30 Eylül’de açılan sergi, Penn’in 1947–2008 yılları arasındaki çalışmalarından 130’u aşkın fotoğrafı kapsıyor. Ungaro’nun drapeleri, Balenciaga’nın hacimli formları ve Issey Miyake’nin deneysel tasarımları, farklı dönemlerin moda anlayışını Penn’in objektifinden görme imkânı sunuyor. Pascal Hoël’in küratörlüğünde, Frédérique Dolivet iş birliğiyle hazırlanan sergi, fotoğrafçının kariyerini kronolojik bir akışla ele alıyor.


Seçki, 1950’lerin Paris haute couture koleksiyonlarından başlayarak 1970’lerin daha cesur siluetlerine ve sonraki yılların deneysel tasarımlarına uzanıyor. Lisa Fonssagrives ve Jean Patchett gibi dönemin modelleriyle gerçekleştirdiği çekimlerin yanı sıra, Issey Miyake ile kurduğu yaratıcı iş birliğine de yer veriliyor. Miyake’nin heykelsi giysileri, Penn’in sade kompozisyonları içinde kumaş ve beden arasındaki ilişkiyi farklı bir noktaya taşıyor.

Penn’in fotoğraflarında sade arka planlar, kumaşın dokusunu ve bedenin hareketini öne çıkarıyor. Bir modelin duruşu ya da ışığın kumaş üzerinde bıraktığı iz, tasarımın kendisi kadar önem kazanıyor. Giysiler yalnızca bir koleksiyonun parçası olarak değil, kendi formu ve karakteriyle ele alınıyor. Sergi, couture fotoğraflarının yanı sıra beauty çekimlerine de yer vererek Penn’in farklı görsel yaklaşımlarını bir arada sunuyor.
Fotoğrafçının yaklaşımı çekim anıyla da sınırlı değil. Baskı sürecine gösterdiği özen, çalışmalarının önemli bir parçasını oluşturuyor. Kompozisyondaki sadelik, farklı baskı teknikleriyle birleşerek fotoğrafların dokusunu ve derinliğini belirliyor. Sergideki çalışmaların büyük bölümü MEP ve Nicola Erni koleksiyonlarından gelirken, The Irving Penn Foundation ve The Miyake Issey Foundation’ın ödünç verdiği eserler de seçkiye dahil ediliyor.


Vogue sayfalarında bir sezonu temsil etmek üzere üretilen bu görüntüler, bugün moda tarihinin görsel hafızasının bir parçası. Penn & Fashion, fotoğrafların ilk yayımlandıkları bağlamdan uzaklaştıklarında nasıl farklı anlamlar kazanabildiğini de ortaya koyuyor.
Görsellerin her zamankinden daha hızlı üretildiği ve tüketildiği bir dönemde Penn & Fashion, farklı bir bakış öneriyor: Bazen bir fotoğrafı unutulmaz kılan, kadrajın içine ne kadar çok şey yerleştirildiği değil, geriye neyin bırakıldığıdır.
Penn & Fashion, 17 Ocak 2027’ye kadar Paris’teki Maison Européenne de la Photographie’de görülebilir.