Eserleriyle belki de aklımızda en çok yer edinen sanatçı Andy Warhol, günümüz teknolojisiyle gerçek anlamda hayata dönüyor. Nitekim yapay zeka sayesinde The Andy Warhol Diaries belgeselini, kendi sesiyle dinleyeceğiz. 

Tüketmek için tüketmenin zirve yaptığı bu yüzyılın ekmeğini en iyi yiyenlerden sanatçı Andy Warhol, sıra dışı yorumuyla pop art dediğimiz sanatın öncüsü. Ünlü Marilyn Monroe eseriyle kendisini tanıdığımız için bilinçaltımızda Warhol’un da aynı eserleri gibi neşeli, renkli olduğu düşüncesindeyiz. Oysa filmleri aratmayacak bir hayat hikayesine sahip. 

Altı kısımdan oluşacak Netflix belgeseli için Warhol’un hayatını kısaca ele almakta fayda var. Oldukça yoksul bir çocukluk geçirdikten sonra hayatı peş peşe gelen trajedilerle dolu. Babasının ölümü üzerine bir sinir hastalığı olan St. Vitus’e yakalandı. Çelimsiz vücudu ve solgun teni nedeniyle çocukluğu hayatı zorbalıkla geçti ve annesinin ona hediye aldığı kalemlerle odasına çekilip saatlerce resim yaptı. Yaşadığı tüm zorluklara ek olarak Katolik bir aileden geldiği için eşcinsel olduğunu uzun yıllar saklamak zorunda kaldı. Ama ünlü günlükler çok daha sonra, vurulduktan sonra kaleme alındı. Tüm bu trajedilerin yanı sıra belgesel, yüzümüzü güldüren ve merak ettiğimiz Warhol-Basquiat arkadaşlığını da gözler önüne serecek. Her ne kadar Warhol sanat dünyasında farklı olsa da kişisel hayatında son derece mahremdi.

Belgeselin en ilgi çekici yanı, Warhol’un kendi hayatını kendi ağzıyla anlatıyor gibi görünmesi. Dizinin orijinalinde, aktör Bill Irwin tarafından okunan ve Warhol’un Pittsburgh aksanının, bir metin-konuşma algoritması kullanılarak yapay zeka sayesinde sanatçının gerçek sesinin bir taklidi yapıldı. Glee ve American Horror Story ile tanıdığımız Ryan Murphy yapımcılığındaki belgeseli, şüphesiz Warhol eğer yaşsaydı beğenirdi. Ötekileştirilen sanatçı da tıpkı şimdilerde çıkacak Netflix belgeseli gibi popüler olanı kullanmasını çok iyi biliyordu. Ne gariptir ki aradan 50 yıl geçmesine rağmen kendini hiçbir yere ait hissetmeyen Warhol’un hayatı milyonlar tarafından izlenecek. Adını sanatçının günlüğünden alan The Andy Warhol Diaries, yakın arkadaşı Pat Hackett tarafından düzenlendi. Kitapla aynı adı taşıyan Netflix belgeseli 9 Mart’ta gösterime girecek. 

“Ben sadece bir ucubeyim. Kimseye çok yakın değildim. Gerçi, sanırım olmak istedim.” sözleriyle biten fragmanın Warhol’un ne hissettiğini iliklerimize kadar hissediyoruz. Hiçbir yerde tutunamamış, yabancı kalmış birinin bir süre sonraki boşvermişliği.