Margot Robbie’nin yaklaşmakta olan Barbie filminde yapımcılığını ve başrolünü üstleneceği haberleri çıktığından beri ikonik karakterin dünyasının canlı versiyonunun nasıl görüneceğini merak ediyoruz. Greta Gerwig’i yönetmen koltuğunda, Ryan Gosling’i Ken olarak izleyeceğimiz Barbie’den ne beklemeli?

“Come on Barbie, let’s go party!” sözü yaşımız kaç olursa olsun hepimize aşina. Küçük kızları belirli bir güzellik algısına soktuğu gerekçesiyle eleştirilen Barbie, bu algıları kırabilecek mi bilinmez ama 60. yıla özel efsane bir kadroyla geliyor. Margot Robbie’nin Barbie ve Ryan Gosling’in Ken olarak açıklanmasından sonra gözler doğal olarak film üzerinde. Filmin yardımcı kadrosunda Emmy ödüllü aktörler America Ferrera, Will Ferrell ve Kate McKinnon ile Marvel süper kahramanı Simu Liu yer alıyor. Margot Robbie’ye benzerliğiyle dikkat çeken Sex Education yıldızı Emma Mackey de filmde yer alacak.

Tabii ki bu ikonik bebek için duyurulan ilk uyarlama değil. Nitekim Barbie’nin 40’a yakın animasyon film serisindeki başrollerine ek olarak, yıllar içinde başka uyarlamaları da duyuruldu. Oscar’a ev sahipliği yapan komedyen Amy Schumer’ın karakteri canlandıracağı beklense de geçtiğimiz Mart’ta The Hollywood Reporter’a,karakterin “hırslı bir mucit” olmasını istediğini belirterek “Karakteri benim istediğim şekilde yapmak istemediler, benim ilgimi çeken tek yol buydu” diyerek geri çevirdiğini söylemişti. Schumer’in karakterinin mükemmel Barbie standartlarına uymadığı için Barbieland’den atılacağı bir komedi üzerinde odaklanan Schumer’ın yolu böylece filmden ayrıldı. Ladybird ve Küçük Kadınlar’ın yönetmeni Greta Gerwig’i projeyi devralarak Marriage Story yapımcısı Noah Baumbach ile birlikte kaleme almaya karar verdi.

2023’te vizyona girmesi beklenen film için Margot Robbie, Ağustos 2021’de Vogue ile yaptığı röportajda Barbie’nin çok fazla yük taşıdığını ve çok sayıda nostaljik bağlantı içerdiğini ima etti. “İnsanlar genellikle ‘Barbie’yi duyar ve ‘Bu filmin ne olacağını biliyorum’ diye düşünürler ve ardından Greta Gerwig’in yazıp yönettiğini duyarlar ve ‘Ah, şey, belki ben bilmiyorum’ derler.” sözleriyle aslında filmin, Barbie’nin stereotipik çizgisinden kayacağını ve belki de yıllardır küçük kızları soktuğu kalıplar yüzünden gelen eleştirilere bir cevap niteliğinde olacağına göz kırpıyor. İkonik bebek, modası geçmiş ve gerçekçi olmayan güzellik standartları için bir tür kale görevi görüyor. Bu nedenle, en azından Greta Gerwig’in filme katılımının, Barbie’nin yeni filmde post-modern bir kişiliğe sahip olacağı anlamına geldiğini varsayabiliriz. 

Barbie gibi bir uyarlamaya aşırı anlam yüklemek doğru mu bilinmez ama postmodern dünyadaki kadının gücünü doğru bir biçimde ele alması küçük çocuklara verdiği mesaj için önemli. Kim bilir belki de yıllardır aldığı eleştirinin rövanşını alması adına mükemmel bir senaryoya tanıklık edeceğiz.