Soğuk bir Pazartesi günü New York’ta salaş bir çatı katında Victoria Rizvi, (Calvin Klein’da Yeni Ürün Girişimleri, İşbirlikleri ve Özel Projeler Başkan Yardımcısı), Jacob Jordan, (Calvin Klein’da Yeni Ürün Girişimleri Ürün Stratejisi Başkanı ve Global Merchant) ve Tasarımcı, kreatif direktor, içerik üreticisi ve sanatçı Heron Preston, yakında çıkacak olan Heron Preston for Calvin Klein: Season 2 Koleksiyonu hakkında sorularımızı yanıtlamak için bizimle bir araya geldi.

Bu koleksiyon tamamen Calvin Klein’ı ve markanın DNA’sını kutlamakla ilgili. Konfor, evrim, yeni malzemeler, detaylar, renkler ve stiller koleksiyonun temel unsurları. Bu sezon, geri dönüştürülmüş Alpaka yünü gibi daha sıcak malzemelerin ve Waffle termal ve Puffer gibi fonksiyonel parçaların tanıtımı ile soğuk aylara hazırlanıyoruz. Koleksiyonla arşivlerin derinlerine inerek, Calvin Klein’ın New York gençliğinin zeitgeist’iyle karışmış mirasına dair ipuçları bulmayı umuyoruz. İnce elastik sütyen ve uçuk sarı balkonet, rahatlığı ve özgünlüğü hissetmek için bu sezon ihtiyacımız olan tek şey. Heron Preston’ın cinsiyetsiz bir başka koleksiyonu olan Season 2, size erkek arkadaşınız, erkek kardeşiniz ve hatta eski sevgilinizle kıyafetlerinizi kolayca değiştirme özgürlüğü verecek.

Bu sezon en çok hangi parça için heyecanlısın?

Heron Preston: Bu sezon, daha sıcak tutan parçalar üretmek için yeni güncellemeler yaptık. Puffer ceket düşündüğüm ilk parçalardan biri çünkü (gülüyor) bugün gerçekten soğuk bir gün, bu yüzden o ceketi giymek için sabırsızlanıyorum. Ayrıca waffle termalleri, küçük bir çocukken California’da büyüdüğümden, Tahoe’da kayak yapmaya gittiğimden beri severim, waffle termallerini her zaman diğer parçalarımın üzerine bir taban katmanı gibi giyerdim. Bu yüzden bugün hala onları seviyorum. Puffer ve The Waffle Thermal bu sezon gerçekten sabırsızlıkla beklediğim parçalar. 

Jacob Jordan: Kot. Kesinlilkle kot. Denim, markamızın, DNA’mızın çok büyük bir parçası. Ve Heron’un ve ekibin neler yaşadığını ve buna odaklanmak için ne kadar zaman harcadığını biliyorum. Deneme, deneme, ve çok fazla deneme yapıldı. Kot pantolonların hastasıyım, geçen baharda başladığımız şeye göre harika bir hareket olduğunu düşünüyorum. 

Bu sezonun başlangıç ​​noktası/konsepti neydi?

Heron PrestonBiliyorsunuz ki, temel parçaları sunmakla ilgili konsept bu sezon da aynı kaldı, Calvin Klein fanları olarak gerçekten ihtiyacımız olanları sunmaya özen gösterdik. Ama bence bu sezonun temel unsuru gerçekten bu parçalardan bazılarını güncellemek, daha kullanışlı olmalarını sağlamaktı. Jacob’ın da dediği gibi, bir milyon tane düzenleme yaptık. Ve sonra, özellikle New York’ta, havadaki değişime yanıt vermek için yeni malzemeler ekledik, ve aynı zamanda Calvin Klein, New York bazlı bir marka olduğu için, gerçekten bu hissi mümkün olduğunca New York’ta hissettirmek istedik. Ayrıca ayrıntılara, yeni renklere takıntılıyım, yani bu sezon gerçekten gelişmekle ilgiliydi ve bu yepyeni bir sezon olacakmış gibi hissediyorum. Ama yine de birinci sezona saygı duymak ve onunla oynamak da gerekliydi. Bence bu sezon, hikayeyle eğlenmekle ilgiliydi. Biliyorsunuz ki tüm eforumuzu dış giyim ve ceketler üzerine harcadık. Aklımda bir sürü ceket vardı ama sonra konu sadece Puffer’a geldi. Yani bu gerçekten de “giyimde vazgeçilmez olmak ne anlama geliyor?”u tanımlamaya devam etmekle ilgili bir sezondu. Yani bunlar sunumda az önce gördüğünüz ve gerçekten gerekli olduğunu düşündüğümüz parçalardı, ne eksik ne fazla.

Kampanyadan biraz bahseder misiniz?

Heron PrestonBirinci sezon kişisel ilişkiler, kültürün yükselen yıldızları, sınırları aşmasıyla tanınan insanlar, dostlarım hakkındaydı… O yüzden bu hikayeye ikinci sezonda devam etmek istedik. Bu yüzden en yakın arkadaşlarımdan biri olan ödüllü yönetmen Ricky Syass’a ulaştım. San Francisco’dan aynanda ayrıldık, daha sonra aynı zamanda New York’a taşındık ve burada kariyerimize başladık. Bu yüzden kiminle çalışmak istediğimi düşündüğümde, Ricky kafamda bir numara olarak belirdi. Lil Nas’ı geri getirdik, yeni yüzlerin yanı sıra bazı özel yüzlerimiz de var, Savion Glover gibi, onu ​​bu kampanyaya dahil ettiğim için çok heyecanlıydım. Birinci sezon için hikayeyi nasıl anlattığımıza odaklandık ve aynı hissi ikinci sezon için de korumaya çalıştık. Oldukça sade, temiz ve minimal bir tavır koymak istedik. Bu New York tavrını ve gençlik kültürünün bir parçası olan üstünlüğü gerçekten de yakalamak istedim. Bence bu gerçekten benim ve Ricky’nin tavrını yansıtıyor. Bugün, bu kampanyayla yakalamayı düşündüğümüz şey, kültürü, alakalı, ilişkilendirilebilir ve devrimci olarak birbirine bağlamaktı. Sonuçtan gerçekten çok memnunum.

Jacob JordanOlması gereken buymuş gibi hissettim. Çünkü daha kampanya ortada yokken Ricky ile biraz sohbet etmiştim ve bir gün birlikte bir şeyler yapmalıyız diye konuşmuştuk. Ve Heron onunla çalışmak istediğini söylediğinde, olması gereken oldu gibi hissettim. Bence Heron, Calvin Klein ekibiyle çalışarak çok iyi bir iş çıkardı, Ricky’yi getirdi, insanlar ve atmosfer açısından bir şeylere dokundular, tam olarak Calvin havasını sağladı. Sonuç beni çok heyecanlandırıyor. 

Sürdürülebilirlik bir önceki koleksiyonda çok büyük bir rol oynadı. Bu ikinci sezon için de geçerli mi?

Heron PrestonEvet, bunun tasarım kararlarımın her zaman bir dayanağı olduğunu biliyorsunuz, bu yüzden bunu 1. Sezona dahil etmek ve ardından 2. Sezona taşımak hedefimdi. Hikayeyi nasıl geliştirebiliriz? Malzemelere bakarak. Bu sezonki Denim parçalar geri dönüştürülmüş plastik şişelerden üretildi ve su geçirmezler. Bu yüzden bu denim hikayesi için gerçekten heyecanlıyım. Ardından organik pamuk ile yaratıcılığımıza devam ettik. Alpaka yününden elde ettiğimiz geri dönüşümlü örgü gibi. Bu materyallerin araştırılmasını ve bunların bu koleksiyonlara nasıl dahil edileceğini zorlamaya bu sezon devam ettik. Bunun bir bitiş çizgisi yok, 1. Sezonda başladı ve mümkün olduğunca çevreye en az zarar vermeye nasıl devam edebileceğimiz konusunda ekiplere meydan okuyarak Sezon 2’ye kadar devam etti.

Jacob JordanBu çok iyi bir süreç çünkü Heron her zaman önce tasarımcılara, sonra da üretim ekibine “Bunu daha sürdürülebilir kılmak için ne kullanabiliriz?” sorusunu soruyor, bu yüzden Heron ile birlikte üretmek her zaman harika bir süreç. Açıkçası bizim şirket olarak yapmaya çalıştığımız şeyle de çok bağlantılı. Ama sizinle çalışmak (Heron’a bakarak) DNA’nızın çok büyük bir kısmı, sürecinizin de çok büyük bir kısmı.

Bu koleksiyonu 3 kelime ile özetlemeniz gerekse, bunlar ne olurdu?

Heron PrestonRahat, sürdürülebilir ve zamansız.

Tasarım ve üretim süreci açısından Pandemi süreci sizi nasıl etkiledi?

Jacob JordanBirlikte çalıştığımız ilk sezonda, hala kapatılan fabrikalar vardı, ben California’daydım, Heron New York’taydı, kelimenin tam anlamıyla yeni bir çalışma biçimini yeniden icat etmek zorunda kaldık. İlk günden başladık ve hep alıştığımız şeyleri yapamadık. Pandemi ile birlikte yaşanan değişimler ve bizim sürekli olarak buna tepki vermemiz ve buna uyum sağlamamızla birlikte, bu aslında yeni bir çalışma biçimini zorunlu kıldı. Bence bu sadece çalışma şeklinin bir evrimi ve sürekli bir adaptasyon gerektiriyor.

Heron PrestonBenim için bu süreç sürekli odaklanma ile ilgiliydi. Uzaktan tasarım yapıyorduk ve bir araya gelmekten çok farklıydı. Bu yüzden gerçekten odaklanmamız ve burada gerçekten ne yaptığımızı tanımlamamız gerekiyordu. En büyük engellerden biri “Temel nedir? Parçalar ne olmalı? Temel öğeler kategorisine hangi stiller girer? Calvin Klein’a ve marka olarak kurduklarına ne uyuyor?”. Ve sonra kendi gardıroplarımızla nasıl iletişim kurduğumuzu da düşündük. Giydiklerimiz ve giymediklerimiz. Pandemi, temel giysinin ne olduğunu tanımlamamıza gerçekten yardımcı oldu, bu dönem aslında çok fazla şey giymediğimiz için yardımcı oldu (gülüyor), bu yüzden neredeyse sokağa bakmak bile bir hile gibiydi, “oh işte biz her gün bunu giyiyoruz, BU koleksiyonda olmalı”. İkinci sezon, Calvin Klein’ın merceğinden neyin gerekli olduğunun tanımını zorlamaya devam ediyor.

Cinsiyetsiz bir koleksiyon çıkardınız, bu yaklaşımı biraz detaylandırabilir misiniz?

Heron PrestonKişisel deneyimden kaynaklandığını düşünüyorum. Sevgilim benim kapüşonlularımı giyiyor, ben onun kapüşonlularını giyebilirim. Birdenbire “Bu kadar çok kapüşonlu tasarlamamız mı gerekiyor?” dedik. Bu parçaların çoğunu paylaştığımızı fark ettik ve parçaların tüm vücut şekillerinde ve tiplerinde iyi göründüğünü gördük. İhtiyacımız olandan daha fazla değil. Aynı Pufferı giyebiliriz, farklı stil ve şekillere ihtiyacımız yok. Herkes için harika bir uyum. Aynı zamanda bu fikir sürdürülebilir bir bakış açısından geliyor. Dünyanın dağınıklığını azaltmakla ilgili. Ekibimiz, bu parçaların neler olabileceğini gerçekten iyi kavradı.