“Gençlik yıllarında” diye adlandırılan sanatçılarla karşılaştığımızda ister istemez kendimizi onlara biraz daha yakın hissediyoruz. Eda da o nazik yaratıcılardan; alçakgönüllü, rengarenk tonlarda, ironik mizah anlayışını işlerine kusursuz şekilde yansıtan bir sanatçı. Gülümsemeye hazır olun.

Çalışmalarınızda elde etmeye çalıştığınız şey nedir? Biraz kapitalizm parodisi var diyebilir miyiz?

Yeni bir şey yaratırken insanların zihninde bir nebze olsun hayal güçlerini zorlamaya çalışıyorum. İroniye bol bol yer veriyorum; ister bir konu üzerine benim düşüncelerimi yansıtsın isterse de başkalaştırsın. Normal şartlarda yalnızca konuyu başka bir bakış açısından göstermeyi deniyorum; konunun “görülmemiş” bir parçasını. Buna rağmen alay benim işimin bir parçası. Bizde bağımlılık yaratan marka ve nesneleri kullanarak bu nesnelerin ironik önemine odaklanıyorum.

Pop-art’ta sizi yaratmaya dair heyecanlandıran şey tam olarak nedir?

Renkler ve sadelik. Pop-art’ın yalnızca açık sözlülük ve renklerden faydalanarak bir konuya odaklanmasını seviyorum.

Eserlerinizi kullanarak kendinizi nasıl tanımlarsınız? Şu an olduğunuz kişiyi en iyi hangi çalışmanız yansıtıyor?

Bana kalırsa eğlence ve kişiliğimin samimi yanı eserlerimi tanımlıyor. Daima insanları güldürecek, eğlendirecek veya sorgulatacak bir şeyler üretmeye meyilliyim. İnsanların zihnine soru işaretleri yerleştirmeyi seviyorum. Şu anda beni en iyi yansıtan çalışmam “Popcorn Time.”

Başka bir sanatçıya ait olduğu halde “keşke ben yapmış olsaydım” dediğiniz bir eser var mı?

Saint Hoax’un büyük hayranıyım. Keşke galerisindeki bütün eserleri ben yapmış olsaydım.

Is there a piece of work from an artist you wish you had made?

I am a big fan of Saint Hoax; I wish I could call his entire gallery my own.

Farklı alanlarda sanat üretebiliyor olmayı seviyorum. Tek bir üsluba, fikre veya amaca bağlı kalmıyorsunuz.

Fotoğraf, illüstrasyon, videolar… Sürekli farklı alanlarda üretim yapmaktan ötürü karışık teknik ile çalışan bir sanatçı olmanın daha zor olduğunu söyleyebilir misiniz?

Kesinlikle hayır, bu sizin yaratıcılığınız ile hayal gücünüzü mutlaka güçlendiriyor. Farklı alanlarda sanat üretebiliyor olmayı seviyorum. Tek bir üsluba, fikre veya amaca bağlı kalmıyorsunuz. Bence farklı sanat formlarını uygulamanın avantajı daha derin bir fikir inşa etmek için onları keşfetme ve birleştirme şansına sahip olmanızdan ileri geliyor. Ve eğer bunların hepsinde kendinize yeteri kadar güveniyorsanız tek bir forma sıkışıp kalmaktansa projeniz için hangi sanat formundan faydalanacağınızı kendiniz seçebiliyorsunuz.

Çevrenizde sizi yaratmak için tetikleyen şeylerden birkaç örnek verebilir misiniz?

Benim için sanat bir tür iletişim biçimi, yaptığım işler aracılığıyla insanlar ile bağ kurmayı seviyorum. Eserlerime dair geri bildirim ve yorumlar elbette beni daha fazla üretmeye teşvik ediyor. Yine de bir sanatçıyı daha fazla üretmeye teşvik eden en önemli faktörün sanatçının çevresi veya başka bir sanatçı olduğunu düşünüyorum. Çevrem hakikaten muhteşem sanatçı, arkadaş ve bir aile ile çevrili. Beni destekleyen onlar. Ayrıca Londra gibi bir sanat şehrinde yaşamak da beni her zamankinden daha fazla sanat üretmeye teşvik ediyor.

 

İnsanlar genellikle her şeyi tüketiyorlar: nesneler, ilişkiler, hatta dostluklar. Sanırım bundan 50 sene sonra manevi değeri olan her şey vintage kabul edilecek.

 

 

Eserlerinizde eski resimler, tarihsel figürler veya markalardan seçmeler olmak üzere bol miktarda vintage referanslar bulunuyor. 50 sene sonra 2010’lardan değerli ve vintage sayılacak şeyler neler olacak sizce?

Vintage’ın kelime anlamı her gün değişiyor. İnsanlar genellikle her şeyi tüketiyorlar: nesneler, ilişkiler, hatta dostluklar. Sanırım bundan 50 sene sonra manevi değeri olan her şey vintage kabul edilecek.

Zamanla daha da iyi olan sanatçılar meraklı olanlar arasından çıkıyor. Aklınızı kurcalayan sorulardan bazılarını bizimle paylaşır mısınız?

Sanırım aklıma en sık ve tekrar tekrar düşen soru. “Neden?” Her şeyin zıttını arıyor, eylemlerin sebeplerini ve gerekçelerini araştırıyorum. “Neden bunu böyle göremiyorsun?” sorusu eserlerimde öne çıkıyor.

Bir imge üzerinde çalışmaya başladığınızda yaratma süreciniz nasıl gelişiyor? Bir esere başladığınızda ne yapmak istediğinize dair bir fikriniz oluyor mu yoksa süreç içerisinde mi oluşuyor?

Normal şartlarda ilk olarak fon rengini ve nesneyi seçiyorum. Hangi öğeyi kullanacağıma karar verdikten sonra -ki bazen bu karar verme süreci saatler alıyor- onun hakkında neyi açığa çıkartmak istediğime karar veriyor ve düşüncelerimi çalışmama uyguluyorum. En önemli aşama neyi iletmek istediğine karar vermek.