45 bin yoruma sahip “You wanna take mine or yours?” gönderisiyle Kylie Jenner artık sadece bir milyoner değil, iklim aktivistlerinin hedefi. 3 dakikalık özel jet yolculuğunun ardından herkesin aklında aynı soru: Zenginler iklim krizinde nasıl bir rol oynuyor?

Sevgilisi Travis Scott’la paylaştığı gönderi kısa sürede günün en çok konuşulanı oldu. Bu seferki hamilelik haberi, evlilik duyurusu veya yeni bir malikane haberi değildi. Kylie Jenner, iki özel jet’le poz verip “Benimkini mi almak istersin, seninkini mi?” paylaşımı sonrası 40 dakikalık araba yolculuğu yerine, 3 dakikalık uçak yolculuğunu seçmesiyle haftanın olayı oldu. Gönderi Kardashian ailesine yakışır bir şekilde gösterişli ve yüzden viral hale gelmesi şaşırtıcı değil. Ancak tepki, tipik Kardashian aile nefretinden farklı bir ton aldı.

Genç bir milyarderin ve dünyaca tanınan bir reality show yıldızının herhangi bir havayolu şirketinde ekonomi sınıfında uçmasını tabii ki beklemiyoruz. Özel uçaklara binen birçok ünlü var ve eleştiriliyor. Kylie’nin olayında bardağı taşıran son damlaysa 3 dakikalık uçak seyahati oldu. Avrupa’da yaşanan aşırı sıcaklar sonrası kıtanın yangınlara boğulması ve yaşanan kayıplarla beraber iklim aktivistleri başta olmak üzere birçok kişinin aklında aynı düşünce var: birçoğumuz kıyafetlerimizi ikinci el alarak, kimimiz cam pipetten içerek ve evimizde geri dönüşüm kullanarak Jenner’ın uçuşlarından birinin karbon ayak izini dengelemeye çalışıyoruz. Oysa özel jetler ticari uçaklara oranla çevreyi beş ila on dört kat daha fazla kirletiyor. 

İklim politikasının çağdaş tartışmasında temel bir sorun var: eşitsizlik. İnsan zenginleştikçe daha çok kirletiyor. En basitinden daha çok para kazananlar daha fazla et yiyor, daha fazla araba alıyor hatta yat alıyor ve daha fazla elektronik alete sahip olduğundan daha fazla elektrik kullanıyor. Yani kısacası daha fazla enerji harcıyor. Dünya nüfusunun en zengin %10’u tüm sera gazı emisyonlarının yaklaşık yarısından sorumlu. 

2015 Paris İklim Zirvesi’nden bu yana özellikle Avrupa Birliği’ne üye ülkeler karbon gazı salınımıyla ilgili yaptırımlarda bulunuyor, zenginler vergilendiriliyor. Çevresel kıyamete doğru ilerlediğimiz bu yolda kolektif davranmak önemli ancak zenginlerin doğaya verdiği zarar inkar edilemez.