Canel Ataman, Alman-Türk bir model. Karantina sırasında kendini sevme üzerine bir deney olarak, bir ay boyunca tıraş olmayı bıraktı. Bu yüzden hem pozitif, hem de negatif yorumların hedefi oldu. Onun için kendini ifade etmek, kendini kabul etmenin ve sevmenin çok önemli bir parçası. Berlin ve İstanbul arasında bir yerlerde Canel, kalıplaşan güzellik algısına meydan okurken, Türkiye’i, kendini ve köklerini keşfediyor.

Kendini üç kelimeyle tanımlar mısın?

İlginç, renkli, güleç

Şu anda yolculuğunda hangi noktadasın?

Hayatımın çoğunu kendimi Alman kültürüyle asimile etmeye çalışarak geçirdim ve Türk köklerim ve mirasımla olan bağımı bir nevi kaybettim. Türkçemi geliştirmek, dertlerimden kurtulmak ve bu dünyadaki yerimi bulmak için 3 aylığına Türkiye’deyim. Neredeyse bir aydır buradayım ve şimdiden insanlarla ana dilimde konuşabiliyorum, şakalar yapabiliyorum. Arada ‘Almancı’lığım belli oluyor ama. En güzeli; kendimi huzurlu hissediyorum.

Kendini ifade etmek senin için ne ifade ediyor?

Kendimi ifade etmek benim için çok önemli. İçimdekini dışa çevirmeme ve görünür kılmama yardımcı oluyor. İnsanların kişiliklerini giydikleri şeyler, taktıkları aksesuarlar ya da kendilerini dünyaya taşıma biçimleriyle görmeye bayılıyorum. Şahsen benim için, kendi kişiliğimi kabul etmenin, sevmenin ve altını çizmenin büyük bir parçası kendini ifade etmek.

Sana ilham veren sanatçılar kimler?

İlham aldığım belirli bir kişi yok, benim için daha çok günlük yaşam ve içindeki insanlar. İşlerini oraya koyan ve bilinen bir kişiden ziyade tramvayda yaşanan bir durum bana daha çok ilham veriyor – bu mantıklı mı?

Hayatının geri kalanını tek bir yerde yaşayacak olsaydın, burası neresi olurdu?

Aslında Berlin’de yaşamayı gerçekten çok seviyorum, kendi küçük evreni var gibi. Ama İstanbul’u da çok sevmeye başlıyorum. Bana iki ay verin ve tekrar sorun.

Tarzını nasıl tanımlarsın?

Tarzımın akışkan olduğunu söyleyebilirim, tıpkı ruh halim gibi. Bazen daha kadınsı giyinebiliyorum, bazen de içimdeki ‘Can’ gibi giyiniyorum.

Sabah rutinin nedir?

Bir sabah rutinim yok! Her güne aynı şekilde başlayamayacak kadar dağınığım, hayatım da öyle. Ama kesinlikle su içerim ve güneş kremi sürmeyi ihmal etmem.

Son keşfin?

Başka hiçbir insan benden daha önemli olmamalı. Kendime ayırdığım hiçbir zaman çok uzun değil, her zaman kendimi ilk sıraya koyabilir ve kendime bakabilirim.

Rüyalar mı gerçek mi?

Gerçekten öyle olana kadar, -mış gibi yap! Sürekli küçük hayallerini kovalamaya çalış.

Şu anki ruh halini anlatan bir şarkı?

If you wouldn’t mind – 2nd Exit

Gerçekleşmesini bekleyemediğin en büyük hayalin?

Dürüst olacağım! Büyürken en büyük hayalim bağımsız olmak, kendi ayaklarımın üzerinde durabilmek ve ben olmakta özgür olmaktı. Hiç tahmin etmezdim ama şu an hayatımın o noktasındayım sanırım. O yüzden yaşadığım ve yaşayacağım her şey bir eklenti gibi geliyor.

Bize selfie stilini göster!