Herkesin bireysel karantina deneyimi çok farklı! Aybüke Pusat, birçoğumuza göre biraz daha “pastoral” geçen bu günleri, bir yenilenme dönemi olarak değerlendiriyor. Hayatında reset’lemek istediği tüm nüansları ardında bırakıp gittiği İzmir’de doğa ile baş başa kaldığı, zaman ile savaşmadığı bu dönemi hayat kalitesini arttıracak alışkanlıklarla geride bırakmak istiyor. Ve bizim gibi o da en çok, kalabalıklara karışıp, sabaha kadar dans etmeyi özlemiş anlaşılan!

Güne nasıl başlıyorsun?
Normalde! Çalıştığım, evde çok vakit geçirmediğim zamanlarda geç yatıp geç uyanırım. Gece daha verimli çalışıyorum çünkü. Ama şimdilerde erken yatıp erken kalkıyorum. Sürekli evde olduğum için her şeye bol bol zamanım oluyor. Yetiştirmek için geç saate kadar uyanık kalmam gerekmiyor.

Setim ara verir vermez İzmir’in sahil kasabalarının birine, ailemin yazlığına geldim. İstanbul’daki paniğin içinde çok daralacağımı düşündüm. İyi ki de öyle yapmışım. Burada doğa harika! Her akşam denizin üzerinden gün batımı izlemek rutinim oldu. Ufka bakınca bina görmüyorum en azından… Sabah erkenden uyanıyorum burda. Güneş tam evin içine doğuyor. Oksijeni de bol olduğu için uzun saatler uykuya ihtiyacım olmuyor. Kocaman bir terasımız var. Orada kendime şahane bi kahvaltı hazırlıyorum. Kahvaltı yaparken dizi izliyorum genelde… Hemen ardından 1-2 saat kitap okuyorum.

Sanırım benim biraz hareketsiz kalmaya ihtiyacım varmış.

Rutinini koruyabildin mi?
Belli bi rutinim yoktu aslında. Bir günü evde geçirince mutlu olacak kadar yoğundum. Hayatım boyunca yapmak istediğim rutini şimdi oturtuyorum. Evde olmak bana çok iyi geldi!

Zamanının büyük bir çoğunluğu nasıl geçiyor?
Birikmiş kitaplarımı okuyorum, filmlerimi izliyorum. Yapmak istediklerimi yapıyorum. Ukulele çalmayı öğreniyorum mesela. Çok güzel podcast’ler varmış. O dünyayı yeni keşfediyorum. Kendi yemeğimi kendim yapıyorum. İnterette takip ettiğim platformlardan bale eserlerini, tiyatroları izliyorum. Çok nadir spor yapıyorum. Meditasyona başladım.

Sosyal izolasyon sürecinde evden hiç çıktın mı?
Salı günleri burada organik köy pazarı kuruluyor. Her salı artık benden bir parça olan maske ve eldivenlerimi kuşanıp oraya gidiyorum. Nerdeyse o günün sabahı toplanmış sebze meyveler oluyor. Bir haftalık alışverişimi yapıp geri dönüyorum. Birkaç kere de buradaki koylara yürüyüşe gittim. Hem kış olduğu için hem de herkes evinde olduğu için kimse yoktu. Pastoral bi karantina yaşıyorum.

Herkes bu süreçte kendisini mutfağa attı, senin mutfak deneyimin nasıl?
Ben mutfakta sevdiğim şeyleri denemeyi çok seviyorum zaten. Ama pek vaktim olmuyordu. Şimdi taptaze malzemelerim de olduğu için şevkle denemelerime devam ediyorum. Tatlı yapmayı seviyorum aslında. Ama burada sulu yemek de, börek de, lahmacun da denedim. Alışverişten bir gün önce yapmak istediklerimin malzeme listesini çıkarıyorum, ona göre alışveriş yapıyorum her hafta.

Hareketsiz kalmamak için ürettiğin çözümleri paylaşır mısın?
Sanırım benim biraz hareketsiz kalmaya ihtiyacım varmış. Sahildeki yürüyüşlerim dışında pek bir şey yapmadım. Ama Youtube’da, Instagram’da takip ettiğim pilatesçiler çok güzel ders programları yayınlıyor. Bu süreç devam ederse hareket etmeye başlamam gerekecek sanırım. Dansçılar online bale dersleri açıyorlar. Onları da denemeye başlayacağım sanırım.

Evcil hayvanın var mı?
Var. Bir chihuahuam var. Ama bu süreçte benimle değil. İstanbul’da bıraktım onu.

Bu süreçte başladığın bitirdiğin diziler var mı? Binge watching için daha doğru bir zaman olamaz sanırım!
Kesinlikle. Herkes evde ve sürekli bir şeyler izliyor. Herkes öneride bulunuyor. Burada tek başıma olduğum için çok sıkıldığımı düşünüyorlar heralde. Daha tavsiye edilenler listemin yarısına bile gelemedim o yüzden. İlk önce eskiden izleyip çok sevdiklerimi tekrar izledim. BoJack Horseman ve Community. Sonra da Unorthadox, Anne with an E, Horace and Pete, Crashing.

Bu süreci atlattıktan sonraki dönemde kişisel rutininde nelerin değişeceğini öngörüyorsun?
Uyku düzenimi böyle tutmaya özen göstereceğim kesinlikle. Yeme düzenimi de. Ama hayat yeniden hızlı akmaya başlayınca yine hiçbir şeye vaktim olmayacakmış gibi geliyor.

Teknolojinin hayatındaki rolü ne kadar değişti?
Çok azalttım. Bilgi kirliliği yüzünden ekran süremi sadece film ve dizilerle dolduruyorum. Facetimeları uzun tutmamaya çalışıyorum.

Her şey normale döndüğünde ilk ne yapacaksın?
Sevdiğim arkadaşlarımla gece dışarı çıkıp sabaha kadar dans edeceğim. Çenem ağrıyana kadar arada ekran olmadan muhabbet etmek istiyorum. Bir de sinemaya gitmeyi çok özledim.

Kısa kısa

Bir kitap?
Siddartha, Hermann Hesse

Bir film?
The Piano Teacher, Haneke

Bir şarkı?
Virtual Insanity, Jamiroquai

Kolonya mı dezenfektan mı?
Dezenfektan

Facetime mı Houseparty mi?
Houseparty

Röportaj Duygu Bengi
Fotoğraflar Burcu Karademir