Çoğu kişinin 20’li yaşlarda tarzları, erkek arkadaşlara, filmlere, yaşadıkları şehirlere gibi etkenlere dayalı olarak değişiyor. Senin değişimin nasıl oldu?

Sanırım daha küçük yaşlarda başladı bu değişim; ne gördüysem annemden gördüm diyebilirim. Kendimi daha iyi ifade edebilmeyi öğrendiğim her an ise bu değişim devam etti. Seyahatler, müziğin ve İstanbul’un karmaşasının etkisi de çok büyük tabi ki.

Kendi tarzında olmayan bir styling yaparken nelere dikkat ediyorsun?

Başlarda daha zor geldiği zamanları hatırlasam da aslında, bilinmeyen yönlerimi ortaya koymak gibi… O yüzden daha keyifli. Böyle zamanlarda en çok dikkat ettiğim şey müşterinin istediğini anlamaya odaklanıp, hayalini orta yolu bularak yansıtmaya çalışmak.

Online alışveriş mi fiziksel mi?

Uzun yıllar boyunca bir online alışveriş sitesinin moda editörlüğünü yaptığım için eskiden fiziksel diyecek olsam da şu an ikisi de diyebilirim. Online alışverişteki rahatlık ve fiziksel alışverişteki dokunma hissi arasında bir yerdeyim.

Bir günde kaç bardak kahve içersin?

Çekim günleri en az 5, çalışmadığım günlerde 2-3.

Stylinginden en çok ilham aldığın filmler?

Pierrot le fou, Great Gatsby, A Single Man, The Royal Tenenbaums, Grey Gardens, Clockwork Orange.

Moda ile ilgili duymaktan en sıkıldığın soru hangisi?

“Şimdi bunlar moda değil mi?” diye başlayan sorular… Trendler ve modanın karıştığı tüm sorular…

En keyifli yaptığın styling işleri?

Kendimi ifade edebilecek alanım olan her çekim. Daha kuralsız, sorgusuz-sualsiz, tüm ekibin kendini daha rahat ifade edebildiği cekimler. Yakın fotoğrafçı arkadaşlarımı arayıp “Hadi ne yapıyoruz bu hafta?” diye bir anda yaptığımız tüm çekimler hep en keyiflileri oluyor.

“Bir nevi Ceren klasiği” olarak adlandırabilinecek, giyerken seni en çok görebileceğimiz kıyafet hangisi?

Bere ve çoraplarımla ilgili bir ünüm var arkadaşlarım arasında. Onun dışında kot ceket, bomber ceket, deri ceket sanırım. Ceketlerimin sayısı dolabımdaki her şeyden fazla zaten… (Çorap ve berelerden sonra!)

Bugünlerde en çok kafanı ne kurcalıyor?

Bu kadar kaotik bir ortamda hepimizin hayatını kurmaya, yoluna sokmaya, ya da bir şekilde devam etmeye çalışıyor olması. Gerçekten paylaşmaya başlayınca ortaya çıkan sevgi ise bu günlerde bile umut veriyor.