Fluidity Among Prada: Spring 2024 Menswear

FashionJune 19, 2023
Fluidity Among Prada: Spring 2024 Menswear

Miuccia Prada ve Raf Simons Prada 2024 İlkbahar/Yaz erkek giyim koleksiyonu için kol kola insan bedeninin derinliklerine iniyor ve bedeni tamamen özgürleştiren, içsel dünyasına yolculuk yaptıracak bir “akıcılık” ile bu kavramı kıyafetlere dönüştürüyorlar.

Yıldızlarının bir araya gelmesiyle tam bir ‘perfect match’ olan Miuccia Prada ve Raf Simons geçtiğimiz üç yıldır Prada erkek giyiminde benzersiz koleksiyonların altına imzasını atıyorlar. Raf Simons’un Prada Group’a dahil olan Jil Sander’da çalışmaya başlamasıyla ortak bir geçmişe de sahip oluyorlar. Simons’ın Dior ve Calvin Klein geçmişi sonrasında birlikte çalışmaya başladığı Prada’da geçen üç yıl şüphesiz ki iki yaratıcı zihnin tam bir kutlamasıydı. Zira, giderek büyüyen ve dikkat çeken Prada her zaman en zirvede dururken en yeni koleksiyonları “Fluid Form” ile insan bedeni üzerinden bir akışkanlıkta buluşuyorlar. 

Her şey bir gömlek kumaşla başladı, diyor Simons. Prada SS24’deki tüm takım elbiseler, yağmurluklar, muhabir yelekleri ve spor giyimin dahil olmasıyla koleksiyona dönüşen kıyafetlerin doğuş noktası bir gömlek. Sadelikten başlayarak kocaman bir fikre ve sonrasında bedene bürünen koleksiyon silüet ve kumaşlar arasında paradoksal bir yapıda dikiliyor. Prada ve Simons, geleneksel dikim dilinden kurtularak hafifleşen ve giderek özgürleşen tasarımlar koleksiyonun kalbinde mutlak bir özgürlük anlayışını kutluyor. 

Hafiflik ve yumuşaklık giderek tüm silüetleri sarmalarken; beden ile kıyafet arasındaki etkileşim dinamik bir ilişkiye dönüşüyor “Fluid Form”da. Koleksiyonun her yönünde kendine yer edinen bu ilişki; yumuşak deri çantalarda, saç bantlarında ve gözlüklerde hareketi yakalayarak hafif bir dinginlik ancak bir o kadar da asi bir histe buluşuyor. Geleneksel gömlek anlayışı bedene sığmayarak tam boy paltolara dönüşüyor; denim kot pantolonların üzerinde geniş ve çok cepli jileler ve tüy tutamları filizlenerek üstlere doğru tırmanıyor. 

Siyahtan somon pembesine doğru yumuşayarak geçen silüetler; yer yer geniş omuzlardaki pedleriyle maskülenlikle süzülürken; şort boylarında, yüksek belli pantolonlardaki modern dikiş, ceketlerin bol kollarından aşağıya doğru giderek sarkar ve koleksiyonun kendisine bir atıfta bulunur: içsel bir esneklikle çelişmek. Bu kavramsal silüetler kırılganlıkla yapılanırken püsküller ve çiçek desenleriyle hareketi kolayca yakalıyorlar. Gösteri sırasındaysa akan sıvılar arasından geçerek tasarımlar akışkanlıkta buluşuyorlar. 

Author: Ceydanur Demir

RELATED POSTS