Clubhouse’ın bir gecede sükse yaptığı o çılgın dönemde özellikle Amerikalıların odalarından eksik olmayan bir konu da NFT’lerdi. Blockchain teknolojisinin dünyayı ele geçirdiği şu zamanlarda, diğer tüm sektörler gibi, büyük moda ve kozmetik markaları da NFT dünyasından uzak kalamazlardı ve tabii ki bunu bir fırsat olarak görüp kendilerine yeni bir gelir yolu yaratmalılardı. Somut ürün satmaya alışık markaların dijital sanat eserleri ne kadar sükse sağlayabilir? NFT sisteminin bilindiği üzere yarattığı çevresel ve sürdürülebilirlikle ilgili problemler bu markaların imajını ne kadar etkiler?

Gif: NARS NFT – Vogue Business 

Geçtiğimiz Temmuz ayında en büyük kozmetik markalarından biri olan Shiseido’nun alt markası NARS, 3 kadın sanatçı tarafından tasarlanmış olan NFT’lerini Truesy platformunda satışa çıkardı. Markanın oldukça popüler olan Orgasm allığından ilham alınmış bu eserleri dijital olarak koleksiyonunuza ekleyebilirsiniz. Aynı zamanda dijital ve fizikseli harmanlayarak güzel bir noktaya değinen NARS, NFTleri satın alan kişilere fiziksel olarak da bir makyaj seti gönderiyor. Kozmetik severler için belki de yeni bir kapı açan bu girişimin başarısını önümüzdeki zamanlarda görebileceğiz. 

Dijital dünyaya adım atan bir başka marka ise Givenchy. Markanın son yıllardaki stratejilerinden biri zaten kendini dijitalleşmeye adamak olduğundan, NFT’ler ortaya çıktığında bu furyaya katılması pek de sürpriz olmadı. Haziran ayında marka, sponsor olduğu ilk NFT sanat eserinin 1.952 kopyasını VeVe platformunda iki saniyede sattı. Dijital sanat kolektifi Rewind Collective ve Londra galeri sahibi ve LGBTQIA+ aktivisti Amar Singh ile çalışarak LGBTQ+ kuruluşu Le Mag Jeunes için 128.000 dolar topladı. İyi bir stratejiyle dijital dünyaya adımını atan Givenchy’den ilerleyen zamanlarda benzer haberler bekleyebiliriz. Kuruluşları destekleyerek bir girişim yapmak bir moda evi için oldukça akıllıca denebilir, bu sayede biraz da olsun NFT’lerin çevreye verdiği etkileri insanlar göz ardı edebiliyor ve markanın imajı -şimdilik- çok da etkilenmiyor. 

Fotoğraf: A Still from the NFT – Givenchy Parfums

Saint Dilara Beach Club isimli bir NFT adası yaratarak size tek yön ayrıcalıklı bir yaz tatili bileti sunan Dilara Fındıkoğlu ise sanat eserlerini Foundation platformunda açık artırmaya çıkardı. Saint Dilara Beach Club’daki eşyalara dijital olarak sahip olabilir ve alternatif realitenizi dekore edebilirsiniz. Enes Güç, Zeynep Schilling ve müzik için Studio Labour işbirliğinde yaratılan bu NFT’ler ile kendi dijital plajınızı yaratıp bitmeyen bir yaz yaşayabilirsiniz.

Sektöre yine farkını koyan Gucci ise Aria koleksiyonuna dikkat çekmek için bir NFT filmi yarattı. Givenchy gibi bağış stratejisiyle ilerleyerek, bu eserden sağlanan gelirleri UNICEF’in COVID-19 aşılarına küresel düzeyde adil erişim sağlama çabalarını desteklemek için bağışladı. Eser 18 sanatçıyı bir araya getirerek oluşturuldu ve Alessandro Michele öncülüğünde tasarlandı. 

NFT’lerin moda markaları için potansiyel olarak bir faydası olabileceği doğru olsa da, aynı zamanda bazı ağır maliyetleri de beraberinde getiriyor. Genel olarak kripto para dünyası zaten çevresel olarak maliyetli ve NFT’lerin de bu israfa katkı sağladığı bir gerçek. Ne kadar çekicilik ve özgünlükleriyle baştan çıkarsalar da, NFT’ler, sürdürülebilirliği hedeflerinden biri olarak listeleyen markaları, onları destekleyenler için önemli bir risk oluşturabilir. Daha çok yeni olan bu dünyada ilerleyen günlerde bir çok moda markasının eserlerini de görecek gibiyiz.

Kapak Görseli: Saint Dilara Beach Club – Foundation App