Chanel Sonbahar/Kış’ 22 koleksiyonu Paris Moda Haftası’nda sunulurken, tüvitin domine ettiği tasarımlarla karşı karşıya kalıyoruz. 

Grand Palais Ephemere’de gerçekleşen Chanel defilesi, markanın ezelden beri tasarım kodlarında bulunan tüviti yeni renk ve materyal kombinasyonları ile karşımıza çıkarıyor. Markanın kreatif direktörü Virginie Viard’ın çalışmayı oldukça sevdiği bir materyal olduğunu söylediği tüvit, canlı renkli, oversize formlu ceketlerde ve uzun çoraplar ile kombinlenen eteklerde sıkça kullanılmış. 1960’ların İngilteresi’ndeki renkli albüm kapakları Viard’a ilham olurken, sivri uçlu topuklu ayakkabılar ve dizüstü kauçuk çizmeler gerçekten de günümüze ait olmayan bir hava yaratıyor.

Tamamen tüvite ayrılan bir koleksiyon aynı zamanda markanın geçmişini onurlandırmanın farklı bir yolu. Gabrielle Chanel’in ayak izlerinden gittiklerini söyleyen Virginie Viard, onun İskoçya kırsalında yapmayı sevdiği yürüyüşlerini hayal ederek oradaki renk skalasını da yansıtmaya çalıştıklarını ekliyor. Gabrielle Chanel’in Westminster Dükü’ne olan aşkı ve onun tüvit ceketlerini kendi parçalarına dönüştürme hikayesi de aynı zamanda Chanel’in başka bir ilhamı. Aşık olduğun kişinin kıyafetlerini giymekten daha seksi bir şey olmadığını belirten Viard, Chanel’in tüviti feminenleştirme misyonunun arkasındaki hikayeyi de böylece paylaşmış oluyor.