Brave Monologues w/ Taro Emir Tekin

Unframed2 Ocak 2026
Brave Monologues w/ Taro Emir Tekin

Bazı insanların cesaretini hiç görmediğinizde bile hissedersiniz. Bu duygu öyle keskindir ki tüm benliğine sirayet etmiştir. Yaratmak ve hayata kendi izini bırakabilmek adına adanacak bir ömrün ayak sesleri sizi hemen kendisine çeker. Taro Emir Tekin, bu cesareti ile ilk günden yörüngesine alıyor etrafındaki herkesi, biz de kayıtsız kalamıyoruz. Yaratıcı pratikte cesaret çoğu zaman dışarıdan bakıldığında ataklık, kendinden eminlik veya gözü kara bir çıkış olarak okunur. İçeriden bakıldığında ise mesele çok daha inceliklidir: korkunun yokluğu değil, korku ile çalışmak; kuralsızlık değil kuralla müzakere; sarsmak değil derinlikte ısrar; ve en önemlisi, yaratılmış olana karşı özürsüz bir duruş…

Tam da bu eksende, Taro ile dostluğumuzu her geçen gün daha sağlam bir yere taşırken yaratım, cesaret, risk, bilinmezlik ve öz disiplin üzerine sorularımızı sıralıyor, görmek istediğimiz yeni bir Taro Emir portresini de beraberine ekliyoruz.

Bu bizim dostluğumuzun anlarından sadece biri olsa da hafızalara kazınacak ilk çekimimiz. Taro için yaratıcılık parmak izi kadar kişisel bir alan, onun gerisindeki iç monologlar, tereddütler, sıçrama anlarını ve sıçrayışın sessiz mantığı ise nüanslarda saklı.

DUYGU Kendi yaratıcı yolculuğunda “cesur” olmak senin için ne ifade ediyor?

TARO “Cesaret korkusuzluk değil, korkuya rağmen aksiyon almaktır.” demişti çok sevdiğim bir hocam. Bende bu cümlenin fazlasıyla karşılığı var. 

DUYGU Kuralsız ve özürsüz bir şekilde bir şey yarattığın, hafızanda yer eden bir anı paylaşır mısın?

TARO Kurallar bence oyun oynama hali için gerekli bir olgudur. Yaratma halinde olduğum bütün anlarda kuralların sınırlayıcılığı beni daha yaratıcı olmaya itti bugüne kadar. Nedense yatkınlığım genellikle onları çiğnemekten yana oluyor. Özre gelecek olursak, ben olduğum hiçbir an, varlığımdan ve yarattığımdan özür dilemek aklıma dahi gelmedi bugüne kadar. Başkasının alanına girmeden saygımı ve hassasiyetlerimi koruyarak tabii ki.

DUYGU Korku — ya da onun yokluğu — kendini ifade etme biçimini nasıl şekillendirdi?

TARO Korku genelde benim bütün yaratıcı süreçlerimin ilk aşamasında çokça hissettiğim bir duygu. Ben de onu bir benzin, bir yakıt olarak kullanmanın farklı yollarını bulmaya çalışıyorum her seferinde.

TARO wears a cardigan, pants, shirt, tie by Louis Vuitton and shoes by Prev.

DUYGU Sanatın için aldığın ve riskli gelen ama sonunda senin sesini tanımlayan bir karar?

TARO Bence yaratmak ve analiz etmek iki farklı süreçtir. Risk, analiz tarafında göz önünde bulundurduğum bir parametre. Ben kendimi deneyime maruz bırakmaktan keyif alıyorum. Dönüp baktığımda, “Ucuz atlatmışım,” dediğim bir sürü tecrübem var hayatımda. Bunlar da kümülatif bir şekilde demlenip benim cümlelerim haline geliyor. “Sesimi böyle tanımlıyorum,” demek için yolun daha fazla başındayım sanırım…

DUYGU Eğer yaratıcı işlerin dünyaya tek bir Brave Monologue sunabilseydi, ne söylerdi? 

TARO Kendine ve hayata karşı dürüst ol. İnsan ürettiğinde ne kadar şahsi, kişisel ve dürüstse, o kadar evrensel rezone eder bence. 

DUYGU Bilinmezliğin eşiğinde durduğunda seni ileriye doğru iten şey nedir? 

TARO Jean-Luc Godard’ın çok sevdiğim bir sözünü anımsattı bu soru: “He who jumps into the void owes no explanation to those who stand and watch.” Saf merak sanırım…

DUYGU Sınırları zorlamak senin gerçekliğinde nasıl şekil buluyor?

TARO Kendini dürüstçe tanımaya mesai harcamak ve karşılaştığın benlikte bir konfor bulmak. Olmak istediğin insan ve olduğun insanı birbiriyle tanıştırmak.

DUYGU Yaratıcılık senin için ne anlama geliyor?

TARO Parmak izi sanırım

DUYGU Hayata karşı cesur olduğunu düşünüyor musun?

TARO Olmadığımı fark ettiğim her an üstüne gitmeye çalışıyorum korkularımın.

 “ Ben kendime karşı hala çok acımasız olabiliyorum maalesef. Son zamanlarda okuduğum bir metin, çok basit bir şey olsa da bende bir farkındalık yarattı. İç monoloğumu olabildiğince — sanki yakın bir dostumla konuşuyormuş gibi — şefkatli ve anlayışlı bir forma sokmaya çalışıyorum.

-Taro Emir Tekin

DUYGU Herkes kendine biraz sert davrandığı bir dönemden geçer. Sen ne zaman ve nasıl kendinden ve kararlarından özür dilemeyi bıraktın?

TARO Ben kendime karşı hala çok acımasız olabiliyorum maalesef. Son zamanlarda okuduğum bir metin, çok basit bir şey olsa da bende bir farkındalık yarattı. İç monoloğumu olabildiğince — sanki yakın bir dostumla konuşuyormuş gibi — şefkatli ve anlayışlı bir forma sokmaya çalışıyorum.

FROM BASED ISTANBUL N45 10TH ANNIVERSARY ISSUE: BRAVE MONOLOGUES

Buy your copy now!

Cover Guest Taro Emir Tekin
Creative Direction & Words by Duygu Bengi
Photography by Abdullah Yazıc
Styled by Emre Köklüçınar
Head of Talent Hair and Makeup Önder Tiryaki
Creative Group Head Yağız Yeşilkaya
Producer Tunga Yankı Tan
Creative Production by BI Creative
Special Thanks to Cansu Sıtacı
Creative Team Duru Ustaoğlu, Kerem Acar
Hair Team Batuhan Sancar, Enes Sakızcı, Mustafa Akgül
Make-Up Team Doğukan Tuncer, Esra Poyraz, Hazar Baştürk
Gaffer Onur Karaca
Photography Assistants Hakan Diner, Hamza Kazım Esen
Styling Assistants Elif Akpunar, Şimal Özyiğit
Editorial Brews by Starbucks Türkiye
Bites by Focamia

Author: Based Istanbul

RELATED POSTS