1921. Paris. Fransız bir kadın o kadar belirgin derecede çarpıcı bir koku yaratıyor ki, kadınların kokularını sonsuza dek değiştiriyor. Daha o zaman için bile devrimsel olan parfüm, dünyada en çok tanınan, kullanılan ve klasikleşen parfümlerinden bir tanesi oldu. Bu, Chanel No:5’in hikayesi.

Efsanevi couture ustası Coco Chanel, markalaşan kokusunu yarattığı 1920’lerin başında, açtığı butikler ile moda dünyasında hali hazırda öne çıkan bir isimdi. Yapmak istediği şey kokuların arasında hem notalarla, hem de hissiyat olarak ayrışmaktı; işte tam da onu yaptı.

Birkaç ay çalışıp Coco’ya 10 farklı örnek sunan parfümcü Ernest Beaux’ydu. Birden beşe ve 20den 24e olarak adlandırdığı örnekler içerisinde Madame Chanel 5 numarayı seçti. Hoşuna giden aldehitlerle yasemin, gül, sandalağacı odunu, ylang-ylang ve vanilyanın birleşimiydi. “Beklediğim oydu. Başka hiçbir şeye benzemeyen bir parfüm. Bir kadın parfümü, bir kadın kokusu ile.”

Sonucu birçok ilk yaşadı; yasemini misk kokusu ile birleştirmek provokatif ve saf olmayı aynı anda yaşatıyordu. İçindeki yüksek orandaki aldehit, başka parfümlerin olmadığı kadar parfümün uzun bir süre vücuttan uçmamasını sağlıyordu. Ve hemen olmasa da, Chanel No:5’ın reklamları, Catherine Deneuve, Nicole Kidman, Brad Pitt ve Marilyn Monroe gibi piyasadaki en büyük isimlerle ünleniyordu.

Hakkı ile kazanılmış başyapıt niteliği ile Chanel No:5 hisleri olabilecek en cezbedici şekilde uyuşturmaya devam ediyor…