Netflix’te Mart ayının başında yayınlanan Pera Palas’ta Gece Yarısı büyük ilgiyle karşılandı. Başrollerini Hazal Kaya, Selahattin Paşalı, Tansu Biçer, Engin Hepileri ve Yasemin Szawlowski’nin paylaştığı Charles King’in aynı isimli kitabından esinlenerek hazırlanmış fantastik bir hikayeye tanıklık ettik. Dizinin yapımcısı ve yönetmeni Emre Şahin, kitabın onda bıraktığı etkiyi; “Otel üzerinden İstanbul’un tarihini oradan modern Türkiye’nin başlangıcını anlatan bir kitap” sözleriyle vurguluyor ve ekliyor; “Burada da değişen İstanbul’da sabit olan birkaç şeyden bir tanesi Pera Palas Oteli.” 

Netflix’in, büyük ilgi toplayan dizisinin nasıl hayata geçirildiğini anlatan belgesel; Based Istanbul yaratıcı yönetmenliği, Pelin Kaçar yönetmenlği ve BI Creative yapımıyla hazırlandı. “Nasıl Hayata Geçti?” belgeselinde dizinin arkasındaki güçlü prodüksiyon ve uluslararası ekip işine şahit olma fırsatını buluyoruz. Oyuncuların karakterler analizlerini, dizinin en başından itibaren yapım sürecinin yanı sıra VFX – görsel efektler ile 1919 İstanbul’unun nasıl yaratıldığını hem yönetmenler hem oyuncular hem de görüntü ekibinden dinleme şansı bulduğumuz belgeselde dizinin her detayına gösterilen özeni de görüyoruz. Yönetmen Emre Şahin, yapım sürecinde ilk adımı dönemi anlamak ve dönemle bağ kurmakla attıklarını iletirken, 1919’un aslında tarihsel olarak oldukça belirsiz bir dönem olmasıyla dizideki karakterlerin iç dünyaları arasındaki bağı anlamamıza yardımcı oluyor. Dönem şartları gereği Istanbul bölünmüş, Pera’nın yaşadığı gerçeklik apayrı iken Haliç’in öbür ucu olan Sütlüce’nin bambaşka bir gerçeklikte yaşadığını özetleyen Şahin, bu bölünmenin en doğru şekilde anlatılabilmesi için oldukça detaylı araştırmalar yaptıklarını iletiyor. Bugünün Pera Palas’ı ile birlikte ekibin inceledikleri döneme dair en doğru şekilde izleyiciye sunduğu kısmı ise sanıyoruz ki dönemin en önemli isimlerinin Pera Palas’la yollarının bir şekilde kesişmesi. İlerleyen bölümlerde Pera Palas ile köşe kapmaca oynayan mekanımız Garden Bar’ın önemi 1920’lerde olduğu gibi dizide de oldukça güçlü anlatılmış. Dizinin yönetmenlerinden Nisan Dağ ise dönemi şöyle anlatıyor: “Çok renklilik ve çok kültürlülük; her kenardan bir doku, hikaye ve dil çıkıyor dönemin İstanbul’unda.” Dağ, Charles King’in sözleri ile bizi dönemle buluşturmayı başarıyor aslında, ‘İstanbul caz gibidir’. 

Dizinin senaristi Elif Usman için ise durum daha soyut. Dizideki hikayenin tamamen bir hayal ürünü olduğunu vurgulamakla beraber bizi hayal dünyamıza tutunmaya itiyor ve böyle bir olayın gerçekleşmemiş olmasının da kanıtlanamayacağını söylüyor. Dizinin yapım aşamasında çalışmaya başlayan ilk ekipler, sanat, kostüm ve görüntü ekipleri olmuş.  Yönetmenlerle birlikte  dizinin sanat yönetmeni Zeki Sarayoğlu mimarisinin çok değişmemesi ile birlikte Pera Palas’ın balo salonu ve çay odası alanlarının aynı kaldığını anlatırken, düzenleme sürecinde tercih edilen renk ve konsept seçiminin bu mimaride ve dönemin sanat akımlarında kullanılan pastel tonlarda gizli olduğunu özetliyor. Projenin VFX Supervisor’ı Tobias Wolters için ise projenin çok büyük bir avantajı var ki İstanbul’da hala dizinin konu aldığı mekanların ve binaların korunabilmiş olması. Tüm bunları efektleri yaratırken çok büyük bir referans noktası olarak alan VFX ekibi için mevzu görüntüleri sıfırdan yaratmaktan çok eski İstanbul ile yeni İstanbul’un birbirine uyumunu hayata geçirebilmek olmuş. Dizinin oyuncuları Hazal Kaya, Tansu Biçer ve Selahattin Paşalı için ise can verdikleri karakterler Doğu ve Batı sıkışmışlığının tam ortasında iken birbirlerinin maceralarına tutunarak birlikte bir yolculuğa çıkıyorlar. 

Dizi, biz izleyenlere çok keyifli 8 saat geçirtmekle beraber kimi zaman dönemin önemli isimlerine özlem duymamıza da sebep olan bir içtenlikle yaratılmış. Pera Palas’ta Gece Yarısı Netflix’te, dizinin yapım sürecini anlatan belgesel ise Netflix Türkiye Youtube kanalında yayında.