Melis, stil üzerine kafa yoran, hayatının merkezine modayı koyanlardan… Kimimiz sadece giyinmiş olmak için giyinirken o kıyafetlerini kendisini ifade etmenin bir aracı olarak görüyor ve belki de bu yüzden yeni markası NAKKISH by Melissa kulağa bu kadar heyecan verici geliyor.

Modayı senin için heyecan verici kılan ne?

Benim moda anlayışım dinamik, değişken, beklenmedik oluşumlarla dolu… İtalya’da okurken onların muazzam gustolarını gördüm. Taksi şöföründen boyacısına kadar herkesin dış görünümüne oldukça önem verdiğini, fularından ayakkabısına detaylarıyla tavrını ortaya koyduğunu gördüm. Moda algısının doğuştan gelen ve nesillere geçen bir şey olduğu kanısındayım.

Kişisel stilin ne kadar iddialı ise markan da bir o kadar yalın. Bu markanın gelişim sürecini anlatır mısın?

Uzun yıllar moda editörlüğü yaptım, o dönemden beri hep yaratım sürecine geçmek istiyordum… Zamanlamasının olgunluk dönemime yansıması ona daha farklı bir tavır kazandırdı. Benim kişisel stilimden oldukça uzak ve sade olduğunu söyleyebilirim. Yazın daha kolaylıkla giyilebilen, keten, fakat giyildiğinde yine de dikkat çekici kıyafetlerden hoşlanıyorum. Gündüzden geceye uzanabilecek, kombin yapmayı düşünmeyeden kullanılabilecek parçalardan oluşuyor.

Markanın kimliğini oluşturan desen ve motifleri nasıl oluşturuyorsun?

Geleneksel halı / kilim motiflerinin modernize edip günümüze uyarlıyoruz. Çok zengin bir tarihe ve kültüre sahibiz, ilhamı bulmak adına şanslı olduğumuz topraklardayız… Uygulama aşamasında ise bu hazırlanan motifler, suzeni, tel kırma, maraş gibi günümüzde unutulmaya yüz tutan tekniklerle köydeki kadınlar tarafından tek tek elde işleniyor. Böylelikle kadın kooperatiflerinin çoğalmasına destek olmak istiyorum.

Günümüzde “kendi markanı yarat” fikri hiç olmadığı kadar yaygın – bu durumu nasıl yorumluyorsun?

İnsanlar bir şekilde aradıklarını bulamıyor. Genç nesil de bu boşlukları görüp, kendi moda algısını ortaya koyuyor.

Sokakta gördüğünde kafanı çevirip bakakalacağın bir look, gözünde nasıl canlanıyor?

Sokakta mini etekli ve stiletto’lu hoş bir kadın kafamı çevirttirmez. Beklenmedik bir touch kafamı çevirmeme sebep olur. Francesca Ruffini’nin ipek pajama yorumlamasını giymiş bir kadın kafamı çevirtir.

Hangi iki parçanın yan yana gelmesini moda adına bir facia olarak tanımlarsın?

Genel look olarak yapılan yanlışların başında solariumlu bir ten ve bakır saç geliyor. Moda faciası olarak nitelendiremem ama sevmiyorum diyebileceğim, pullu – payetli gece elbisesiyle maşalı bir saç.

Yeni tanıştığın kişilerin zihninde nasıl bir izlenim bırakmak istersin?

Özgür, sıradışı, avantgarde bir izlenim bırakmak hoşuma gider.