Konu klasik müzik olunca, birçok ebeveyn yeni neslin ilgisizliğini haklı olarak şikayet ediyor: bizler şarkılarda şiir yerine kaba sözleri tercih ediyoruz, ve harika bir konçerto ile kendimizden geçmek yerine hip-hop ile havalara zıplıyoruz. İşte buna bir çare: Charlie Siem. Şimdi ebeveynlerimizin beğenilerini anlamak için nefes kesen bir sebebimiz var.

Bir yazarın bir şeyi ifade ederken tıkanması nadir bir durumdur, ancak sizin kemanı çalma biçiminiz neredeyse ifade edilemiyor. Her nedense akla gelen tanım “öteki dünyalardan”… Siz yeteneğinizi nasıl tanımlarsınız?

Kendimi tanımlayabilmem çok zor, çünkü bence kendi halini çok düşünmek kişinin iyi bir sanatçı olmasının önüne geçer.

Hayatınızın geri kalanında ne yapacağınıza karar vermek için 5 yaş çok genç. Çocukluğunuz bir kemancı olma kararınızı nasıl etkiledi?

Çocukken kemancı olmaya karar verip vermediğimi hatırlamıyorum – ben sadece bir kemancıydım. Yolun beni nereye götüreceğini hayatımın o noktasında hiç düşünmedim, sadece her gün çalmaktan büyük zevk alıyordum.

Çalma arzunuzu etkileyen ilk konçerto hangisiydi?

Beethoven’ın keman konçertosu.

Siz keman çalarken ortada sanki sürekli bir zıtlık var; kontrolü elde tutmak ve doğaçlama ihtiyacı. Başarılı bir kemancı olmak için sizce hangi tarafın ağır basması gerekiyor?

Bu, ikisinin arasındaki dengeye dayanıyor. Klasik müzik, bestekarın vizyonuna hizmet etmek ile müzik tekniğinde uzmanlaşmak konusunda bir çok talepte bulunur.

Böyle klasik bir enstrümanı çalma biçiminiz eski ile modern arasında mükemmel bir denge yaratıyor. Bunu nasıl başardınız?

Sanırım genç olduğum ve günümüz dünyasında yaşadığım, ama eski zamanlara ait müzikleri 300 yıllık bir enstrümanla çalmaktan da büyük zevk aldığım için.

Bir kemancı olarak kendinizi nasıl geliştiriyorsunuz? Birisini diğerine göre ‘daha iyi’ yapan nedir?

İlle de bir diğerine göre ‘daha iyi’sinin olup olmadığını bilmiyorum – sadece önce olduğundan daha iyi olmak var. Gelişmek için üzerinde çalışman gereken tek insan kendinsin – çevrendekilere bakmak sadece dikkat dağıtıyor ve kişiyi yavaşlatıyor. Benim görevim kendimi sürekli geliştirmek ve sevdiğim müziğin hakkını verebilmek.

Beklenmeyen ortaklıklar sanatın farklı diyarlarında eşsiz bir sinerji yaratır. Müziğe en çok uyan sanat türü sizce hangisi?

Bence müzik kendi başına mükemmel.

Bugüne kadar en sevdiğiniz ortak çalışma hangisi?

Bir çoğunu çok sevdim, herhangi birini seçmek çok zor. Ama 11 yaşındayken Shlomo Mintz ve Ida Haendel ile Vivaldi’nin 4 keman konçertosunu çalmıştım, benim için çok özeldi.

Büyük usta Guarneri kemanınızı 1735 yılında yaptı. Onu her gün elinize aldığınız zaman nasıl bir duygu seli yaşıyorsunuz?

Bu kemanı çalmak bir ayrıcalık ve onur – bunu asla unutmuyorum.

Sahnede son derece konsantre bir şekilde enstrümanınızı çalarken dinleyicilerinizle nasıl bir bağlantı kuruyorsunuz?

Dinleyiciler, yükselmemi sağlayan bir enerji yaratıyor. O seviyeye geldiğimde dinleyicinin beni takip etmesini umuyorum – yapabildiğim tek şey bu.

Peki ya ilham? Sürekli çalma ihtiyacınız nereden geliyor?

Gelişmek ve büyümek insanın arzusudur. Ben buna kemanımla müzik yaparken ulaşabiliyorum.

“Klasik müziğin en parlak genç yıldızları arasında gösterilen keman virtüözü Charlie Siem, Avrupa’nın en köklü oda topluluklarından biri olan Camerata Salzburg ile 10 Aralık, Perşembe akşamı İş Sanat’ta sahne alacak.“