Suudi Arabistanlı moda tasarımcısı Lamia ve Suriyeli moda tasarımcısı Rakan, Esmod, Beyrut’ta çalışırken kendi moda evleri Lamrak’ı kurmaya karar verdiler. Lamrak zerafet ve modernliğin bir kombinasyonu…Modern feminen kadın için yeni bir moda anlayışı yaratmaya çalışıyorlar. Şimdi Lamia & Rakan ile tanışmak zamanı!

Nasıl bir araya geldiniz? Ve İstanbul’da yaşayıp çalışmaya nasıl karar verdiniz?

Esmod, Beyrut’ta okurken yakın arkadaş olduk. Beyrut’ta durum kötüleşince, yaratıcılığımızı daha barışçıl bir ortamda ifade edebileceğimiz daha güvenli bir ülkeye taşınmak zorunda kaldık. Fikirlerimiz ve tasarımlarımızın birbirine mükemmel uyumu beraber çalışmamıza sebep oldu. Böylece, gençliğimizden beri hayalimiz olan kendi moda markamızı kurmaya karar verdik.

İstanbul’u nasıl sahiplendiniz ve karşılığında onun sizi sahiplenmesini nasıl sağlayacaksınız?

Aşırı kültürel farklılıklar olmadığını ve hatta burdaki kültürün bir şekilde Arap kültürüne benzerliğini görünce ihtişamlı İstanbul’u sahiplenmek çok zor olmadı. Biz tasarımlarımızla kendi kültür ve geleneklerimizi (Suudi Arabistan ve Suriye) temsil ediyoruz. Modern tasarımlarımlara oryantal kıvrımlar getirerek dünya çapında insanların Araplar üzerine koyduğu basmakalıp imgelerden kurtuluyoruz.

Modaya olan yatkınlığınıza etki eden bir figür var mı?

Modaya olan yatkınlığımızı etkileyen isim efsanevi Mısırlı kadın oyuncu Soad Hosny. O, 1960’larda Arap dünyasında bir moda ikonuydu, moda anlayışı hem meydan okuyucu hem de şıktı bir kadının en ideal temsili. Zamanında bir asi.

Çizimden tasarıma, tasarımdan üretime, bize sürecinizi anlatır mısınız? İşinizi nasıl paylaşıyorsunuz? Veya her adımda beraber çalışmayı mı tercih ediyorsunuz?

Giysileri tasarlamadan önce ilham veren bir konuda karar kılıyoruz ve bu konu üzerine araştırma yapıyoruz. Gerekli bütün bilgileri topladıktan sonra tasarımlarımızın ruhunu taşıyacak bir moodboard yapıyoruz, üstüne giysileri tasarlamaya başlıyoruz. Bütün tasarımlarımız atölyemizde üretiliyor ve tasarımlarımızdaki bütün detaylar el yapımı. Tüm tasarım ve üretim süreçlerinde beraber çalışmayı tercih ediyoruz.

Gelecek koleksiyonunuzdan söz eder misiniz?

Gelecek koleksiyon 1920’lerden esinleniyor (ART DECO). Belli bir dönemin tasarımlarını kopyalayan tasarımcıların aksine bizi eşsiz yapan, 1920’li yılların zenginliği ve zerafetini yakalayan detaylarla farklı yoğunlukta ve modern tasarımlar yaratıyor oluşumuz. Tasarımlarımızda hem moderni hem de 1920’nin özünü barındırıyoruz.

Belli bir estetik stiline takılmak moda tasarımcısının yaratıcılığını nasıl etkiler? Bu sizce yaratıcılığı sınırlandırır mı?

Evet, kesinlikle moda tasarımcısının yaratıcılığını sınırlandırır. Biz her zaman kalıpların dışında düşünüyoruz ve belli başlı bir estetik stiline takılmak tasarımcının yaratıcılığını o kalıplar çerçevesinde köşeye sıkıştırır. Belli bir tasarıma takılmamaksa bir çok çeşitli ve özgün müşteri ilgisi yakalar ve bir markanın görünmesine yardımcı olur.

Tasarımınızın ana noktası “özgün hisset!” Bu noktadan çıkarak günümüz modasını nasıl görüyorsunuz? Gelecekte daha fazla özel dikim işler yapacak mısınız?

Günün modası, eski tasarımlar üzerinde biraz daha gelişmiş görünümle yeniden hayata geçirilen eski moda stillerine dayalı. Biz kesinlikle her sezonda daha fazla özel dikim yapacağız.

İnternetin günümüz moda endüstrisini değiştirmeye yardımcı olabileceğine inanıyor musunuz?

Internetin sadece moda endüstrilerini değil, dahası tüm dünyayı değiştirdiğine inanıyoruz.

 

“Moda endüstrisinin yaratıcılık, çeşitli moda stilleri, his ve zaman üzerinde herhangi bir kısıtlaması olduğunu düşünmüyoruz. Hepimiz aynı çağda yaşıyoruz, ama orada hala her zaman farklı ve eşsiz tasarımlar buluyoruz. ”

Günümüzde modanın hızını ve gelişimini değerlendirdiğinizde, endüstrinin kuralları yaratıcılık sürecinizi nasıl etkiliyor?

Biz modayı belli bir dönem olarak görmüyoruz. Moda bir zaman tüneli, doğuşundan bugüne kadar. Ancak moda trendleri çok çabuk değişiyor ve biz bunun sadece doğal olduğunu düşünüyoruz. Dünyadaki her şey gibi moda da gelişiyor ve değişiyor; yeni trendler ortaya çıkarıyoruz ve eskilerini keşfediyoruz. Moda endüstrisinin yaratıcılık, çeşitli moda stilleri, his ve zaman üzerinde herhangi bir kısıtlaması olduğunu düşünmüyoruz. Hepimiz aynı çağda yaşıyoruz, ama orada hala her zaman farklı ve eşsiz tasarımlar buluyoruz. İnsan, eski veya daha modern, basit veya daha karmaşık tasarımlar buluyor.

 

Sizce işinizin en büyük zorluğu nedir?

Bu işin en zor yanı kalite ve miktarı dengeleyebilmek ve müşterinin taleplerini tatmin edebilmek.

 

Kendinizi ve aklınızı her koleksiyonda nasıl yeniliyorsunuz?

Kendimizi her koleksiyon öncesi yeni şeyler keşfederek, çevredeki gelişmeleri takip ederek, tarihimizle ve mimarimizle yeniliyoruz.