Çizimlerinde ilk bakışta canlı renkler ve hayvan figürleri dikkat çekiyor ve Dilara Akbal’ın tam olarak yapmak istediği bu: içindeki eğlenceli karakteri ortaya çıkarmak. Çizimleriyle İstanbul’u sempatikleştiren illüstratör, kendi deyişiyle sınırların içindeki sınırsızlıkları seviyor. 

Grafik tasarımı mezunu olan Dilara Akbal, yolda yürürken karşılaştıklarını oyuna çevirme güdüsüyle fikirlerini somutlaştırıyor. Konya’daki doğal yaşamın ve kırlık alanların çizimleri üzerinde bir etkisi var. Nitekim koyu sarı ve yeşil tonlarının ilham kaynağı küçük şehir. “Küçük şehirde sorunları izlerken İstanbul’da olayın içindesin.” diyor Dilara Akbal. Birçok markayla yaptığı işbirliklerini incelediğimizde capcanlı renklerden, hayvan figürlerinden ve kendine has mizahından kar amacı gütmediği aşikar. Sınırların içindeki sınırsızlıkları seven Dilara’nın çizimlerini toplantı odasında, ayakkabı mağazasında veya havuz kenarında görebilirsiniz.

Zaman zaman içimizi boğan metropolü, özlediğimiz yeşil rengiyle bütünleştiğini görmek ve çocuksu haliyle bakabilmek ne güzel.

Kaç yaşında hissediyorsun?


Hayattaki en büyük önceliğin.


Bir sanatçının en mutlu olduğu an.


En büyük ilham kaynağın.


Seni en çok ne korkutur?


Konfor alanınından çıkmayı nasıl çizersin?


Kontrolü elinde tutmak mı, akışa bırakmak mı?


Kaygısız bir hayat.


Bardağın yarısı dolu mu boş mu?


Öngörülebilirlik mi, heyecan mı?