After Hours albümü sonrası ününe ün katan, Super Bowl performansıyla popüler kültüre adını kazıyan The Weeknd’in yeni albümünden beklentiler doğal olarak yüksek. Müzikte çıtayı yükselten ve yaşlı haliyle dikkat çeken albüm için soruyoruz: şu ana kadarki en iyisi olabilir mi?

80’ler ezgisine sahip After Hours albümü, karantinada evleri adeta birer dans pistine dönüştürmüştü. Blinding Lights çalma listelerinde tüm zamanların rekorunu kırmış, Save Your Tears Ariana Grande düetiyle başarısını ikiye katlamıştı. Yeni albümü Dawn FM’i öncekilerden ayıran ve daha ilk şarkıdan da anlaşılması mümkün bir özelliği var: diğerlerine göre daha karanlık olması. Karantina döneminde kaleme aldığı şarkılar için The Weeknd, bir tünelde trafikte sıkıştığını ve tünelin sonunda bir ışık olduğunu, hepimizin sırayı beklemesine benzetiyor. Beklerken bir radyo istasyonunun çaldığını hayal ediyor: 103.5 Dawn-FM. Ve radyo, bize rehberlik ediyor. Şarkı geçişlerinde Jim Carrey’i duyduğumuz albüm diğerlerine göre daha melankolik olsa da şarkı sözleri aşk ve duygularla ilgili. Jim Carrey’nin “karanlık” sesi Black Mirror bölümlerini hatırlatıyor. Jim Carrey dışında işbirlikleri arasında Max Martin, Swedish House Mafia, Tyler, The Creator ve Calvin Harris de yer alıyor. 

80’lerden bahsetmişken şunu da ekleyelim ki birçok müzik eleştirmeni şundan emin: zaten tonlamaları benzetilen The Weeknd vokaliyle Michael Jackson havası veriyor. Thriller döneminden flashback yaşatan The Weeknd, kimilerine göre milenyumluların Micheal Jackson’ı. 

“Sadece bir albüm değil aynı zamanda bir deneyim.” Konsept albüm olarak geçen Dawn FM’i özetlemek gereksek en iyi şekilde böyle ifade ederdik. After Hours’ta kötü bir estetik operasyondan çıkmışcasına şiş ve bandajlı gördüğümüz The Weeknd, bu sefer yeni albümün kapağında yaşlı haliyle bizi karşılıyor. Hollywood’un dayattığı güzellik algısına göndermede bulunan Kanadalı şarkıcı şimdi de çekici olmanın değil etkileyici bir anlatıcı olmanın daha önemli olduğu mesajını veriyor. 

Kimine göre R&B havasını kaybeden ve pop müziğe keskin bir geçiş yapan The Weeeknd için 2019 sonrası yaşadığı altın dönemin sonuna geldik. Konsept albüm olduğundan kendisinin de dediği gibi müziğini dinlerken “The Weeknd sinematik evrenine” geçiş yapmamız gerekiyor. Albüme hızlıca giriş yapmak isteyenler için şu anda en çok dinlenen şarkılar; Take My Breath, Less Than Zero, Sacrifice ve Dawn FM. 

After Hours’la kasıp kavurduktan sonra beklentiler bir hayli yüksekti. En çok dinlenen albümü sonrası bir nevi erken tanıştığımız Dawn FM hiç şüphesiz eleştirilerin odağında olacak. Independent ve Rolling Stone’un 100 üzerinden 80 verdiği, Variety’nin 95, The Guardian’ın 100 puan verdiği albüm After Hours kadar olacak mı bilemeyiz ama bu yılın en çok dinlenen hitlerini barındıracak. Yine de albümü sevmeyenler üzülmesin çünkü büyük ihtimalle The Weeknd, After Hours ve Dawn FM’in ardından üçüncü bir albümle üçleme yapmayı planlıyor. Twitter’dan “trilogy” için göz kırpan şarkıcının albümü henüz yeni piyasaya sürülmüşken diğeri için gün sayıyoruz.