Ara
Category:

Unframed

Freud’u nasıl bilirdiniz?

Sosyal mesafemizin arttığı her an, teknolojiyle daha da yakınlaşıyoruz. Evde vakit geçirmenin yollarını ararken, neyse ki Netflix imdadımıza yetişiyor. 23 Mart’ta yayınlanan “Freud” dizisi de, hayatımıza hızla giriş yapan Netflix yapımlarından. Kaybolma vakalarını ve cinayetleri çözmeye çalışan Genç Sigmund Freud’un, bir medyumla beraber gizemli olaylara karışmasını konu alan Avusturya yapımı dizi, 19. yüzyıl Viyana’sında geçiyor.…

Karantinada Sosyalleşmek

COVID19 tüm insanlığın psikolojik, ekonomik ve sosyal sınırlarını zorlarken insanları birbirlerine en ihtiyaç duydukları noktada daha da uzaklaştırırken görüntülü arama servisleri de önlenemez bir yükselişe geçti. İnsanoğlu 2020 yılında bir pandemiyle başa çıkmaya çalışırken, teknoloji ile arasındaki bağ da her geçen gün güçleniyor. İtalya'daki vaka sayısının Çin2i geçmesi, virüsün Avrupa ve Amerika'da hızla yayılması, hükümetlerin…

Fotoğraflardaki ipuçlarını toplayın!

Mert Terliksiz’in ilk editorial’ını yayınlamış olmamız aramızdaki bağı güçlendiriyor. Onun hızlı yükselişini takip ederken hikayesinin derinlerinde kaybolmak için de sabırsızız! 5- 6 yaşlarında iken babasının eline tutuşturduğu kullan at makina ile fotoğrafla tanışan Mert, fotoğraf makinası ile ilk kez yeşil başlı bir ördeği fotoğraflamış. Ve bu tutku kanınıza bir kez karıştığında ardınıza alıp gitmek pek…

Ways to realize the ideas !

Pixy Lio, gerçekçiliği üst düzeyde tuttuğu fotoğraflarında, yüksek sesle söylemek istediğimiz ama boğazımızda düğümlenen bir çok duygunun tercümanı. Grafik tasarım ile geçirdiği yıllar, binlerce görseli ardına alıp, kendi dilini oluşturmasına büyük katkı sunmuş. Farklı medyumlarda çalışan Pixy için disiplinler değil, fikirler öne çıkıyor. “Fotoğraf benim en çok kullandığım aracım. Nesneler ve videolar yaratmakla da ilgileniyorum. Benim için…

A Lunch Break with The Blaze

Bünyamin Aydın is in conversation with Guillaume and Jonathan of The Blaze Telaşlı bir İstanbul gününde, az rastlanır türden bir yemek molası… Şehrin tarihine şahit olan Pandeli’de, İstanbul’un en şahsına münhasır markası Les Benjamins’in kurucusu Bünyamin Aydın ile son dönemde müzik dünyamızı etkisi altına alan The Blaze grubunun yaratıcıları Guillaume ve Jonathan Alric’i bekliyoruz. İstanbul’daki…

Say Cheese!

Hikayesini Berrak Tüzünataç ve Melikşah Altuntaş’ın birlikte yazdığı, Caner Özyurtlu’nun ise hem senaryolaştırdığı hem de yönettiği ‘Biz Böyleyiz’, sinemaseverleri bir rüzgarla yakalayıp Ege’de bir kasabaya yolculuğa çıkarıyor. Ve bu kasabada sizi hem her halinizle kabul eden hem de en çok eleştiren, hem aranızdaki bazı şeylerin zaman aşımına uğradığı hem de her birini hep yanınızda hissettiğiniz bir dost…

A Muse: İpek Bilgin

Bu dergi, birçok büyülü anla dolu! Ama bunlardan en ilham vereni İpek Bilgin’le bir araya geldiğimiz zamanlar... Zaman gerçekten var mı? Yoksa insanların kendisine sınırlar çizmek için koyduğu bir kavram mı? Bir süredir bu sorularla doluydum, ama şimdi eminim. Zaman diye bir şey yok! Sadece siz ve doğrularınız var. Korku yok, vazgeçmişlikleriniz var. Ve hayat…

Hide and Seek w/ Beren Saat

Bazı insanlar bir ayna tutuyor size… Tüm korkularınızla yüzleştiğiniz keskin bir ayna. Ve bunu yaparken tek dileklerinin dünyayı daha yaşanılır daha dürüst bir yer kılmaya çalışmak olduğunu görüyorsunuz. Bazen çok da müdahil olmamak, hayata uzakta durmak yok olmak değil, aksine daha da var olmayı işaret ediyor. Ve Beren Saat tam da bu noktada hayatımıza giriyor.…

Bitmeyen Hikayeler: Pablo Rochat

Bir 'Instagram şakacısı' dediğimizde aklınıza kim geliyor? Seviyesiz internet şakalarının görsel yapısını inanılmaz bir ustalıkla anlayıp, meme'leri bir çeşit absürdüz kutsal dil seviyesine çıkaran bir sanatçı. Bir tasarımcı ve sanat yönetmeni olan Pablo, videolar, ışık enstalasyonları ve etkileşimli mobil deneyimler yarattı...Ama asıl olarak Instagram’da ustalıkla yaptığı sosyal medya gösterileriyle onu takip eden bir kült topladı.…

Replika: Ekin Özbiçer

“Düşünmek”, Ekin Özbiçer’in görsel dünyasını ifade etmek için kullandığı bir  kelime... Sanat, görseller yoluyla kendin olabildiğin bir yer. Ekin Özbiçer için ise, kendini anlatabildiği ve bir birey olarak neyi temsil ettiğini ve kim olduğunu gösterebileceği güvenli bir dünya. Şu an dünya, gelecek asırlar için keşfedilmeye, medyan okunmaya bekliyor… “Şanslı günümdeysem eğer, fotoğraflarımı; çizemediğim tabloları, çekemediğim filmlerin sahnelerini düşünerek yakalıyorum.’ Onun için fotoğraf bir çıkış noktası, bir ifade yöntemi… Ekin dünya’ya parmak izini bırakacak bir yolculuğa doğru…