Sürekli geri döndüğün bir parça var mı?
Sarı Timberland bot. Benim için sadece bir ayakkabı değil, hip-hop kültürünün en ikonik parçalarından biri. Yıllar içinde yüzlerce sneaker giydim ama bu botların yeri hep ayrı kaldı. Eskidikçe daha da karakter kazanıyor ve neredeyse her kombine kendi hikayesini ekliyor.
O parçayı sen mi seçtin, yoksa o mu seni seçti?
Başta ben seçtim ama zamanla o beni seçti diyebilirim. Çocukluğumdan beri Hip-Hop kültürüne ait hissediyorum. Dinlediğim isimler, izlediğim klipler, içinde büyüdüğüm kültür giyim tarzımı doğal olarak şekillendirdi. Bugün bir parçaya baktığımda ilk dikkat ettiğim şey trend olması değil, temsil ettiği hikaye.


Bir outfit’i tek bir parça etrafında mı kurarsın, yoksa tamamen bir mood’dan mı başlarsın?
Her zaman mood’dan başlıyorum. O gün nasıl hissediyorum, ne dinliyorum ya da akşam nasıl bir set çalacağım… Hepsi ne giyeceğimi etkiliyor. Sonra o ruh haline uygun parçaları bir araya getiriyorum.
İstanbul’da en sevdiğin spot neresi?
Nişantaşı’nda yaşıyorum ve açıkçası zamanımın çoğunu Teşvikiye mahallesinde geçiriyorum. Mahalleye yeni açılan DAMA en uğrak yerlerimden biri. Hem gündüz hem gece farklı bir ritmi var. Müzikle, arkadaşlarımla ve ürettiğim işlerle en çok bağ kurduğum yerlerden biri olduğu için bana hep ilham veriyor.


O spot bir insan olsaydı kombini ne olurdu?
Baggy bir denim, eski bir crop vintage band tişörtü, Converse Chuck 70 ve yıllardır kullanılan trucker bir şapka giyerdi. Gösterişli olmaya çalışmayan ama dövmeli, cool ve karakteri ilk bakışta belli olan biri olurdu.
Tarzını bir yemek tarifi gibi açıkla.
Bir tutam 90’lar hip-hop’u, biraz Houston ve New York etkisi, bol denim, sağlam bir sneaker ve üzerine vintage referanslar. Son dokunuş olarak da hikayesi olan aksesuar parçaları.


Sadece bir parçayı değiştirebilme koşuluyla her gün aynı fit’i giymek zorundasın. Değiştireceğin parça ne?
Üst. Bir gün bir vintage jersey, ertesi gün streetwear odaklı bir baskılı t-shirt… Şapkalarım da değişebilir… Aynı pantolon ve aynı siyah bir sneaker ile bile sadece üst parçayı değiştirerek bambaşka bir hikaye anlatabilirsin.
Stilin söz konusu olduğunda, risk alır mısın yoksa konfor alanında mı kalırsın?
Trendlerin peşinden koşmuyorum. Eğer risk almak, kendi stiline sadık kalmaksa evet, risk alıyorum. Ama sırf dikkat çekmek için giyinmek bana göre değil. Zamana direnen ve kültürel bir karşılığı olan parçalar benim için her zaman daha değerli. Setlerim sırasında vintage formaları giymem gibi.