Bir kıyafeti tamamlamanın birden çok yolu varken; bir çanta, güneş gözlüğü ya da havalı bir şapkanın ardından bir kitabın aksesuar olarak kullanılabileceğini pek de düşünmeyiz değil mi? Artık değil! Kitapların günlük stilimizdeki yeri tekrar görünürlük kazanmışken neden yeni “it” aksesuarlara dönüştüklerine beraber göz atalım.

2019 yılında Hadid kardeşlerin sanki haberleşmişler gibi art arda ellerinde kitaplarla fotoğraflanması, kitapların yeni moda itemlerinden birine dönüşüp dönüşmeyeceği konusunda oldukça tartışma yaratmıştı. Neredeyse kıyafetleriyle uyum içinde paparazzilere yakalandıkları fotoğrafları stillerine oldukça entelektüel bir hava katarken, Bella’nın elinde tuttuğu Stephen King romanı ve Gigi’nin okuduğu Albert Camus’nun Yabancı’sı; kitapların özenle önceden seçildiğini ve kıyafetleriyle tamamlayıcı olarak kullanıldığını bile düşündürtmüştü. Gerçekten o kitapları okuyup okumadıklarına emin olamasak da bu ünlülerin elinde kitaplarla görüntülendiği ilk sefer değil tabi ki. Oprah Winfrey, Reese Witherspoon ve Emma Watson gibi isimler de defalarca okudukları özellikle ilham verici olan kitaplarla görüntülenirken; “beauty and the brains” konsepti Marilyn Monroe’nun Ulysess’i okurken çekilen fotoğraflarıyla bile başlamış olabilir. 

Peki sadece bir aksesuar olarak değil aynı zamanda bir imaj yaratmayı hedefleyen kitaplar nasıl bu anlamda yeniden popülerleşti? Bunun cevabı ise günümüzde sorduğumuz pek çok sorunun yanıtıyla aynı: Tiktok! Tiktok’un hayatımıza kazandırdığı pek çok estetikten biri de kitaplar. İç ısıtan kitap okuma videoları, yeni alınan kitapların yorumlanması ve TikTok’ta yaratılan it girl personası ile zaten birçok insanın hobisi olan kitap okuma aktivitesi popülerlik kazandı. İnternette popüler olan her şeyin zararlı olmadığını gösteren bu akım, tabiki modaya da haliyle yansıdı. 

Okuduğumuz kitapların bizi, zevklerimizi, görüşlerimizi, entelektüel seviyemizi ve estetik anlayışımızı bu kadar kolay yansıtabilen araçlar olması; kendimizi istediğimiz gibi yansıtabilmek için yeni bir olasılık yarattı. Okuduğun kitabı söyle sana kim olduğunu söyleyeyim tarzında bir anlayışla yola çıkan bu akım, aynı zamanda ortamlarda konuşma başlatmak için birebir. Kitapların kapaklarının da günümüzde buna uygun olarak canlı renklerde ve büyük, dikkat çekici tipografilerle yapılması belki de bu amaca hizmet ediyor. Havaalanları, kafeler, parklar ya da toplu taşıma gibi ortamlarda kitaplar hem okurken keyifli vakit geçirebileceğiniz hem de bir aksesuar olarak o günkü personanızı yansıtabileceğiniz itemlere dönüşüyor. 

Edebiyatın moda sahnesine olan etkisi sadece küçük çaplı bir sosyal medya akımından ya da ünlülerin verdiği pozlardan ibaret değil. Bu yıl içerisinde Virginia Woolf ve Bloomsbury grubundan etkilenerek bir Fendi Couture koleksiyonu sunan Kim Jones ve 17 yazar ile yaptığı iş birliği sonucunda bir kampanya yaratan Valentino, moda devlerinin de edebiyatı odağına aldığını gösteriyor.