Modern sanatın popüler figürlerinden Frida Kahlo’nun doğduğu, çocukluğunun geçtiği ve hayatını kaybettiği evi, aslında Frida’nın evreni olarak da tanımlanabilir. Ölümünden sonra kendi isteğiyle bir müzeye dönüştürülen bu ev, sanatçının sahip olduğu bir sürü kişisel eşyaya da ev sahipliği yapıyor. İç ve dış cephesi canlı kobalt mavisi ile boyanmış ünlü “La Casa Azul” yani İngilizcesi ile “The Blue House”a bir göz atalım.

Frida Kahlo’nun yaratıcı hayatında önemli yer kaplayan mekanların başında, sanatçının neredeyse hayatının tamamını geçirdiği evi yer alıyor. Meksika’da bulunan ve Frida’nın renkli varoluşunu canlı mavi rengi ile yansıtan bu ev, sanatçının yerel Meksika halkına olan hayranlığı sonucunda boyanmış. Zaten tam da bu yüzden evinin öldükten sonra bir müzeye çevrilmesini istemiş, değerli Meksika halkı tarafından da kullanılması için. Bu şekilde ölümünden sonra “Frida Kahlo Müzesi” haline gelen La Casa Azul, günümüzde Latin Amerika’nın en değerli sanatçılarından birinin şahsi eşyalarını barındıran ve özel evrenine açılan bir kapı değerinde. 

Frida Kahlo ve eşi Diego Rivera’nın eserlerine ve özel eşyalarına ev sahipliği yapmasının yanı sıra, müzede popüler sanat eserleri, Kolombiya dönemi öncesinden kalma heykeller, fotoğraflar, dokümanlar, kitaplar ve mobilyalar yer alıyor. La Casa Azul’un önemli bir bölümü olan evin bahçesinde de Frida‘nın elbiseleri sergileniyor. Geceleri uyuduğu yatak odası hala kitapları, oyuncakları ve kelebek koleksiyonuna ev sahipliği yaparken, sanatçının şu an daimi dinlenme yeri olan ve küllerinin içinde olduğu İspanyol tarzı kap ise hala müzede bulunmakta. 

Frida’nın evreni olan bu ev, şu an “Frida Kahlo: Her Universe“ kitabı ile de sanatçının değerli eşya koleksiyonuna bir bakış sağlıyor. Kitap, içerisinde Kahlo ve Diego’nun sahip olduğu bir sürü eşyaya arşivler sayesine ulaşırken, saklanan binlerce eşya, fotoğraf, mücevher, mektup, çizim, sanat eseri ve dokümanlar da bu şekilde okuyucuya sunuluyor. Müzenin kitaplaştırılmış versiyonu olarak da düşünebileceğimiz eser, her ne kadar gidip ziyaret edemesek de Frida’nın hayatına ve özel evrenine ışık tutan bir tarihi kayıt niteliği taşıyor.