“The Square” flmi ile tanıdığımız Ruben Östlund’un 2010 yapımı kısa filmini inceliyoruz. “Incident by a Bank” isimli film 2006 yılında Stockholm’de gerçekleşen bir soygunun canlandırması.

2006 yılında filmin yönetmeni Östlund ve yapımcısı Erik Hemmendorff’un şahit olduğu ünlü soygunu betimleyici şekilde canlandırdıkları 12 dakikalık bir şaheser. Cannes’da Altın Palmiye almasından yıllar önce çektiği ve Berlin Film Festivalinde En İyi Kısa film ile Altın ayı sahibi olan film tek planda ve tek seferde çekilmiş bir uzmanlık eseri. 

90 oyuncunun bir kareografi ile teker teker üstlendikleri rolleri kolektif bir biçimde uyguladıkları film tek açıdan çekilmiş. Zaman zaman kısıtlı sayıda zoom-inler ile yine açı kaybedilmeden karakterlerin ne konuştuklarına veya nasıl tepkiler verdiklerine ufak da olsa odağımızı çeken Östlund’un derdi insanların ani ve rahatsılık verici durumların içinde kaldıklarında verdikleri tepkileri, bir diğer deyişle kayıtsızlığı anlatmak. 

Ana odağına kendileri olduğunu tahmin ettiğimiz iki kişinin konuşmasını alan film soyguncuların bankanın önüne gelişi ile başlayıp yakalanmaları ile bitiyor. Başarısızlıkla sonuçlanan soygunu sokakta, bankanın etrafında bulunan kalabalığın uzaktan izleyişini ve kayıtsız kalışını görüyoruz. Bir mezuniyet parade’i olduğunu anladığımız, bangır bangır müziklerle eğlenen gençlerin doldurduğu otobüslerin belirli periyotlarla bankanın önünden geçişi hayatın akmaya devam ettiğini anlatmaya çaba gösteren çok da ufak diyemeyeceğimiz detaylardan birisi. Binanın içinde soygun gerçekleşirken dışarda kendi işine devam edenler, çocuklarını gezdiren anneleri izliyoruz. Bu noktada hala polisi aramakta kararsızlık yaşayan ana iki karakterimiz ise olayı ve binanın içini uzaktan izlemeye devam ediyor.

Soyguncuların önce yanlış kapıdan girmesi, ellerindekiler düşürmeleri, geldikleri motoru asla park edememeleri gibi ufak ufak detaylarla aslında olay olabildiğince gerçeklik ile anlatılıyor filmde. Hiper realite üzerine kurulu film dramadan çok kara mizah unsurları içermekle beraber düşündürüyor da bizi. Kaçmalarını biraz da olsa geciktirmek için motoru düşüren yaşlı adamı izliyoruz büyük bir dikkatle filmin son çeyreğinde. Olaya kayıtsız kalmayan tek kişinin yaşlı adam olması jenerasyon problematiğini hissettiriyor. Tabi karakter seçimlerinin tamamen olayın gerçekleştiği perspektifle yapıldığını biliyoruz. Bu noktada da her ne kadar yönetmenin bu noktaya basmak istediğini söylemek çok da mümkün olmasa da ister istemez gerçek olayda da tepkisiz kalmayan tek kişinin bu adam olması dikkat çekici.

Filmin sonunda banka güvenlikleri soyguncuları yakaladığında ise çevredekilerin yardım teklifi etmesi oldukça trajikomik. Gerçek olaylardan esinlenilen birçok film izlesek de bu film bir esinlenme eseri değil. Incident by a Bank gerçek bir olayın birebir canlandırması. Östlund’un dahiyane kadrajı ve kareografi ile çekilen bu tek sahnelik filmini izlemek isteyenler filmi MUBI’de bulabilirler.