Uzun zamandır dijital bir güzellik ve wellness platformu üzerinde çalışan, ancak pandemi sürecinde hazırlıklarını ertelemek zorunda kalan Vogue Türkiye eski güzellik direktörü Valerie Dayan, kendini iyi hissetmek ve bunu yaparken de başkalarına ilham olmak için “Beauty in Isolation” projesini hayata geçirdi. #BISwithValerie olarak başlattığı seri kapsamında Instagram Live üzerinden haftanın üç günü uzmanlar ve ilginç bakım rutinleri olan kişilerle mini röportajlar yapan Dayan, bu zorlu günlerde takipçilerini 1 saatliğine de olsa gündem harici konularla meşgul etmeyi amaçlıyor. Pazartesi ve çarşambaları uzmanlarla, cuma günleri ise güzellik ve wellness dünyasındaki en iyi isimlerle canlı yayında kısa soru-cevaplar yapan Valerie Dayan ile #BISwithValerie’yi, izolasyon günlerinde güzellik rutinlerini ve bakım sırlarını konuştuk.

Yakın zamanda “Beauty in Isolation” serinizi takipçilerinizle buluşturarak Instagram Live üzerinden mini röportajlar yapmaya başladınız. Öncelikle #BISwithValerie’nin ortaya çıkış hikayesini anlatır mısınız?

İzolasyon başladığında birçoğumuz gibi ben de kendimi çok yalnız ve çaresiz hissettiğim günler yaşadım. Almam gereken bütün tedbirleri almama rağmen, sürekli haber ve rakam takip edip dev bir endişe bulutunun içine sürüklendim. Üçüncü günün sonunda bana kendimi iyi hissettirebilen tek şeyin ise kendimle ilgilenmek ve gündemden bağımsız konularla ilgili içerikler okumak ve izlemek olduğunu fark etmemle beraber, Beauty in Isolation fikri bir anda ortaya çıktı.

Pandemi krizinden evvel, uzun zamandır dijital bir güzellik ve wellness platformu üzerinde çalışıyordum, ancak elbette tüm prodüksiyonlar durunca, platformumun hazırlığını ötelemek zorunda kaldım. Kendimi bu endişe balonundan çıkarabilecek şeyin, platformu beklemeden, pratik bir şekilde işimi yapmaya devam etmek olacağını anladım. #BISwithValerie, böylece oluştu. İşimin temelinde farklı araçlar kullanarak insanlara doğru bilgileri ulaştırmak, onlara ilham vermek ve kendilerini iyi hissetmelerine yardımcı olmak olduğu düşünüyorum. Bunu daha önce 7 yıl boyunca Vogue Türkiye’de güzellik direktörlüğü görevimle yapmaya çalıştım. Şimdi ise haftanın 3 günü canlı yayında uzmanlar ve ilginç bakım rutinleri olan kişilerle Instagram Live üzerinden küçük röportajlar ile yapmaya çalışıyorum. Beauty in Isolation isminin anlamı aslında bu zorlu günlerde de kendimize güzel bir an veya anlar yaratabilmekten geliyor. Beni izleyenlerin 1 saat boyunca gündem harici konular düşünmesi, kendileriyle ilgilenmek için ilham bulmaları beni çok mutlu ediyor.

Serinin ilk davetlisi make-up artist Fezi Altun’du. “Beauty in Isolation” listesinde bundan sonra kimler var?

#BISwithValerie’nin listesi oldukça kabarık! Wellness, saç, makyaj, meditasyon, kaş, cilt bakımı… Kısacası alanıma değinen her konudan profesyoneller ile kısa röportajlar yapacağım. Cuma günlerini ise rutinlere adadım. İleride sizlerle buluşturacağım platformumun ruhunu aslında tam olarak Cuma programlarında yansıtabileceğim. Basmakalıp bakım rutinleri olmayan isimlerle bir araya geliyor olacağım.

Canlı yayında konuklarınıza sorduğunuz bir soruyu size de yöneltelim o halde: Yeni hayatınızda bir gününüz nasıl geçiyor?

Aslında daha önceden de ofise bağlı olmadan çalışıyordum, ancak dışarıda katılmam gereken çok fazla toplantı vardı. Bu sebeple hayatımda çok büyük ve ani bir değişim oldu, birçok kişinin olduğu gibi. Ama evde vakit geçirmeyi seven biri olduğumdan çok zorlanmadım. Hatta #BISwithValerie’nin de programıma eklenmesiyle oldukça yoğun günler geçirmeye başladım. Egzersiz, yemek pişirme, temizlik, çalışma derken günlerim dolu dolu geçiyor. Akşamları işim bittiğinde ise benim için bakım ve dizi saati başlıyor. Şu sıralar konsantre olabildiğim tek dizi The Office.

Hijyen deliliğinin artmasıyla birlikte kişisel bakımımıza daha çok dikkat eder olduk. Sizin bu süreçte günlük hayatınıza eklenen yeni bir bakım rutini oldu mu?

Aslında çok fazla bir değişiklik olmadı, aynı rutinimi devam ettiriyorum diyebilirim. Ancak eskisine göre doğal olarak çok daha hareketsiz kaldığımdan, yüzümde ve vücudumda kan dolaşımını harekete geçirecek şeyleri daha fazla yapmaya çalışıyorum. Yüzüme Gua Sha ile masaj, vücuduma da kuru fırça masajı yapıyorum.

Şu sıra favori ürünleriniz neler? En çok ne kullanıyorsunuz?

O kadar fazla favori ürünüm var ki! Tata Harper Resurfacing Mask, Biologique Recherche VIP O2 maske, Lotion P50W, Zizia Botanicals Body Balm, Augustinus Bader The Cream, Misbahçe Nemlendirici Kızarıklık Karşıtı Aktif Yüz Suyu kullandıklarım arasında. Yüz suyunu hem stresten kızaran cildime, hem de yıkamaktan kuruyan ellerime uyguluyorum.

Peki son keşfiniz olan ürün hangisi?

Buly’den edindiğim küçük deniz süngeri. Temizleyici jel, süt, köpük veya maskeyi çıkarırken kullandığımda hem pamuk kullanımımı minimuma indirerek daha çevre dostu bir bakım rutinim olmasını sağlıyor, hem de cildimin daha parlak ve sağlıklı olmasına yardımcı oluyor.

Güzellik konusunu nasıl ele alıyorsunuz? “Self-treatement” olarak mı yoksa, modaya ve çevreye uyum sağlamak için bir ihtiyaç mı?

Benim için güzellik tamamen bireye kendini iyi hissettirmek için var olan bir alan ve araç. Zaman içerisinde bana kendimi iyi hissettirmeyen tüm uygulamaları ve yaklaşımları sorgulayıp, kendimi güzellik öğelerinden faydalanarak daha iyi hissetmenin yollarını buldum. Hepimiz özeliz ve farklıyız. Bana bunun aksini hissettiren şeyleri hayatımdan uzak tutmaya çalışıyorum. Benim dünyamda güzellik, farklılıklarımızı kutlamamıza yardımcı olan bir araç.

Kendini evde iyi ve güzel hissetmek isteyenlere neler önerirsiniz?

Eminim herkesin kendine göre farklı bir yöntemi vardır. Ben meditasyon ve egzersizi rutin haline getirdim. Kokunun hafıza ile olan ilişkisi çok güçlü olduğundan her gün mutlaka parfüm de sıkıyorum; böylece bir anlığına her şeyin normal olduğu günlerime ışınlanıp kendimi güvende hissediyorum. Ayrıca özel günlere sakladığım maskelerim, mumlarım ve makyaj malzemelerimi de kullanmaya başladım. Kendimi şımartacağım bir an varsa, o an şimdi.

Bu süreçte takip ettiğiniz isimler, hesaplar hangileri?

CAP Beauty ve Moon Juice’un Instagram hesaplarını takip ediyorum. Rosie Assoulin ve Laila Gohar’ın yaptığı yemeklerden de ilham alıyorum. Ancak genel olarak takip ettiğim isimler çok özlediğim arkadaşlarım ve ailem.

Sizce bu izolasyon süreci güzellik anlayışımızı nasıl etkileyecek?

Öncelikle doğal içeriklerden oluşan ürünlere hali hazırda olan ilgi ve isteğin artacağını düşünüyorum. Tüketiciler markalardan çok daha fazla şeffaflık bekleyecek. Güzellik araçlarının başkalarına kendimizi beğendirmek için değil, gerçekten de kendimizi iyi hissetmek için, yani #selfcare amaçlı kullanımının yaygınlaşacağını kestiriyor ve umuyorum.