Canan Tolon’un 1997’de yayımladığı kitabı ile aynı adı taşıyan mekânsal enstalasyonu Limbo, Contemporary İstanbul Vakfı ev sahipliğinde 18 Mart- 5 Mayıs tarihlerinde Fişekhane’de.

İstanbul’da doğup çocukluk yıllarını Fransa’da geçiren Canan Tolon, ilk kişisel sergisini 1983 yılında California Architectural Gallery’de gerçekleştirmiş. Yurtdışında birçok sergiye katılan Tolon’un eserlerinde mekan ve doğaya ait figürler, bir çatışma yaratacak şekilde kullanılıyor. 

Tolon’un yeni enstalasyonu Limbo ise, yaşamın döngüsünü ele alarak, yaşam ve ölümün yarattığı zıtlığı ziyaretçileri bir yolculuğa çıkararak merkezine alıyor. Küratörlüğünü Ayça Okay’ın üstlendiği sergi, Fişekhane’de yer alıyor. 18-19. yüzyılda ordunun ihtiyacı olan metal ve fişeklerin üretim yeri olan bina, özünde inşa etmek ve yıkım gibi bir sembolizmi barındırıyor. Mekanın içinde sıralanmış olan salıncakların çim ve su gibi malzemelerle ve bulundukları konum ile etkileşimini gösteren enstalasyon, yaşam-ölüm, doğal-yapay, canlı-cansız gibi birçok zıtlığın hayatımızda bir parça olduğuna gönderme yapıyor.

Fişekhane, bütün “hane” ile biten sözcükler gibi—hapishane, hastane, imalathane vs., bu adı taşıyan mekanların çoğu gibi—tekrar eden faaliyetlerin yeri olduğu için, askıda kalmışlığımızı tanımlayan Limbo’yu bu mekandan kurarken, tekrarların hapsi olmuş yaşamımızı cazip gelen tehlikeli oyunlarla tabiatın nazik döngüsünü göz ardı etmememizi hatırlatmak ve sergilemek istedim.”  Canan Tolon

Mekanın doğal koşullar ile birleşerek sanatın zamanla bir yeri nasıl dönüştürebileceği, bir yere biçilen anlamın zaman içinde dönüşerek nasıl yeni formlar alabileceği de sergi içerisinde inceleniyor. Canan Tolon’un birbiriyle etkileşen bu malzemelere sorduğu “Onu yaşatır mı yoksa öldürür mü?” soruları ise sanatseverleri bir neden-sonuç ilişkisinin içine sürüklüyor.