Karim Kattan 27 yaşında Fransız- Filistinli bir aydın, yazar ve girişimci. Gizli saklı başka yetenekleri de olabilir ama bunlar bile bir insan hakkında söylemek için oldukça fazla. Kudüs’te doğan Karim, gençlik yıllarına kadar vatandaşlığa geçmese de Fransa’da köklü bir ailede yetiştirilmiş. Çalışmaları için ‘Fransız’dan Fransız’ bir enstitüye girdi ve Lyon’da bir elit üniversitesi olan Ecole Normale Supérieure’de dört yıl geçirdi. Orada tez konusu olarak Kenneth Anger’ı seçti. Gelin dekanın yüzündeki ifadeyi bir hayal edelim.. Mezun olduktan sonra, “Post-koloniyal edebiyatta çöl imgesinin edebi özellikleri” başlıklı bir tez yazmaya başladı ve şu anda onun üzerine çalışıyor. Karim ayrıca bir yazar, i-D Fransa’nın websitesine ve harika bir edebi dergi olan The Paris Review’e katkıda bulunuyor. Anladınız, Karim adamımız, ama sonra yaptıklarının yetersiz olduğuna karar vermiş. Karim Ocak 2015’te memleketindeki Jericho kasabasında gerçekleşen bir ihtisas programı olan el-Atlal projesini başlattı. Röportajda bize bu konudan daha fazla söz bahsedecek.

el-Atlal’ı yaratırken neyi arzu etmiştiniz?

el-Atlal, Filistin’de sanat yaratma yöntemlerimizi ve dışarıdaki insanların Filistin’i görme biçimlerini yenileme arzusuyla ortaya çıktı. Ülkenin tamamına odaklanmak yerine, yerel seviyeleri vurgulamak istedik – Jericho kasabasının kendisini. Hayatın her yanında sanatçıları Jericho’ya getirmek istiyoruz; hatta Filistin hakkında önceden bilgisi veya ilgisi olmayanları bile. Filistin ve yabancı ülkelerden çığır açan sanatçı ve düşünürleri burada ağırlamayı umuyoruz. el-Atlal Jericho’nun manzarasına uyum sağlayacak taştan bir bina inşa etmeyi amaçlıyor. Şimdiden ikamet edenler, Jericho’nun insanları ve şehrin arasındaki dinamik ilişkiyi oluşturmak için konaklama programları uyguluyoruz.

Jericho’yu neden seçtiniz?

Aslında Jericho’da hiç karar kılmadık: Orada olmak zorundaydı. Özetlemem gerekirse, iki nedenden bahsedebilirim. İlk olarak, yaratımın saçaklarını vurgulamak istedik. Genelde kültürel üretim altın üçgen olarak bilinen Kudüs, Betlehem ve Ramallah’tan ibaret. Filistin’in yeni görüntülerini sağlayabilmek için bunun dışına çıkmak istedik. İkinci neden ise Jericho’nun Filistin’deki diğer yerler veya dünyadaki yerlere benzememesi. Yeşil bir vaha, dünyanın en alçaktaki ve en eski şehri. Jericho ilham verici bir şehir: Onun çağdaş yaratımlar için çiçek açan bir yere dönüşmesini istiyoruz.

“Biz” dediğiniz kim?

On kişilik bir ekip çabucak el-Atlal’da bana katıldı. Bir çoğu yakın arkadaşlar. Bazıları Filistinli; diğerleri Fransız veya başka ülkelerden. Bence bizi projeye çeken gerçek olasılıkların fikri oldu. Gerçek bir etki olabileceğini hissettiler. Bazıları temelde Filistin’le değil ama bu kadar büyük ve çığır açan bir şeyin yapılabileceği gerçeğiyle ilgilendiler.

Bugün el-Atlal nasıl şekil alıyor?

Ocak 2015’te Paris’teki açılış gecesinde bir para toplama kampanyası başlattık. 400 insan katıldı ve bu kampanyası sayesinde 16 bin topladık. Bu, projemize harika bir başlangıç verdi! Geçen sene Ekim 2015’te pilot ihtisas programımızı hazırladık, aslında kasabada gerçekleşen iki günlük sanatsal aktivitelerin olduğu el-Atlal sanat günleriyle bitmesi gerekiyordu. O zaman Filistin’deki durum yüzünden projeyi iptal etmek zorunda kaldık. Cezayirli görsel sanatçı Adel Bentounsi ve Fransız-Cezayir asılı deneme yazarı Wassyla Tamzali ile Amman’da kısa bir program sunduk. Pilot ihtisas programı inanılmaz başarılı oldu.

Mimari projeyi de göz onünde bulundurarak ihtisas programıyla arasındaki dengeyi nasıl buldunuz?

Bu biraz hokkabazlık gibi. İki farklı zaman dilimi, iki farklı takvim ve elbette iki tamamen farklı bütçe var. Ama ikisi de birbirini besliyor. Söylediğim gibi sanatçıları ihtisas programında iki senedir ağırlıyoruz. Daha uzun süreli ve görünürlük getiren bir çok program kurmayı umuyoruz, şimdiden Jericho ve projemize ilgi uyandırabiliyoruz. Bu bize hem kasabada hem de uluslar arası düzeyde meşrutiyet kazandırıyor. Bu da bina için para toplama açısından yön kazandıracak. Aynı zamanda projenin mimarları olan AAU ANASTAS taş mühendisliğinde araştırma sürecine devam ediyor, bu da taş bina yapımı için gerekli olan.

Bize gündemdeki projelerinizden biraz daha bahseder misiniz?

Ekim 2016’daki ihtisas programı için davetimizi yayınladık. Nasıl gelişeceğini görmek için çok heyecanlıyız. Yakında 2015’te yaptıklarımızı içeren bir katalog yayınlayacağız. 2016’da Fondation pour la Culture et l’Éducation Franco-Arabe ortaklığında ihtisas programı organize ediyoruz. Katılımcıları seçmek üzere sanat, edebiyat ve akademi dünyasından farklı kişilerin olduğu bir jüri oluşturduk. İhtisas süresince sanatçılar, yazarlar ve akademisyenlerin beraber çalışmasını umuyoruz.