Bir Adım İleride

Daha önce söyledik, şimdi tekrar söylüyoruz; insanların tutkularına harcadığı vakti takdir etmektense onları eleştirmek nedense bir çoğunun daha kolayına geliyor, hele konu bloggerlar ise. Bazen bir hikayeyi üst üste anlattığınızda, hikayenin gerçekliğini sorgulamaya başlarız ya? Bloggerlar için yeni bir bakış açısı geliştirme zamanı; şimdi.

Moda blogları eskiden küçük görülürdü, “insanların giyinip durduğu” platformlar olarak eleştirilirdi. Şimdi ise başarılı olanların kendi işlerini kurarak diğerlerinin arasından sıyrıldığını ve iyi paralar kazandığını görüyoruz. Curated by Gallery yolculuğunuz nasıl başladı?

Kalite ve marka üzerinden iyi işler çıkaran markaların tarz parçalarını bir araya getirmek istedik. İnternette havalı parçalar araştırma konusunda takıntılıyız ve bu işi kendi kendimize yapıyorduk, sonra düşündük ki, neden başkaları için de yapmayalım?

Bilmeyenler için, Curated by Gallery’nin arkasında yatan konsept nedir?

Seçilmiş ürünleri bulmak için online bir platform: güzel bir sandalye tasarımından şık bir mayoya, veya deftere kadar. Web sayfasında her gün yeni bir ürün oluyor, bu yüzden siteyi temiz tutmak için bu ürünler 30 gün içerisinde kayboluyor ve yeni seçilen ürünlerle güncelleniyor. Ancak Pinterest’te yaptığınız gibi beğendiğiniz ürünleri wishlist’inize koyarak saklayabiliyorsunuz.

Web sitesinde sizin moda tarzınızı paylaşmayan bir izleyici kitlesine de yönelik ürün grupları bulundurmanız önemli. Curated by Gallery için parçaları nasıl seçiyorsunuz?

Dürüst olmak gerekirse, seçimleri kendi zevklerimize ve arkadaşlarımızın almak isteyeceği şeylere dayanarak yapıyoruz. Havalı ürünler için kolay bir rehber niteliğinde. Instagram sayesinde her gün harika markalar keşfedip sürekli yeni şeyler de ekliyoruz.

Hayat tarzınız Londra, New York, Milan gibi yaşadığınız şehirlere uyum sağlıyor mu? Mesela Londra’da punk-rock, Milan’da bir prenses mi oluyorsunuz?

Kesinlikle. Londra’da yaşadığım zaman çok daha minimal bir tarzım vardı. Ayrıca bu insanın düşünce biçimine de dayanıyor. Büyüdükçe daha rahat giyinmeye başladım.

Konu moda olunca size göre hangi şehir daha deneysel?

Sanırım çok belli ama benim için bu şüphesiz New York. İlk olarak oradaki kültürlerin çeşitliliği ve farklı insanların aynı mekanlarda takılmalarından kaynaklanıyor. İkinci olarak da, orası kendinizi belli etmeniz gereken bir şehir, böylece de insanlar sürekli bir beyanda bulunmaya çalışıyor. Sürekli bir şov gibi.

Fotoğraflarınız yaratıcılıkla mı yoksa iyi bir gözlemci olmakla mı alakalı?

Her ikisi de var diye düşünüyorum. Ama özellikle de gözümün eğitimli olduğunu söyleyebilirim. Şimdi gittiğim her yerde hemen mükemmel noktaları arıyorum. Bu yüzden bir sohbet sırasında odaklanmak benim için oldukça zor!

Bir sanatçı olarak karşılaştığınız en büyük zorluk nedir?

Sanırım kendimi tekrarlamamak. Güzelliği görmek konusunda acaip kesin bir yöntemim var. Her zaman temiz mekanlar, çok minimal noktalar, ifadesiz modeler, makyaj yok. Pastel renkleri veya bedensel ifadeyi çok seviyorum. Bazen bu formülü tekrarlamak çok da zor olmuyor çünkü gözleriniz zaten bunu arıyor.

“Standard yaşamlar ve insanların beklentileriyle dolu sohbetlerden nefret ediyorum. Bence bu hayattaki en harika şey herkesin kendi efsanesini yaratabiliyor oluşu.”

Seni neşeli ve pozitif tutmak için çevrende neler var?

Kendi hikayesi olan insanlar. Büyüdükçe bu tür insanlarla çevrili olmaya daha çok ilgi duyuyorum. Standard yaşamlar ve insanların beklentileriyle dolu sohbetlerden nefret ediyorum. Bence bu hayattaki en harika şey herkesin kendi efsanesini yaratabiliyor oluşu.

Bir fotoğraf çekerken neye özen gösteriyorsun?

Her şeye ama özellikle de kompozisyona.

Bir sanatçı olarak karakterini en çok ortaya koyan iş hangisiydi?

Paloma Wool ile çektiğim Malababa Kampanyası’na bayılmıştım ve ayrıca Bucarelli için sınırlı sayıda tasarladığım çantalar için Adriana Roslin’le yaptığım Malmo Bag Girls çekimleri.

Sırada ne var?

İşimden zevk almaya devam etmek. İlham verici moda filmleri yapmak. Curated by Gallery için bir ajanda tasarlamak ve en önemlisi bugüne kadar başardıklarımdan mutlu olmak ve gurur duymak.