Apolonia Sokol resmettiği figürlerle izleyiciyi neredeyse geri dönülmez bir şekilde resme odaklıyor. Batı resim tarihinde temsil edilmemiş kişileri fırça darbeleriyle ölümsüzleştirerek doğum sahnelerinden kürtaja, queer bedenlerden farklı ırklara hepimiz kendimizden bir şey bulabiliyoruz.

Fransız-Danimarkalı sanatçının kullandığı canlı renkler ve gerçekçi ifadeler dışında bir bebeği emzirirken veya protestoya katılırkenki resmedilişler, sergiye katılmak için bir davetiye niteliğinde. Çünkü “Sanat mesaj vermeli mi?” tartışması bir yana You Better Paint Me* sergisi adı üzerinde hepimizi yansıtıyor. Pek tabii tuvalde hayat bulması gereken daha çok kimlik var ama canlı tonlarla insan figürlerinin klasikleşmiş portreden farklı olarak sergilenmesi insanın ilgisini çekiyor. Portre sanatı üzerindeki politik duruşuyla tanınan ve onu bir yapbozun aracı olarak kullanma gereği duyan Apolonia Sokol; feminizm, queerlik, kadın temsili, ırkçılık karşıtlığı ve genel olarak beden siyaseti gibi birçok konuyu ele alıyor.

Paris doğumlu Apolonia Sokol üniversite eğitiminin ardından Los Angeles’a taşındıktan bir süre sonra Avrupa’ya geri dönerek Brüksel’e taşınıyor. Ve daha sonraları Paris’te tanıştığı Türk arkadaşları şair Lale Müldür ve film yapımcısı Kaan Karacehennem’i görmek için İstanbul’u ziyaret ediyor. İstanbul gezilerinden birinde, arkadaşı Kaan Karacehennem tarafından kaybettikleri arkadaşları Boysan Yakar’ın portresini yapmakla görevlendirilen Sokol, galeride sergilenen Boysan Alone & Boysan With Friends sergisiyle İstanbul’daki ilk sergisiyle bizlerle buluşuyor. Şimdi ise Boysan with friends resmini You Better Paint Me* sergisinde görüyoruz. 

İstanbul’la bir şekilde yolları kesişen Fransız-Danimarkalı sanatçının portreleri Fatih’teki The Pill sanat galerisinde. 30 Nisan’a kadar sürecek sergi, sanatçının Roma Akademisi’ndeki ikametini işaret ediyor ve Artemisia Gentileschi’nin mirasının üç yıllık araştırmasını kapsıyor.