozzini’nin oturduğu belgesel; modanın gücünü kullanarak mesajlar verdiği editorial çekimlerinin aslında bir nevi provokasyon olduğunu anlatıyor. Moda sektörünün politika ile birleştiği anları yaratan Sozzani, belgeselde özel hayatı ve 30 senelik Vogue kariyeri ile ilgili açıklamalar yapıyor. Fotoğraf ve moda ile global bir dil yaratmayı hedefleyen Sozzani, risk almaktan kaçınmadığı işleri ile sektöre farklı bir amaç katmıştır.

Dior And I (2014)

“Kalbinizi, zihninizi ve ruhunuzu en küçük eylemlerinize bile katın, bu başarının sırrı.”

Dior and I belgeseli, Raf Simons’ın 2012 yılında markaya kreatif direktör olarak gelmesini anlatıyor. Haute Couture markasının yıllar içinde klasikleşen tarzını bozmadan kendi minimalist perspektifini tasarımlara empoze eden Simons, ilk koleksiyonunu 8 haftada nasıl çıkarttığını izliyoruz. Birbirine zıt iki dünyanın birleşimini anlatan belgesel, ortaya çıkan yeni vizyonun nasıl yaratıldığını gösteriyor. Simons’ın yaratıcı sürecine eşlik ettiğimiz belgeselde aynı zamanda bir koleksiyonun nasıl defileye dönüştüğünü gözlemliyoruz. 2015 yılında marka ile yollarını ayrılan Raf Simons; kendi markası ile tasarımlarına devam ediyor. 

Helmut Newton: The Bad and the Beautiful (2020)

“Dahilik ve zevk bir arada olmaz”

Moda sektörünün en cesur fotoğrafçısı Helmut Newton’ın kreatif dünyasına konuk olduğumuz bir belgesel. Fotoğrafçının ilhamlarına ve tartışma yaratan işlerine odaklanan yapım, Newton’ın hikaye anlatıcı tarzını yansıtıyor. Tahrik edici olarak tanımlanan fotoğraflarının perde arkasını aralayan bu belgesel sanatçının 100. yaşını onore etme amacıyla yayınlanıyor. Fotoğrafladığı ünlüler ile röportaj yapılan belgeselde; Charlotte Rampling, Claudia Schiffer, Isabella Rossellini, Marianne Faithfull bulunuyor. Günümüz standartlarına göre ekstrem bir bakış açısı olan Newton’ı birebir deneyimleyen kişilerin sözleri ile yeniden keşfediyoruz. En ikonik eseri; Sie Kommen & Sie Kommen ile zıtlığı anlatan Newton’ın çalışmalarının neler anlattığını sorguluyoruz. 

Author: Zeynep Kerpişçi

RELATED POSTS