Babel Empire serisi ile bol miktarda görsel üreten Du Zhenjun “network”ün egemen olduğu bir imparatorluğa rahatsız edici bir referansta bulunuyor: Sınırların ve pasaportların bulunmadığı sonsuz bir gelecek.

Du Zhenjun çalışmalarında kasıtlı olarak, kitlesel basın organlarından bulduğu görsellerden faydalanarak dijital dünyaya evlerimizin ve bilgisayarlarımızın dışında bir varlık kazandırıyor. Zhenjun’un çalışmaları neredeyse Armageddon gibi, görenler onun dijital dil evrenini yalnızca negatif sonuçlar doğuran bir şey olarak gördüğünü sanabilirler.

Du’nun Şanghay’daki yetiştirilme tarzı onun kapitalizme dair görüşlerinde etkili olmuş; Çin’in komünist geçmişi ve bugünü de bu görüşleri bilemiş. “Yetiştirilme tarzım naif, masum, güvenilir, ahlaklı, mekanik ve aptalcaydı!” Ahlaki görüşlerini ifade etmek için bir gerekçe bulmakta hiç zorlanıp zorlanmadığını soruyorum. “Mao der ki: Gökyüzüyle savaşmak, yeryüzüyle savaşmak, insanlarla savaşmak… Ben görüşlerim için mücadele ediyorum. Bu da zor ama heyecanlı bir dönemdi.”

The Babel Empire serisi kapitalizmi küresellik bağlamında sahip olduğu küresel egemenlik üzerinden ele alıyor. Her sistemde olduğu gibi burada da fayda sağlayanlar var; ama mağdurlar da var. İnsanların kapitalistleştirilmesi ve ötekileştirilmesi sonucunda sınıf altı ve yoksulluk ortaya çıktı. Buna rağmen negatif sonuçlar ne olursa olsun şu andaki insanlık medeniyetinin aldığı vaziyet bu.

Du’nun geleceğe dair vizyonu dijital teknoloji ile teknoloji ağını içeriyor: “İnsanlığın geleceği konumundan bağımsız olarak daima aynı kalacak. Farklılıklar giderek azalacak.”

“Taoist şöyle der: Olumsuz sonuçların olumlu bir yanı vardır. Olumlu sonuçlarda da olumsuz bir yan bulunur.”