Kate Eringer, yaşamda ve sanatta bir yazar olabilmek için, günümüz genç yazarını somutlandırıyor ve bunu her yanıyla gerçekleştiriyor.

Şu anda ne üzerine çalışıyorsunuz? Özel projeleriniz var mı?
Çeşitli alanlara ilgili biri olarak, genellikle birden fazla şey üzerinde çalışmıyorum. Şu anda üzerinde çalıştığım işin en büyük kısmı, ekibine yakın zamanda katıldığım yeni dergi DAMAGED/ GOODS. Bu safhada onlar için yazıyorum ve ekiple çalışıyorum. Bu uluslararası, Los Angeles merkezli derginin bir parçası olmak uzun zamandır istediğim bir şeydi. ‘Hasarınız ne?’ gibi DAMAGED/GOODS adına bağlı bir konsepti olan lüks moda ve editöryal sanat dergisi. Herkesin bir hasarı var, bu yüzden küratöryel ve oldukça zengin içeriğimizle alakalı duruyoruz ve grunge bir bakış açısı sürdürüyoruz. Hakkında çok fazla konuşamam ama sizlere çok büyük şeyler olacağını söyleyebilirim. Bunun dışında şiir ve kurgu da yazıyorum ve bu aralar web sitem aracılığıyla satılmak üzere kendi yayınladığım kitap/ fanzinler üretiyorum. Bu ayki C-Heads’in ‘Lovers’ sayısında bir dizi şiirim yayınlandı. Yeni çıkacak That Gurl Zine dergisinde haftalık erotik denemeler yazıyorum, bu dergi şimdi online ama bir sonraki yıl basılı olacak.

Los Angeles’ta bir şair ve kurgu yazarı olmak nasıl bir şey?
Şiir yazıp yayınlanmaya (yavaş yavaş) başlamış olsam da kendimi bir şair olarak görmüyorum. Bir zamanlar böyle bir soruya benzer bir cevap veren birisiyle röportaj yapmıştım, “Yazar” olmadığını ama yazan bir kişi olduğunu söylemişti. O zaman onun cevabını kaba ve kısa bulmuştum, ama şimdi onu daha iyi anladığımı hissediyorum. İnsanlar hiç bir zaman sadece tek bir şey olmuyorlar, bu yüzden yerleştiğim şehirde sadece bir şey olduğumu pek de söyleyemem. Los Angeles’ta yaşam tüm yaratıcı insanlar ve sanatı beğenenler için şu anda gerçekten heyecan verici çünkü çok fazla şey oluyor ve burası nispeten keşfedilmemiş bir yer. Buradaki herkes bunun hakkında mırıldanıyor. Hepimiz bunu hissedebiliyoruz.

Bize yazdığınız belli bir şiir çalışmasından söz edebilir misiniz?
C-Heads Yaz Sayısında Love Or başlıklı seride bir dizi şiir yayınladım. ‘Love Or’ serisi, ‘bir sonraki’ şeye yetişmek için hayatımız boyunca yarıştığımız günlük ve etkisi büyük anları irdeliyor. Bunların kısalığı ve düşük statüsü, hayatı düşünürken alınan tavır için ilgili işi bir mikrokozmosa konu ediyor, ve kendimizi deneyimleme biçimimizi yavaşlatıyor; ikisi de her güne önem katdıyor ve yüksek dramımızla dalga geçiyor. Love Or, Güzellik yerine Romantikliği savuruyor. Yoğun ve hayat değiştiren ilişkilerin sonucu olan sevgiliyle geçen tutkulu bir gecenin sabahında bir kaktüs almanın güzelliği ve onun aramasını bekleyeceğim diye telefona bakarken ölmesine izin verme durumu gibi. Birini sevmenin güzelliği ve onun sizi sevmesine izin vermemek, size duyduğu sevgiyi kavrayamamak… Sevmenin milyonlarca yolu var ve Love Or bunları görmeyi deniyor.

Bize yazdığınız kurgusal bir yazıdan bahseder misiniz?
Hiç yayınlamadığım bir kurgu var, ona bir gün döneceğimi umuyorum. Birisine veya birilerine duyabileceğiniz çeşitli sevgi türlerini ve bunların karmaşıklığını irdeliyor. Nasıl tanıdık biçimlerde sevip davranabileceğinizi düşündürtüyor. Bu, bir çok yönden, hoşnutsuz gençlik veya benim hoşnutsuz gençliğim hakkında. İlk ciddi yazılarımdan biri.