Seviyoruz kolaj sanatçılarını; sanki kafalarının sağ ve sol tarafını aynı anda kullanabilen, içlerindeki farklı karakterlerle barışmış insanlarmış gibi geliyorlar bize. Öyle olunca da ortaya çıkan eser daha bir farklı işliyor içimize, hem mutluluğumuzu, hem korkularımızı besler gibi…

Şimdilerde kolaj sanatı sıkça karşılaştığımız bir sanat. Öncelikle sence bunun sebebi nedir?

Bilim ve teknoloji birçok konuda gelişmeye sebep oluyor. Fotoğraf makinesinin icadı, gelişme süreci ve sonrasındaki süreçte görsel olarak ifade biçimi yollarının arttığını düşünüyorum. Biçimden çok üslubun ön plana çıkmasıyla tarihte farklı akımlar doğdu. Kolaj da ilk defa Kübistler tarafından bulundu ve modern sanatla birlikte ön plana çıktı. Teknolojinin gelişmesi, daha fazla kaynaktan yararlanma ve dijital ortamda uygulanabilir olması sebebiyle bu tekniğin günümüzde daha fazla kullanıldığını düşünüyorum.

YAKALILAR – Ceren Bülbün for BASED ISTANBUL
KIZIL – Ceren Bülbün for BASED ISTANBUL
Bir kolajı iyi yapan nedir?

Tüm sanat dallarında olduğu gibi kolaj tekniğinde de ortaya konan şeyin öncelikle eleştirel yaklaşımdan doğması gerektiğini düşünüyorum. Bu, çevrenin ve benliğin sadece olumsuz yönlerini görmek anlamında değil; sorgulamak, bir konuyu farklı açılardan değerlendirebilmek ve tecrübelerin ötesinde düşünebilmek anlamına geliyor. Bunun dışında, üslup, fikir ve benliğin nasıl aktarıldığı, bu aktarımın felsefeyle ilişkisi ve estetik düşünce önemlidir. Son olarak da sanatı yaşamdan kılmak. Yani üretilenin üretenle ve alıcıyla, kültürü, doğası, dili birlikte olmalıdır.

Kolajlarınla aynı zamanda sıkça videoyu da bir arada kullanıyorsun…

En ilkel ihtiyaçlardan biri ilerleme içgüdüsüdür. Araç gereçler arttıkça üretim de artar. Üretim arttıkça durağan olmayan, zamanla gelişen, bir ifade biçimi oluşur. Kolaj tekniği zaten belirli malzemelere ya da kurallara bağlı değil, malzeme ve anlatım konusunda özgür bir teknik. Edebiyat, şiir, tiyatro gibi sanat dallarında da kullanılıyor. Video ise aslında görseli hayal ederken zaman ve hareket boyutunu da işin içine katmak.

Sanatına bakınca akla ilk gelen konsept “ikilemler” oluyor. Sen ne dersin?

Doğanın parçası olan insanlığın, çevresiyle ve kozmozla olan somut ve soyut birlikteliğini izlemek ve ifade etmek. Çünkü bunu en geç idrak eden canlı; insan.

Senin için uyum ne ifade ediyor?

Uyum durağan bir kavram değildir. Bütünü meydana getiren benzerlik veya farklılıkların bir aradaki devamlılığıdır. Benim için en saf haliyle; yaşamı, doğayı, çevreyi bilmektir. Ben’i sormaktır. Sordukça aslında siz ile çevrenizin düşündüğü siz’in zıtlığını görmek ve kendi kurallarınızı ve değerlerinizi koymak, düzensizliğin içinde düzeni bulmaktır. Çünkü uyumu bozan farklılıktır ve en iyi uyum da yine farklılıktan çıkar.