Sene 2019, herkes influencer olma yolunda hızla ilerliyor bense bu uğurda en çok çalışan kadınlardan biriyle “influencer olma sanatı” üzerinden ironilerle dolu bir video hazırlıyorum. O günden beri kaç projede yan yana geldiğimizi hatırlamıyorum ama her projesine moodlarla hazırlanan bu işe bu denli kafa yoran çok az kişiyi biliyorum. Duygu Özaslan, olduğu yere vizyonu ve çalışma tutkusu ile gelenlerden. Onun için cesaret, gürültülü bir iddia değil; dünya sustuğunda duyulan iç titreşim. Bitişlerin ve başlangıçların arasındaki o ince çizgide, belirsizliğin içinden adım atabilmeyi; kendine ait olanı açmayı seçmenin ağırlığını da hafifliğini de taşıyor. Duygu için korkular bir duvar değil bir tetikleyici güç; “Bir şeyden korkmuyorsak yeterince istemiyoruzdur,” diyor. Cesaret, varoluş biçiminiz olduğunda dünyanız değişmeye başlıyor.
DUYGU Kendi yaratıcı yolculuğunda cesur olmak senin için ne ifade ediyor?
DUYGU Her şey durulduğunda ve iç sesimi gerçekten duyabildiğimde neyin doğru neyin yanlış olduğunu hissedebiliyorum. Zor kararlar, bitişler ve başlangıçlar şekil almaya başlıyor ve ben o adımı atabildiğimde kendimi çok cesur hissediyorum. Sıradanlıktan ve durağanlıktan uzak, yeni bir nefes gibi geliyor bana. Cesareti sanırım en çok değişime ayak uydurmakla hatta değişim için adım atmakla tanımlıyorum.
DUYGU Kuralsız ve özürsüz bir şekilde bir şey yarattığın, hafızanda yer eden bir anı paylaşır mısın?
DUYGU Özel alanımı ve iç dünyamı sarıp sarmalayarak koruyan biri olarak; kendimi —gerçekten içimden gelerek — açmak. Kusurlarımı, hatalarımı, başımdan geçenleri, belki hiç de paylaşmak istemediklerimi, kendi seçimimle, bir kişinin hayatına dokunabilirim motivasyonuyla ortaya koymak. Bunu yapabildiğim her paylaşımımda kendimle gurur duyuyorum.
DUYGU Korku — ya da onun yokluğu — kendini ifade etme biçimini nasıl şekillendirdi?
DUYGU Heyecan duyduğumuz her şeyde biraz korku vardır gibi geliyor bana. İçindeki o korku ve belki endişeyle korkusuzca konuşmak, yaratmak. İnsanların ne düşüneceğine hem kafa yormak hem de fütursuzca ve umursamazca istediğini yapmak. Söylemeye çalıştığım şey korkuyla hareket etmek değil, onu bir ateşleyici olarak kullanmak aslında. Hem korkunun da verdiği güzel bir adrenalin var bence. Bir şeyden korkmuyorsak yeterince istemiyoruzdur.
DUYGU wears a shirt by Beymen Club, skirt by Alexander Wang, tie by Network, boots by Prev and an earcuff by Saudade Jewelry.
DUYGU Sanatın için aldığın ve riskli gelen ama sonunda senin sesini tanımlayan bir karar?
DUYGU Şu anda üzerinde çalıştığım, beni konfor alanımdan çıkaracak, şimdilik biraz zamanı olan yeni bir şeyler var. Gerçekleştirirsem iş tanımım da oldukça değişmiş olacak. Evet riskli ama sonsuza kadar aynı döngüde kalmak kadar değil.
DUYGU Eğer yaratıcı işlerin dünyaya tek bir Brave Monologue sunabilseydi, ne söylerdi?
DUYGU Gördüğün ben gerçek mi yoksa senin bende gördüğün bir şey mi seni bana çeken, bilmiyorum. Kırılıyorum. Parlıyorum. Bunu ben böyle yapmak istiyorum ve harekete geçiyorum. Cesurum. Hızlı bir dünyada güzelliğimi, çirkinliğimi, eksiklik ve fazlalıklarımı boşluğa bırakıyorum. Anlatmak istiyorum. Hala öğreniyorum.
DUYGU Dünya sessiz olduğunda, cesaretin bize ne söylüyor?
DUYGU Daha fazlasını değil daha başkasını hayal et.
DUYGU Bilinmezliğin eşiğinde durduğunda seni ileriye doğru iten şey nedir?
DUYGU Uzakta bir ev var ve o evin içinde benim şimdiye kadarki tüm versiyonlarım, bütün yaşlarım… Arada bir o eve gidiyorum. Bütün sorularımın cevapları orada.
“Ben cesur olduğum için mi hayat böyle yoksa başıma gelenler mi beni cesur olmaya itti bilmiyorum ama cesaret bir yaşama isteği bence. Görme isteği, deneme, deneyimleme isteği.”
-Duygu Özaslan
DUYGU Hayata karşı cesur olduğunu düşünüyor musun?
DUYGU Ben cesur olduğum için mi hayat böyle yoksa başıma gelenler mi beni cesur olmaya itti bilmiyorum ama cesaret bir yaşama isteği bence. Görme isteği, deneme, deneyimleme isteği. A kutusundayken B kutusunu merak etmek ve açıp bakabilmek. Evet, cesurum diyebilirim.
DUYGU Yaratıcılık senin için ne anlama geliyor?
DUYGU Kendini tanımak, sesini duyabilmek, doğrusu yanlışı olmayan özgür bir anlam arayışı. İç dünyanı çocuksu bir yerden dışa vurmak.
DUYGU Sınırları zorlamak senin gerçekliğinde nasıl şekil buluyor?
DUYGU Kodladığım düşünce kalıplarını, körü körüne inandığım şeyleri, bana hiçbir faydası dokunmayan alışkanlıkları yıkmaya çalışıyorum. Sınırları en çok kendimize koyuyoruz, çoğu zaman toplumun bizi tanımlamasına izin veriyoruz. Aklıma koyduğum şeyi kendi istediğim şekilde yaptığımda o görünmez sınırların ne kadar geçirgen olduğunu anlıyorum. Hepsi kafamızın içinde ve inanç sistemimizde. Çok fazla gürültü var. Ancak bunları aşabildiğimde içimdeki ışığı bulabiliyorum.
DUYGUHerkes kendine biraz sert davrandığı bir dönemden geçer. Sen ne zaman ve nasıl kendinden ve kararlarından özür dilemeyi bıraktın?
DUYGU Hala kendime zaman zaman sert davranıyorum. “Şunu öyle ya da böyle yapabilirdim, daha iyi yapabilirdim” gibi. Ama “what if”lerle hayat geçmiyor. Bunu farkettiğimde kendimi ana ve gerçekliğe çekmeye çalışıyorum. O yüzden kararlarım ve seçimlerim için hiçbir zaman özür dilemiyorum. Ne kendimden, ne de başkalarından. O an o doğru hissettirmiştir, sonucu da bugünkü düşüncem olmuştur gibi bakıyorum hep. Dünkü Duygu bana bir şey kattı ya da belki benden birşey götürdü ama bugünkü Duygu’yu yarattı.
FROM BASED ISTANBUL N45 10TH ANNIVERSARY ISSUE: BRAVE MONOLOGUES
Cover Guest Duygu Özaslan Creative Direction & Words byDuygu Bengi Photography by Abdullah Yazıc Styled by Emre Köklüçınar Head of Talent Hair and Makeup Önder Tiryaki Creative Group Head Yağız Yeşilkaya ProducerTunga Yankı Tan Creative Production by BI Creative Special Thanks to Cansu Sıtacı Creative TeamDuru Ustaoğlu, Kerem Acar Hair TeamBatuhan Sancar, Enes Sakızcı, Mustafa Akgül Make-Up TeamDoğukan Tuncer, Esra Poyraz, Hazar Baştürk Gaffer Onur Karaca Photography Assistants Hakan Diner, Hamza Kazım Esen Styling Assistants Elif Akpunar, Şimal Özyiğit Editorial Brews by Starbucks Türkiye Bites byFocamia