Zencefilli kurabiyeler, Noel Baba şapkası takan çalışanlar ve arka planda huzurlu bir şekilde çalan “Silver Bells” ile 1950’lerin karlı New York’u. Çoğu yeni yıl filminde mağazaya giren bir yakışıklının, tezgahtar kıza aşık olmasıyla ilerleyebilecek bu hikayede içeri Cate Blanchett girer ve Rooney Mara’nın bulunduğu masaya doğru ilerler…

Carol, Cate Blanchett ve Rooney Mara’nın başrollerini paylaştığı 1950’lerde geçen bir drama filmi. Yönetmen Todd Haynes’in Brief Encounter, Brokeback Mountain, Far From Heaven gibi olağanüstü çalışmalarındaki kalıba uyan, geçmişin görünümünü ve sesini yeniden yaratan bir dönem filmi. Aşk, kimlik, arkadaşlık, cinsellik ve evlilik hakkında temaları özgünlüğünü koruyarak araştırıyor. Patricia Highsmith’in Claire Morgan mahlaslı orijinal romanı The Price of Salt’tan senarist Phyllis Nagy ile uyarlanıyor. Kitap, sadece eşcinsellik içermesiyle değil, aynı zamanda 1950’lerin eşcinsel ilişkilerinde intihar ve “tedavi” içermeyen az sayıdaki kitaptan biri olmasıyla da önemli bir yerde duruyor. Yazarın kendine mahlas seçmesindeki etken, işte bu dönemin gerekliliği. 

Cate Blanchett, mağaza asistanı Therese’e ilk görüşte aşık olan mutsuz, boşanmak üzere olan Carol’ı oynuyor. Therese ise, Carol’a kızı için Noel hediyesi olarak bir oyuncak tren satan Rooney Mara tarafından canlandırılıyor. 50’lerde bir kız çocuğu için mantıksız bir hediye elbette, ama mesele şu ki, hediye büyük olduğu için teslim edilmesi gerekiyor; Bu nedenle Carol, Therese’ye adresini veriyor ve eldivenlerini tezgahın üzerinde bilerek unutarak mağazayı terk ediyor. 

Blanchett’in performansındaki zarafeti, karakterin korkusu ve kendinden şüphesi ile eşleşiyor. Yırtıcı ama aynı zamanda sakin bir aurası var. Rooney Mara ise geveze ve bir fotoğrafçının dikkatli gözlem yeteneğine sahip. Kahküllü yüzünü ponponlu berelerle çerçeveliyor. Aralarındaki tutku, Carol’ın Therese ile konuşurken sürekli yüzüne dokunması ve saçlarını okşamasıyla doğallıkla görünür oluyor. Blanchett ve Mara’nın karakterleri, aralarında oluşabilecek ciddi bir ilişkinin sonuçlarını öngörmelerine rağmen, film boyunca birbirlerine çekilmeye devam ediyorlar.

Film, reddedilen ve yasaklanan bir aşkın hikayesi. Bir kadının onu zor bir seçim yapmaya zorlayan toplumsal önyargılar ve bağnazlıklarla yüzleşirken kendi yolunu arayışını konu alıyor. Hem sosyal sınıfları hem de yaşları açısından önemli ölçüde ayrılmış bu iki kadın, filmin Noel atmosferli akıldan çıkmayan sinematografisinde aşkı deneyimliyor.

1950’lerin New York’unda bir tutku hikayesiyle yolculuk yapmak için linkteki playlisti takip edebilirsiniz.