Homecoming Galeri’deki yeni sergisinde kimlik arayışı ve cinsiyet olgularını kendi bakış açısıyla yorumlayan Daniel Obasi, anavatanı olan Nijerya’nın sosyokültürel yapısını bu perspektiften yansıtıyor. 

Stilist, fotoğrafçı ve yönetmen olan Daniel Obasi’yi çoğumuz Beyonce’nin “Black is King” filmindeki styling işinden tanıyoruz. Bunun yanında sayısız editoryal işe imza atmış yaratıcı, çocukluğundan beri görsel dünyaya ve sanata çekildiğini söylüyor. Kariyerine stilist olarak başlayan Obasi, Nijerya’da oto-portreleriyle oldukça tanınır hale gelmiş. Özellikle son yıllardaki güzellik algısı ve bize dayatılan Batılı ideallerin tarihe karışması ile beraber Daniel Obasi; moda, fotoğraf, film ve kreatif yönetimi ile bu değişimde başı çeken isimlerden. 

Obasi’nin Azu Nwagbogu, Afrika Sanat Vakfı’nın kurucusu, tarafından kürate edilen Homecoming Galeri’deki dijital fotoğraf sergisi, kendi imza oto portrelerine ve sanat gözünden daha birçok kareye yer veriyor. İşlerinde aktivizmi de oldukça ön plana koyan sanatçı, yarattığı görsel dünyanın hikayelerini desteklemesine oldukça önem veriyor. Nijerya’nın sosyo-kültürel yapısı ve ülkede var olan güç dengelerinden beslenen Obasi, Nijerya’nın queer topluluğunun sesini işleriyle duyuruyor. Hem ülkenin azınlıkları hem de queer bireylerin bu güç dengesindeki yerini vurgulayan lensiyle bu toplulukları özgür kılmaya ve hayal edebilecekleri bir alan yaratmaya niyet ediyor.