Sürekli geri döndüğün bir parça var mı?
GÜNEŞ Birkaç tane var aslında. Birincisi kesinlikle Ray-Ban Wayfarer gözlüklerim. Yıllardır vazgeçemediğim, outfit’lerimin yüzde doksanında olan bir parça. Bir de siyah, korseli, klasik bir elbisem var. Ne zaman ne giyeceğimi bilemesem dönüp dolaşıp onu giyiyorum.
O parçayı sen mi seçtin, yoksa o mu seni seçti?
GÜNEŞ Ben seçtim diyebilirim ama umarım o da beni seçmiştir. Çünkü artık karakterimin bir parçası gibi hissettiriyor.
Bir outfit’i tek bir parça etrafında mı kurarsın, yoksa tamamen bir mood’dan mı başlarsın?
GÜNEŞ Ayakkabı markamı kurduğumdan beri outfit’leri genelde ayakkabılara göre kuruyorum. Ama mood da çok etkiliyor. Bazen bir şarkı, bazen o gün hissetmek istediğim karakter bunların etrafında dönüyor.

İstanbul’da en sevdiğin spot neresi?
GÜNEŞ Galiba Nişantaşı. Yıllardır burada yaşıyorum ve bütün kalabalığına rağmen hâlâ buradan kopamıyorsam, en sevdiğim yer burasıdır diye düşünüyorum.
O spot bir insan olsaydı kombini ne olurdu?
GÜNEŞ Aklıma direkt saten bir etek, kitten heel terlikler ve ipek bir bluz geliyor. Biraz cool ama uğraşmamış gibi görünen biri olurdu.
Tarzını bir yemek tarifi gibi açıkla.
GÜNEŞ Tarzım aslında oldukça sade ve klasik. O yüzden bunu bir yemekle anlatacaksam zeytinyağlı enginar derdim. Gösterişsiz ama zamansız.
Sadece bir parçayı değiştirebilme koşuluyla her gün aynı fiti giymek zorundasın, değiştirebileceğin parça ne?
GÜNEŞ Kesinlikle ayakkabı. Çünkü bazen bütün outfit’in karakterini tek başına ayakkabı belirliyor.


Stilin söz konusu olduğunda, risk alır mısın yoksa konfor alanında mı kalırsın?
GÜNEŞ Risk almayı seviyorum ama bağıran riskler değil. Daha çok küçük detaylarla fark yaratan şeyleri seviyorum. Bazen çok sade bir look’un içinde tek bir parça bütün havayı değiştirebiliyor.