Bu sene 79.su gerçekleşen ve ‘Bones and All’ ‘White Noise’ ‘The Eternal Daughter’ ve ‘Don’t Worry Darling’ gibi filmlerin prömiyerlerine ev sahipliği yapan Venice Film Festivali sona erdi. Festivalin kapılarını kapatmasıyla, en akılda kalan anları derledik.

En İyi Kırmızı Halı Stili: Jodie Turner-Smith
Festival filmlerinden White Noise oyuncusu Jodie Turner-Smith kırmızı halı tarzıyla bütün
dikkatleri üstüne çekti. ‘Bones And All’ prömiyerinde giydiği denim Balmain elbiseden, ‘White
Noise’ photocall’unda giydiği transparan pembe Gucci elbiseye, her kırmızı halıda kendinden
söz ettirmeyi başardı.

Timothée Chalamet ve Kırmızı Haider Ackermann Tasarımı
Timothée Chalamet, oyunculuğuyla olduğu kadar kırmızı halı tarzıyla da oldukça beğeniliyor
ve kendinden söz ettiriyor. Yönetmen koltuğunda Call Me By Your Name ve Susperia gibi
işlerden bildiğimiz Luca Guadagnino oturduğu ‘Bones And All’ iki yamyam gencin araba
yolculuğunu anlatan bir romantik korku filmi. Başrolde Timothée’e, Taylor Russel eşlik
ediyor.
Filmin kırmızı halısında Haider Ackermann tasarımı, derin sırt dekolteli kırmızı bir look tercih
eden Chalamet, sıradışı tarzı ve cesur seçimleriyle kendinden bahsettirmeye devam ediyor.

Setlerden Kırmızı Halıya: Florence Pugh ve Chris Pine Arkadaşlığı
Yönetmen koltuğunda Olivia Wilde ve başrollerinde Florence Pugh ve Harry Styles’ın olduğu
‘Don’t Worry Darling’ geçtiğimiz gün festivalde prömiyerini gerçekleştirdi. Sahne arkasında
yaşandığı iddia edilen gerginlikler yüzünden merakla beklenen kırmızı halıda, akıllarda kalan
tatlı anlardan biri Florence Pugh ve Chris Pine’ın arkadaşlığı oldu. Chris Pine kamerasıyla
fotoğraflarını çekerken, kırmızı halıda Florence’ı tezahüratlara boğdu ve kalpleri ısıttı.

Comeback Moment: Brendan Fraser
Brendan Fraser, 2018’de GQ’a verdiği bir röportajda eski Hollywood Foreign Press
Association Başkanı Philip Berk’un kendisine cinsel istismarda bulunduğunu açıklamıştı.
Sektörü bırakma nedeni olarak da yaşadığı bu istismarı, annesinin ölümü ve boşanma süreci
gibi nedenleri göstererek gözlerden uzak bir hayat sürdürmeyi seçmişti.
Yönetmen koltuğunda Darren Aronofsky’nin oturduğu ve partneri öldükten sonra derin bir
depresyona yenik düşen obez bir adamın hayatını anlatan ‘The Whale’ filminde başrolde
Brendan Fraser olması, onu özleyenleri epey bir heyecanlandırdı. Fraser, filmin festival
prömiyerinde 6 dakika ayakta alkışlandı ve göz yaşlarını tutamadı. Alkış sırasında
duygulandığı için salonu terk etmeye çalışan aktöre rol arkadaşları destek oldu.

Power Couple: Greta Gerwig ve Noah Baumbach
Başrollerinde Adam Driver ve Greta Gerwig’in olduğu ve yönetmenliğini Noah Baumbach’ın
yaptığı, korku/dram filmi ‘White Noise’ görücüye çıkan bir başka filmdi.
Oyunculuğunun yanı sıra 2023’de çıkacak olan, başrollerinde Margot Robbie ve Ryan
Gosling’in olduğu Barbie filminin de yönetmenliğini yapan Greta Gerwig ve en son ‘The
Marriage Story’ ile övgüleri toplayan yönetmen partneri Noah Baumbach, Venice Film
Festivali’nin en iyi çiftlerindendi.

Cassie Has Never, EVER Been Happier: Sydney Sweeney
‘Bones And All’ prömiyerinde kırmızı halıda Euphoria ve The White Lotus gibi işlerle adından
söz ettiren Sydney Sweeney vardı. Sydney, kırmızı halıyı dizide kız kardeşi Lexi’i oynayan
Maude Apatow ile birlikte yürüdü. Armani Beauty’nin davetlileri olarak evente katılan ikili,
yine Armani lookları ve zamansız şıklıklarıyla çok beğenildi.

En Uzun Ayakta Alkışlanan: Blonde
Andrew Dominik’in yönetmen koltuğunda oturduğu ve Marilyn Monroe’nun hayatını anlatan film
‘Blonde’, prömiyerinin ardından 14 dakika ayakta alkışlandı. Başrollerinde Ana de Armas,
Adrien Brody ve Brad Pitt gibi isimlerin bulunduğu film, gösteriminin sonunda izleyiciler ve
eleştirmenler tarafından festivalin en uzun ayakta alkışlanan filmi oldu. Marilyn Monroe’a
hayat veren Ana de Armas alkış sırasında gözyaşlarını tutamadı.

79.Venice Film Festivali, 10 Eylül’de sona erdi ve filmlerin vizyon tarihleri için geri sayım
başladı.