Yıllardır iç çamaşırı endüstrisinin artık içi boşaltılan kapsayıcı olma ve güç aşılama vaatleri dışına çıkan sanatçı ve couturier Michaela Stark; beden olumlama, kadınlık ve kıvrımlarını sevme kavramlarının üzerinde durarak figürlerini tanınmaz ama vahşi ve romantik siluetlere dönüştürüyor.

Comme Des Garçons’un bu sene başlarında Paris’te açtığı yeni sergi, konser ve toplumsal etkileşim alanı 3537’deki “Stark Naked” adlı sergisinde, Michaela Stark kendi tasarladığı iç giyim tasarımlarını sunuyor. Bir heykel gibi vücudu yontan ama aynı zamanda biçimsizleştirmeyi hedefleyen parçalar, modanın sorunlu işleyen kapsayıcı ve body positivity bakış açısına hitap ediyor.

“Stark Naked” sergisi, sanatçının yeni couture tasarımlarının ve korseler, kurdeleler, şifon, tül ve organze iç giyim malzemelerinin Sølve Sundsbø tarafından çekilen fotoğraflarından oluşuyor. Kendilerini giyen bedenleri tanınmayacak hale gelene kadar biçim değiştirmeye iten parçalar, şu zamana kadar güzel olduğunu öğrendiğimiz her şeye de meydan okuyor. Özel olarak üretilmiş her parça, couture teknikleri ile oluşturulurken, sanatçı zarif ipekler ve karmaşık süslemeler ile tasarımlarını destekliyor.

“Büyük beden sesleri yüceltmeyi amaçladım çünkü vücutlarını ne kadar değiştirsem de, tasarımlarımın üzerinde duruşları daima onların kontrolü altında.” diye açıklayan Michaela. “Body positivity akımı tek bir bedenin herkese uydurulabileceği bir fikre dayanmıyor. Kültürel bir etki yaratabilmek için farklı bireylerin, farklı ihtiyaçlarına cevap verebilmek gerekiyor.“ diye de ekliyor. Cinsiyet ve beden spektrumunda gezinirken, tasarımcının bu çalışmaları bir fotoğraf serisinin de medyumu haline geliyor ve Stark‘ın en büyük çalışma amacını oluşturuyor.

Bu koleksiyonda her parça birbirinden eşsiz ve giyecek kişinin bedenini mükemmel olarak destekleyecek şekilde üretilmiş. Sergi için ise eserleri tek başına sergilemeyi tercih eden Stark, vücudun eserlerin önüne geçmemesini amaçlıyor. 3537’de düzenlenen show, sanatçının Jean Paul Gaultier ile işbirliği içinde sunduğu bir performans ile tamamlanırken, 19 Aralık’a kadar da Paris’te sergilenmeye devam edecek.