Müzik kişiye kendini özel hissettirmeli çünkü farklı olmakla ve sizi farklı kılanı alıp onunla özel bir şey yapmakla alakalı. Iris Gold bunu Goldmine, Color Trip ve yakın zamanda çıkardığı Egyptian Lovers – Freakaholic cover’ı ile yapıyor. Ve sonra dahası var…

Müziğinizin belli bir saflığı var, değil mi?

Sanırım her zaman durumların ve insanların iyi taraflarını görmeye çalışıyorum ve belki de bu da müziklerimdeki hikayelerde ortaya çıkıyor. Mümkün olduğunca dünyayı bir çocuğun gözleriyle saf ve macera dolu biçimde görmeye çalışıyorum.

Freakaholic, Goldmine ve Colortrip’te görülen duygusal öğelere göre tamamen farklı bir yorum taşıyor. Kendinizi tekrarlamaktan nefret mi ediyorsunuz?

Freakaholic, Egyption Lovers’ın bir cover’ı. Bir kayıt seansında MNEK ile videosuna bakıyorduk ve cover’lamaya karar verdik. Sadece spontane bir eğlenceden doğdu. Arada bir deney yapmak eğlenceli.

Müzikle söylemek istediklerinizi her zaman biliyor muydunuz?

Biraz farklı olmanın uygun olduğunu ve sizi özel yapanın genelde bu farklı şeyler olduğunu söylemek istediğimi her zaman bilirdim. Kesinlikle sevgi dolu ve çiçek gücümün hissini veren pozitif mesajlarla çıkagelmek istedim.

MNEK, Freakaholic’in yapımcılığını üstlendi, onunla çalışmak nasıldı? Bu işbirliği nasıl oluştu?

Açıkçası onun tam bir dahi olduğuna inanıyorum! Çok tatlı bir adam ve beraber çalışması çok zevkli. İşbirliğimiz onun eski yayıncısı tarafından tanıştırılmamızla başladı… çok da seksi bir hikaye değil!

Her zaman müzisyen mi olmak istemiştiniz? Ve şimdi içinde olduğunuz müzik endüstrisini nasıl görüyorsunuz? Daha önceden edindiğiniz yanlış kanılar var mı?

Her zaman müzisyen olmak isteyip istemediğimden emin değilim, ama altı yaşlarındayken şiir yazmaya başladım sanırım, ve kim dinlerse ona okuyordum. Performans yapmayı her zaman sevdim. Bence müzik endüstrisinde diğer işlerde de olduğu gibi bazen kötü bazen güzel günler geçiriyorsunuz. Bazen iniş çıkışlar geleneksel işler yapan arkadaşlarıma göre biraz daha tedirgin edici olabiliyor, ama sanırım hepsi göreceli. Çocukken çevremde bir çok müzisyen ve sanatçı vardı, yani bu yüzden beklentiler konusunda oldukça fikrim vardı.

İstediğiniz ilgiyi aldığınızı hissediyor musunuz?

Kesinlike! Şarkı yazmayı ve sahnede olmayı kesinlikle çok seviyorum, adeta başka bir boyuta geçmek gibi.

Mümkün olduğunca dünyayı bir çocuğun gözleriyle saf ve macera dolu biçimde görmeye çalışıyorum.

Kopenhag’da büyümek ve müzisyen olmayı istemek nasıl bir şeydi?

Bana ilham veren ve kendi deneyimlerini paylaşan inanılmaz yetenekli insanlarla çevrili olduğum için çok şanslı olduğumu düşünüyorum.

Ve şu anda Londra’da mı yaşıyorsunuz?

Şu aralar Londra ve Kopenhag arasında gidip geliyorum, yani her iki dünyanın da en iyi yanlarını alıyorum.

Önümüzdeki 3 ay sizin için nasıl olacak?

Avrupa’da güzel festivallere katılıyor olacağım, ayrıca evim dediğim Londra ve Kopenhag’da da sahne alacağım. Albümüm yakında çıkacak, bunun için çok heyecanlıyım. Ayrıca bu yaz çıkacak çok iyi bir kaç düetim var!

Fotoğraf: Louise Kragh