İnsan bedenini bir tuval olarak görmek ve çeşitli uygulamalarla bu bedeni süslemek, tarihin çok eski zamanlarına kadar dayanan bir gelenek. Kimileri için kendini ifade etmekte bir aracı, kimileri için bir dikkat çekme yöntemi, yer yer isyan ya da sanatın farklı bir dalı. Her ne amaçla olursa olsun, tüm dövmelerin ortak bir yanı var, o da sonsuzluk. Bedeniniz yok olana kadar sizinle olan, sonsuz bir sanat eseri olarak dövmeye odaklanıyoruz. 

Dövmeler herkes için bir diyalog başlatır. Kimisi kendi iç dünyasını yansıtır ve kendini anlatır, kimisi zevklerini ve sevdiklerini göz önüne serer ya da kendisine verdiği sözleri unutmamak için bedenine işleme ihtiyacı duyar. Bir ifade sanatı olan bu uğraş bir mürekkep darbesinden çok daha fazlasını ifade eder çünkü boyutu veya içeriği ne olursa olsun altında derin bir hikaye taşır. Derimizde sonsuzlaştırdığımız en küçük tasarım bile sonsuza kadar taşıyacağımız bir sanat eseri işlevi görür bizler için. İster bin yıl önce ister bugün olsun, her kültürde dövmenin kendine has bir karakteristiği var. Sosyal bir kimlik ve aidiyet duygusunun yanı sıra dövmenin bir sanat olduğu yadsınamaz bir gerçek. Nitekim günden güne gördüğümüz farklı tasarımlar ve teknikler, dövmeyi bir sanat formu olarak değerlendirmemiz için yeterli. Uygulamanın kendisi de bir sanat formu olarak kabul edilebilir çünkü sadece dövmeyi yapma şeklinizi değiştirerek bir dövmenin görünüşünü değiştirmek mümkün. 

Sonsuza kadar bedenimizde kalacak bu kalıcı eserlerin tasarımı ve uygulaması kadar bakımı da bu sonsuzluk denkleminde önem kazanıyor. Güzel, anlamlı ya da kıymetli bir tasarımı bedenimize işletmek her ne kadar cezbedici gelse de, bu görselliği uzun süreler aynı güzellikte tutmak da bir o kadar önemli. Hem cildin hem de dövmenin sağlığını korumak, bu amaç için de doğru ürünleri seçmek ve uygulamaktan geçiyor. Dövmenin sonsuzluğunu korumak da bir nevi sanat haline geliyor diyebiliriz.İnsanlıkla aynı yaşta olmasa da hatırı sayılır bir süredir hayatımızda olan dövmeler, hem bir o kadar kişisel hem de aidiyet duygusuyla birlikte bir o kadar evrensel. Paylaştıklarımız ve sergilediklerimizle bir hafıza yarattığımız ve uzun yıllar bizimle olan dövmeler, ilerleyen dönemlerde de sonsuzluğu bizlere anımsatacak bir kolektif bir anı defteri olarak hayatımızda biriktirdiklerimizi yansıttığımız alanlar olmaya devam edecek.