Coşkun Aral yeni belgeseli ile karşımızda. Arşivlik bir çalışma olması amacıyla hazırlanan belgeselde, 30 bin kilometre yol katedilerek ve birçok köy gezilerek şu sıralar Batı’da da ev dekorasyonu konusunda hem duvar hem zemin hem de masa aksesuarı olarak gördüğümüz ancak nasıl üretildiğine çok da hakim olmadığımız kilim kültürünü ve nasıl üretildiğini izliyoruz.

Bir sanatsal anlatım dili olan ve binlerce yıllık motiflerle oldukça fazla kültürel ve spiritüel alegoriyi kapsayan kilim dokumacılığı her ne kadar fabrika üretimi ürünler ile oldukça erişilebilir hale gelmiş olsa da aslında aylar hatta yıllar süren el emeğinin sonucu ortaya çıkan ürünler. Dokumacılık öncesinde kullanılacak ham maddenin ipek mi pamuk mu olduğu, bu ham maddenin örülmesi ve motiflere göre seçilen renklerin doğal bitkilerden üretilmesine kadar inanılmaz uzun bir süreçten bahsediyoruz halı dokuması deyince aslında. El dokuması olan her kilim ve halı için kendine münhasır hikayeleri olduğunu söylemek gerek. 

Yapımcılığını Coşkun Aral’ın üstlendiği, İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) projesi olan “Anadolu Halısı: Ruhumun Dili, Sözümün Rengi” geçtiğimiz hafta Fişekhane’de ilk gösterimini yaptı. Arşivlenmesi ve kültür mirasının korunması amacıyla hazırlanan belgesel sanat tarihi açısından da oldukça önemli bir kaynak desek yanlış olmaz. Hem Doğu hem Batı’da birçok köyden birçok dokumacı ile konuşan Coşkun Aral belgeseli arşivlik bir proje olmasının yanı sıra izlemesi oldukça keyif veren ve Milas, Erzurum ve Balıkesir gibi farklı bölgelere ait farklı işlemeler konusunda bilgilendiren informatif bir içeriğe dönüştürmüş.

Belgesel boyunca aslında dokuma kültürünün ne kadar kolektif ve adeta ritüel gibi uygulanan  bir sanat olduğunu da görüyoruz. Bir avluda toplanmış kadınların beraber ürettikleri motifler aslında üretim şekli ile birlikte kültürel bir birikimin de birer üründe karşılık bulmuş hali. Kadınların üretimde ağırlıkta olduğu dokumanın aslında motiflerdeki doğurganlık ve yeniden doğma anlamlarını da özetler nitelikte. Belgeselin yapımcısı Aral belgeseli “Az temsilcisini gördüğümüz halı ustaları, dokuma ustalarıyla çoğunluğu kadın, aralarında erkek de var.  Yükte hafif, pahada ağır ve ülke ekonomisine ciddi gelir sağlayacak bir değerimizi yok etmeyelim. Kadınımızın, kız kardeşlerimizin istihdam alanlarını artıracak bu alanı genişletelim.” diyerek özetliyor. Dokumacılığın bir kültür, üretilen ürünlerin de birer sanat eseri olduğunun üstüne basan bu belgeseli kesinlikle izlemeye değer.