Önümüzdeki sene vizyona girecek ve başrolünü Margot Robbie’nin oynayacağı yeni filmi “Barbie” ile “Küçük Kadınlar” ve “Ladybird”den sonra adını son günlerde tekrar duymaya başladığımız Greta Gerwig’in 2012 yapımı filmi “Fances Ha” ile karşınızdayız. 

Başrolüne kendisi can veren, aynı zamanda Noah Baumbach ile birlikte senaryosunu yazdığı film siyah beyaz bir kabulleniş hikayesi diyebiliriz. 27 yaşında modern dans ile uğraşan genç bir kadının hayatından kısa bir sürece tanıklık ettiğimiz film hikaye anlatıcılığı konusunda Gerwig’in tonunu belirlediği filmi desek yanlış olmaz. Ailesi ile arası oldukça kötü olan Frances 27 yaşında olmasına rağmen sabit bir işi, kariyeri, parası veya ilişkisi yoktur. Artık yaşlandığını düşünen Frances ilk önce erkek arkadaşından ayrılır. En yakın arkadaşını erkek arkadaşına tercih eden Frances bu ayrılığı oldukça sıradan karşılar. 

Karakterin duygu durumunu ifade biçimleri oldukça tuhaf. Bulunduğu ortamdaki durumun okumasını yapmakta oldukça başarısız olan karakterimiz bir ‘misfit’ olarak hep en dikkat çeken ve en tuhaf olandır. Çok fazla konuşan, gergin durumlarda oldukça sakin bir şekilde tartışmadan kaçan, zaman zaman etrafındakileri rahatsız hissettirecek şekilde düşünmeden önce konuşan ilginç bir karakter izliyoruz. Filmin akışı çok hızlı ve sürükleyici. Karakter gelişimi açısından çok başarılı olmayan, keza böyle bir kaygısı da bulunmayan film komedi havasında geçerken karakterimizin yaşadıklarına da empati yaptırma konusunda ise oldukça başarılı. Yaşlandığı fikrini, dansçı olamamş olmasını ve yalnızlığını kabullenme hikayesi diyebileceğimiz film aslında kısaca bir quarter life crisis hikayesi. Artık bir şeyleri başarmış olması gerektiğine rağmen hala hayatını rayına oturtamayan karakterimiz uzun cümleleri ile bize kendini izletme konusunda başarılı. 

Sevgilisinden ayrılan Frances’ın en yakın arkadaşı ile de arası bozulur. Gayet tuhaf bir arkadaşlıkları olan ikili aynı evde yaşayan eşcinsel bir çift havasındaki ancak gerçeklikle öyle olmayan bir iletişim içerisindedirler. Birbirleri olmadan uyuyamayan, birbirlerini yalnız bırakamayan ve öncelikleri birbirleri olan bu ilişki evden ayrılmayan karar veren arkadaşı ile yollarını ayırmak zorunda kalan Frances’in bu noktadan itibaren yaşadığı bocalamadan ibaret. Bir nefeste yazılmış havasında olan film çaresizliğinin de en son noktasında olan Frances’in durumla başa çıkma biçimini anlatıyor izleyene. Kendisi için adımlar atmaya başlayan Frances her ne kadar çözüm yöntemi olarak kabul etmemeyi tercih edip hayatına devam etse de hayatına gelen ufak farklılıklarını izliyoruz film boyunca. 

27 yaşındaki Frances’in bocalama hikayesi size de tanıdık geliyorsa, sizi filmden ilham alarak hazırladığımız playlisti dinlemeye davet ediyoruz.