Eğer sosyal medyaya ilginiz varsa mutlaka Plastik Magazine ve sınır tanımayan renkli dünyası ile tanışmışsınızdır… Dergilere ilgisi olanlar ise Orta Doğu’da bir devrim niteliğinde olan Plastik Magazine’in yaratıcısı Eli Rezkallah ismini tanıyor, en az bizim kadar hayranlık duyuyordur; cesaretine, hayal gücüne ve sınır tanımadan kendi estetik algısını yaratıyor oluşuna… Şimdi bu renkli dünyanın arkasındaki isimle tanışma zamanı!

Plastik Magazine ilk sayısından beri genç yeteneklerin işlerini sergilemeleri için kendine çabucak bir platform kurdu. Bize bu ikonik markanın oluşum sürecinden biraz bahseder misiniz?

Reklam kariyerime ilk başladığımda projelerimin çoğu müşteri odaklıydı. Yaratıcı potansiyelimi tam anlamıyla ifade edemediğimi hissettim. Plastik fikri de böyle aklıma geldi; vizyonum için bir platform oluşturacak bir dergi yaratmak. Ayrıca bu dergi dünyanın her yerindeki genç yetenekler için sanatlarını ve yeteneklerini paylaşmayı mümkün kılan bir araç niteliğinde. C ile değil de K ile yazılan Plastik, gerçeklik ve fantezi arasında bir yerlerde yarattığım bir dünya.

Plastik imgelerin arkasındaki hikayelere odaklanarak ticari moda fotoğrafçılığının sınırlarını kırıyor, bu Arap dünyası için bir ilk. İnsanlar ilk sayıya nasıl tepki verdi?

Tepkiler genelde olumluydu, çünkü bu, bölgede beklenmeyen ve eksikliği duyulan bir çalışma. Bugün halen ülkemde aldığım genel tepkilerden biri ise insanların Plastik’in uluslararası bir dergi olduğunu düşünmesi. Bence bunun sebebi yerel magazinlerin Plastik’teki yaratıcılığın aksine ticari yönler seçmesi ve herhangi bir orijinallik taşımaması.

Orta Doğu’nun yaratıcı ortamı hakkındaki düşünceleriniz neler?

Bu işte geçirdiğim 9 yılın ardından sonunda söyleyebilirim ki kesinlikle doğru yönde gelişiyor. Bu beni mutlu eden şeylerden biri… Gençken hep uluslararası sanat ve fotoğrafa maruz kaldım. Yerel ortam bana pek ilham vermiyordu. Daha genç yeteneklere umut ve ilham vermek arayışı beni bu dergiyi yaratmaya iten nedenlerden biri oldu. Fark ediyorum ki günümüzde genç nesil bilgiye ve küresel sanatlara daha açık ve samimi yaklaşıyor ve sonuç olarak da daha yetenekliler.

Moda yaklaşımınız hayal gücüne meydan okuyor. Bu rüya gibi dünyayı nasıl yaratıyorsunuz?

Sunmak istediğimiz hikayeye göre farklılık gösteriyor. Her zaman üzerine çalıştığımız karakter ile başlıyor. Nasıldır? Ne düşünür? Ne giyer? Nasıl bir evde yaşıyor? Ve her şey oradan yol alıyor.

Yüksek sesle söylemekten kaçınsak da neslimiz popüler kültüre bayılıyor. Bu konuda fikirleriniz neler?

Ben bunu yüksek sesle söylemekten kaçınmıyorum. Popüler kültür beni büyülüyor.

Sosyal medyanın dinamik dünyası basın araçlarına olan ilgiyi yavaşça azaltıyor. Sizce ne tür içerikler hayatta kalacak?

Zamansız içerikler hayatta kalacak. 20 yıl içinde göreceğiniz ve aslında ne zaman fotoğraflandığını bilmeyeceğiniz imgeler. Baskıya giren işler, sosyal medyada yayınladıklarımızdan farklı olduğu için Plastik’le yapmaya çalıştığımız da bu. Sosyal medya şu an hakkında, Plastik’in baskıya giren halinin sunduğu özellikler ise zamansız sanat içeriyor.

 
Sizce sosyal medya estetik vizyonu değiştirdi mi?

Kesinlikle. Görsel sanatlar üzerinde en büyük etkiyi yarattı. Bazı insanlar buna karşı gelebilir, ama yeni neslin tarzını gözlemleyerek bunu kolayca görebilirsiniz. Sosyal medya ve görsel sanatlar onlara ilham veriyor. Dünyada olanlara daha fazla maruz kalıyorlar; mesela artık daha iyi giyinmeleri ve sosyal medyadaki trendleri takip ederek kendi tarzlarını geliştirmeleri çok daha kolay.

Yaratıcılığınızı neler tetikliyor?

Ukala gibi görünmek istemem Lübnan’daki yaratıcı ortamın değişimine katkıda bulunmuş biri olarak ismimin hatırlanmasını istiyorum. Ele aldığım her projenin beni amacıma daha da yaklaştırmasını umuyorum. Kısacası, ismimin dergiyi temsil etmesini ve Orta Doğu’daki yaratıcılık salgını ile bağlantılandırılmasını istiyorum. İşte içimdeki çalışma arzusunu tutan da bu.

Gerçeklik ve fantezi, Kreatif Direktör olarak çalışırken bu iki şey sizin için ne anlama geliyor?

Bu ikisi arasında çok fazla fark olduğuna inanmıyorum. Kişinin kendi gerçekliğini yaratması ve ona biraz fantezi eklemesi gerektiğine inanıyorum. Gerçekliğin sıkıcı olduğunu söyleyecek kişi ben değilim. Eğer biri böyle hissediyorsa, kendisi için yarattığı gerçeklik sıkıcı demektir. Fantazi birinin aklından ve içsel düşüncelerinden geliyor. Yani temelde gerçek bir yerden geliyor olmalı.

Dergi endüstrisinde çalışmak isteyen biri için önerileriniz?

Eğer gerçekten seviyorlarsa, elbette yapmalılar. Değişiyor olduğunu da bilmek gerek ve bu değişimle başa çıkabilmek için yeterince hazır ve akıllı olmalısınız.